Unlined türkçesi Unlined nedir

Unlined ingilizcede ne demek, Unlined nerede nasıl kullanılır?

Unlink : Halkalarını ayırmak. Bağı çözmek. Bağı kopar. Çözmek. Bağlantıyı koparmak. Bağ çözmek. Bağlantıyı kes. Bağ çözmek bağı kopar. Zincirini açmak.

Unlink fields : Alan bağlantısını kes. Alanların bağlantılarını kes. Alanların bağlantısını kes.

Unlinked : Bağımsız. Alakasız. Bağlı olmayan. İlgisiz. Ayrık.

Unlinked channel : Ayrık kanal. Bağlı olmayan kanal. Endekse veya takas oranına bağlı olmayan yatırım kanalı.

Unlinked short term bond : Endekse veya takas oranına bağlı olmayan kısa dönemli finansal bono.

Unliberated : Serbest bırakılmamış. Düşüncede özgür olmayan. Özgürleştirilmemiş.

Unlicenced : Ruhsatsız. Ehliyetsiz. Lisanssız.

Unlicensed : Lisans alınmamış. Lisanssız. Lisansız. İzin verilmemiş. Ruhsatsız. Ehliyetsiz.

Unlicensed building : Kaçak yapı.

Unlicensed gun carrier : Bir ateşli silahı bunu yapmak için izni olmaksızın nakleden kimse. Ruhsatsız silah taşıyıcı.

İngilizce Unlined Türkçe anlamı, Unlined eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Unlined ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Unwrinkled : Kırışıkları düzeltilmiş.

 

Unmarked : Çiziksiz. İşaretlenmemiş. Not verilmemiş. İmlenmemiş. Demarke. İfadesiz. Markasız. İşaretsiz.

Unruled : Kendini tutamayan. Kendine hakim olamayan.

Unstriated : Düz. Çiziksiz. Oluksuz.

Nonstriated : Düz.

Lineless : Çizgileri olmayan. Satırları olmayan.

Smooth : Mükemmel. Şık. Kolaylaştırmak. Buruşukluklarını gidermek. Huzur veren. Akıcı. Sakin. Sinekkaydı. Kolay.

Seamless : Lehimsiz. Hatasız. Eksiz kablo kılıf. Kusursuz. Kaynaksız olarak yapılan (kazan borusu). Dikişsiz. Bir malzemenin iki parçasının birleştirildiği yerdeki dikiş izleri olmayan. Kaynaksız.

Uncrossed : Çarpısız. Çapraz olmayan. Çizgisiz (çek). Açık.

Unlined synonyms : unseamed, unstripped.

Unlined zıt anlamlı kelimeler, Unlined kelime anlamı

Lined : Kaplanmış. Astarlı. Çizili. Kaplı. Astarlanmış. Çizilmiş. Dolgun. Buruşuk. Çizgili. Kaplamalı.

Rough : Kötü davranmak. Kaba dokunmuş. Pürtüklü. Çetin. Tüylü. Karalama. Engebeli arazi. Engebeli. Külhanbeyi. Rahatsız edici.