Univers türkçesi Univers nedir
- Bütün yıldızları, gökadaları, kümeleri, gaz ve bulutları içine alan maddeyle dolu uzayın bütünü.
- Uzay alanında kullanılır.
- Evren.
- Bir sans serif fontu.
Univers ile ilgili cümleler
English: A university job would give you a lot more free time.
Turkish: Bir üniversite işi çok sana daha çok istirahat zamanı verirdi.
English: Ali and his sister are both students at this university.
Turkish: Ali ve kız kardeşi her ikisi de bu üniversitede öğrenciler.
English: According to scientific estimates, the universe is nearly 14 billion years old.
Turkish: Bilimsel tahminlere göre, evren yaklaşık 14 milyar yaşında.
English: "Does anyone know what has caused this plague?" "The scholars of the University of Paris believe that the source of this evil is an especially unfavorable constellation of Jupiter, Saturn, and Mars."
Turkish: "Bu vebaya neyin neden olduğunu bilen biri var mı?" "Paris Üniversitesi bilim adamlarının bu kötülüğün kaynağının özellikle Jüpiter, Satürn ve Mars olumsuz takımyıldızı olduğuna inanıyorlar."
English: After he had graduated from the university, he taught English for two years.
Turkish: O, üniversiteden mezun olduktan sonra, iki yıl boyunca İngilizce öğretti.
Univers ingilizcede ne demek, Univers nerede nasıl kullanılır?
Horizon of the univers : Evren gözerimi. Evrende gözleyebildiğimiz ya da gözleyebileceğimiz en uzak noktaların oluşturduğu küre yüzeyi.
Universal : Tümel. Genelgeçer. Belli önkoşullar yerine geldiğinde her durum ve her bağlamda geçerli olan. Genel olgu. Genel. Geniş kapsamlı. Genel veri. Yaygın. Bir nesneler kümesinin tüm üyelerine ilişkin olan türsel özelliklerden her biri. bk. tikel.
Universal antidote : 2 kısım etkin kömür, 1 kısım magnezyum oksit, 1 kısım tannik asit ve 1 kısım kaolin karışımıyla elde edilen ve ağız yoluyla meydana gelen zehirlenmelerde yüzeyde tutucu ve koruyucu olarak kullanılan bir madde. Üniversal antidot.
Universal asynchronous receiver transmitter : Evrensel eş zamansız alıcı-verici. Evrensel eşzamansız alıcı-verici. Uart. Genelgeçer eşzamansız alıcı-verici. Evrensel asenkron alıcı vericisi. Bilgiyi seri bir akıma dönüştüren akım ve seri portlarda kullanılır.
Universal bank : Evrensel bankalar. Evrensel banka. Çok amaçlı bankalar. Müşterilerine çeşitli finansal hizmetler sağlayan banka.
Universal code : Genel kot. Evrensel kod. Bütün organizmalarda aynı amino asit için olan kodon. genel kod.
Universal gravitation law : Yerçekimi yasası.
Universal data access : Evrensel veri erişimi. (microsoft tarafından geliştirilen) farklı tipteki veritabanlarına hızlı erişime olanak sağlayan evrensel standart.
Universal gravitation : Evrensel gravitasyon. Evrensel yerçekimi. Evrensel ağınım. Yerçekim kuvveti. İki parçacığın birbirlerini, kütleleri çarpımı ile doğru, aralarındaki uzaklığın üstikiliyle ters oranlı bir kuvvetle çektiklerini belirten evrensel yasa. Gravitasyon.
Universal decimal classification system : Dewey onlu sınıflama yöntemi temeline dayandırılan ama daha ayrıntılı bir sınıflama olanağı veren yöntem. Evrensel onlu sınıflama yöntemi.
İngilizce Univers Türkçe anlamı, Univers eş anlamlısı
Sözcükler, direkt olarak Univers ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.
Absolute value : Salt değer. Başka değerlerle karşılaştırılmamış, tek başına göz önüne alınan değer; artılığı ya da eksiliği göz önüne alınmamış değer. Bir sayının değerinin pozitif olarak ifadesi (ör. -23'ün mutlak değeri 23'tür). Mutlak değer. Saltık değer. Bir ölçümün değişmez değeri ya da bir değerin kullanılan ölçü birimine göre niceliği, bk. göreli değer.
Aerolite : Havataşı. Meteorit veya meteor taşı. Taşımsı göktaşı. Aerolit. Göktaşı. Demire göre taş oranı yüksek olan göktaşı türü. Meteorit.
Absolute orbit : İki cisimden her birinin kütle merkezine göre çizdiği yörünge. Salt yörünge.
Creations : Acun. Kreasyon. İcat. Oluşum. Yaradılış. Atama. Yaratım. Yaratma. Buluş.
World wide : Dünyadaki herkesle ilgili. Tüm dünyada. Uluslararası. Dünya üzerindeki herkesi dahil eden. Dünya çapında.
Nature : Huy. Cibilliyet. Maya. Mizaç. Yapı. Alem. Cins. Özellik. Doğa. Tür.
Comprehensive : Kuşatıcı. Meslek ortaokulu (ingiliz ingilizcesi). Kavrayışlı. Etraflı. Tam veya her şey dahil. Çok amaçlı. Geniş kapsamlı. İdrak edebilen. Genel. Geniş.
Absorptive power : Bir ortamda, bir cisme giren ışığın çıktıktan sonraki yeğinlik azalma niceliğinin giren ışık niceliğine oranı. Emici güç. Boya alış gücü. Emebilme gücü veya kapasitesi. Soğurma gücü. Emme veya soğurma eğilimi.
Worldwide : Dünya genelinde. Bütün dünyada. Dünya çapındaki. Yaygın. Dünyadaki her ulusu kapsayan. Dünya çapında. Alemşümul. Dünyanın her tarafında. Evrensel.
Univers synonyms : extraterrestrial object, estraterrestrial body, natural object, extragalactic nebula, closed universe, accuracy, creation, macrocosm, absolute brightness, acceleration due to gravity, existence, airglow, heavenly body, systems, adhara, the outer world, almak, albedo, cosmoses, celestial body, absorption line, population, oecumenical, general, world, cosmopolitan, population universe, system, cosmos, absolute parallax, ecumenical, universe, natural order.
Univers zıt anlamlı kelimeler, Univers kelime anlamı
Artifact : İnsan yapımı. Eser. Tarih öncesi insanlarının yaptığı araç. Elişi. Yapı. Özellikle ilk insanların meydana getirdiği sanat eseri. İnsan eliyle yapılan şey. Yapay olgu. İlk insanların yaptığı sanat eseri.
Univers antonyms : noncomprehensive.

Bu kısımda Univers kelimesinin türkçesi nedir? ingilizcede Univers ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik olarak hemen sorabilir, daha sonra kısaca ingilizce Univers anlamı, açılımı ya da türkçe kelime anlamı hakkında bilgiler verebilir veya dilerseniz Univers ile ilgili cümleler sözler yazılar ile ingilizce türkçe çeviri sözlük anlamları paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.