Unsteady türkçesi Unsteady nedir

Unsteady ile ilgili cümleler

English: I drank too much and was unsteady on my feet.
Turkish: Çok fazla içtim ve ayaklarımın üzerinde duramıyordum.

English: I observed that his hands were unsteady.
Turkish: Ellerinin titrek olduğunu gözlemledim.

Unsteady ingilizcede ne demek, Unsteady nerede nasıl kullanılır?

Unsteady state : Yatışkın olmayan koşul. Kararsız hal. Kararsız durum. Yatışkın olmayan durum. Kararsız koşul.

Unsteadier : Sabit olmayan. İstikrarsız. Güvenilmez. Düzensiz. Değişken. Kararsız. Sallanan.

Unsteadiest : Kararsız. Sabit olmayan. Sallanan. Güvenilmez. Değişken. İstikrarsız. Düzensiz.

Unsteadily : Kararsız bir şekilde. Titrekçe. Sarsakça. Kararsızca. Titrek bir şekilde. Kararsız. Sarsak bir şekilde. Sarsak.

Unsteadiness : Yatışkın olmama. İstikrarsızlık. Sallanma. Sabit olmama. Fizik, sinema, televizyon alanlarında kullanılır. Kararsızlık. Çevirim sırasında alıcının istenilenin dışında kıpırdanmasından doğan durum. (bunun sonunda sallantılı bir görüntü ortaya çıkar). Değişkenlik. Çalkantı. Sarsaklık.

Unsterilised : Arındırılmamış. Saflaştırılmamış. Dezenfekte edilmemiş (unsterilized olarak da yazılır). (britanya ingilizcesi) steril edilmemiş. Temizlenmemiş.

 

Unsterile : Temizlenmemiş. Bulaşmış. Arındırılmamış. Saf olmayan. Kirlenmiş. Steril olmayan. Temiz olmayan.

Unsteel : Yumuşatmak.

Munster : İrlanda cumhuriyeti'nin güneybatısında bir eyalet. Bir soyadı. Indiana'da (abd) bir kasaba. Almanya'nın kuzeybatısında bir şehir. İnek sütünden yapılan keskin tat ve kokuya sahip yumuşak kremsi peynir çeşidi. Alsas'da (fransa) bir köy. İndiana eyaletinde yerleşim yeri.

Unsteeling : Yumuşatmak.

İngilizce Unsteady Türkçe anlamı, Unsteady eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Unsteady ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Dishonourable : Alçak. Dürüst olmayan. Namussuz. Şerefsiz. Haysiyetsiz. Onur kırıcı. Onursuz. Yüz kızartıcı. Rezil. Ciğeri beş para etmez.

Fluctuant : Stabil olmayan. Bir kararda kalmayan. Yükselip alçalan. Dalgalanan. Azalıp çoğalan. Zaman zaman değişen. Azalıp çoğalma. Oynak. Dalgalı.

Jerkier : Salak. Ani değişiklikler barındıran. Sarsıntılı. Düzensiz hareketli.

Blowsiest : (britanya ingilizcesi) dağıtılmış. Ciltte kırmızılık. Kırmızı suratlı (blowzy olarak da yazılır). Darmadağınık.

Flexible : Elastik. Esneyebilir. Eğilebilir. Yumuşak başlı. Bilgisayar, fizik alanlarında kullanılır. Esneklik. Esnek. Uysal. Bükülgen.

Quavering : Tril yapmak. Ses titremesi. Titreyen. Sesini titretmek. Titremek (ses).

Arrhythmic : Düzensiz (kalp atışı vb). Ritmik olmayan. Aritmik. Ritimden yoksun. (tıp veya medikal terimi) aritmi ile ilgili (düzensiz kalp atışı).

 

Anarchial : Anarşik. Kanunsuz. Karışık.

Agitated : Telaşlı. Heyecanlı. Ajite. Çalkalanmış. Tedirgin.

Unsteady synonyms : unfirm, aflicker, unsteadiest, destabilised, jolty, faltering, cack handed, flappy, blundering, palpitant, astatic, nonpermanent, quakier, arrhythmical, tempestuous, dickeybird, chanqeable, unfixed, bumpy, double minded, excursive, rocking, alterants, shivering, shaky, tottery, wabbly, unanchored, jerky, fluctuational, alternant, tremulous, destabilized.

Unsteady zıt anlamlı kelimeler, Unsteady kelime anlamı

Even : Eşit. Tesviye etmek. Düzletmek. Düz olmak. Düzleştirmek. Düzeltmek. Düzlemek. (sayı) çift. Çift.

Steady : Kalıcı arkadaş. Yatıştırmak. Kız arkadaş. Kıpırdamamak. Sallanmaz. Sağlam. Dönmez. Muntazam. Sabit kılmak. Sarsılmaz.

Regular : Sıradan. Muvazzaf. Meslekten olan asker. Kural. Meslekten. Yoluna göre. Tam. Düzen. Düzgün. Her zamanki.

Unsteady antonyms : unagitated, stable, fixed.