Unprison türkçesi Unprison nedir
- Hapishaneden serbest bırakmak.
- Cezaevinden salıvermek.
Unprison ingilizcede ne demek, Unprison nerede nasıl kullanılır?
Unpriced : Fiyatı konulmamış. Değeri bilinmez. Fiyat göstergesi olmaması. Fiyatı koyulmamış. Fiyatlandırılmamış. Belirlenmiş bir fiyatın olmaması. Fiyatsız. Paha biçilmez.
Unprimed : İşlemden geçirilmemiş. Ham. Astarlanmamış. Boyanmamış.
Unprincipled : Kişiliksiz. Ahlak kurallarını hiçe sayan. Kanunsuz. Prensipsiz. İlkesiz. Kuralsız. Karaktersiz. Ahlaksızca olan. Ahlaksız.
Unprintable : Basılamaz. Müstehcen. Basılması uygun düşmeyen.
Unprintable area : Yazdırılamayan alan. Yazdırılamaz alan. Yazılamayan alan.
Unprecedented : Emsalsiz. Öncesi olmayan. Eşi görülmemiş. Benzeri yaşanmamış. Örneğine rastlanmamış. Eşsiz. Eşi benzeri olmayan. Eşi menendi olmayan. Eşi benzeri görülmemiş. Görülmemiş.
Unprivileged : Ayrıcalıksız. İmtiyazsız. Rüçhansız.
Unprecedented incident : Tahmin edilmeyen olay. Daha önce hiç olmamış türde gelişme. Beklenmeyen olay. Beklenmedik olay.
Unpracticable : Elverişli olmayan. Elverişsiz. Olanaksız. Uygulanabilir olmayan. İcrası mümkün olmayan. Uygulanamaz.
Unprecedented thing : Tahmin edilmeyen şey. Olağanüstü ve eşisiz başarı. Türünün ilk örneği. Yeni mal. Yeni şey. Beklenmeyen şey. Tuhaflık. Yenilik. Beklenmedik şey. Orijinallik.
İngilizce Unprison Türkçe anlamı, Unprison eş anlamlısı
Sözcükler, direkt olarak Unprison ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.
Incarcerate : Hapsetmek. Kapatmak. Hapsedilme. Sıkıştırmak.
Immure : Duvarla çevirmek. Hapsetmek. Duvar çekmek. Duvara gömmek.
State prison : Eyalet hapishanesi.
Panopticon : Hücreleri gardiyana baklan dairevi hapishane.
Detain : Geciktirmek. İzinsiz bırakmak. Mahrum etmek. Hapsetmek. Gözaltına almak. Alıkoymak. Durdurmak. Engellemek. Yubatmak. Tutmak.
Put away : Hapse atmak. Ayırmak. Bırakmak. Akıl hastanesine kapatmak. Hakkından gelmek. Mideye indirmek (yemeği). Yerine koymak. Biriktirmek. Kaldırmak. Saklamak.
Lag : Herhangi bir olayın gerçekleştiği an ile o olaya ilişkin verilerin sağlanması, algılanması, yasama ve yürütme işlemlerinin gerçekleştirilmesi arasında geçen zaman. krş. veri gecikmesi, algılama gecikmesi, yasama gecikmesi, yürütme gecikmesi. Gerileme. Yalıtım malzemesi ile kaplamak. Geri. Geri kalmak. Duraklama. Duraklamak. Son. Oyalanmak. Bilgisayar, ekonomi, iktisat alanlarında kullanılır.
Remand : İade etmek. İade etmek (cezaevine veya ıslahevine). Tutuklu olarak yargılanma. Mahkemesini ertelemek (tutuklu). Tutukluyu sorgu sonrası yeniden cezaevine göndermek. Geri göndermek. Tutmak (hapiste). Geri göndermek (tutuklu). İade etmek (tutuklu).
Cellblock : Cezaevindeki hapis hücreleri bölümü.
Chokey : Hapishane. Cezaevi. (ingiliz ingilizcesi) hapishane (argo terim).
Unprison synonyms : put behind bars, prison house, correctional institution, ward, confine, bastille, nick, gaol, jail, jug, choky.
Unprison zıt anlamlı kelimeler, Unprison kelime anlamı
Free : Bağımsız. Bilgisayar, fizik alanlarında kullanılır. Bedava. Hiçbir biçimde herhangi bir koşula bağlı olmayan, özgür olan. Asalak olmayan, beslenme yönünden bağımsız, kendibeslek olan. Parasız. Özgür. Ücretsiz. Muaf. Serbestçe.
Unprison ingilizce tanımı, definition of Unprison
Unprison kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : To take or deliver from prison.

Bu kısımda Unprison kelimesinin türkçesi nedir? ingilizcede Unprison ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik olarak hemen sorabilir, daha sonra kısaca ingilizce Unprison anlamı, açılımı ya da türkçe kelime anlamı hakkında bilgiler verebilir veya dilerseniz Unprison ile ilgili cümleler sözler yazılar ile ingilizce türkçe çeviri sözlük anlamları paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.