Up to something türkçesi Up to something nedir

  • Bir şeyle uğraşma.
  • Bir şey üzerinde çalışma.
  • Bir şeyler planlama.

Up to something ile ilgili cümleler

English: Ali must be up to something.
Turkish: Ali bir iş çeviriyor olmalı.

English: Ali is always up to something.
Turkish: Ali her zaman bir şeyin peşinde.

English: Ali has been up to something.
Turkish: Ali bir şeye bağlıydı.

English: Ali realized Mary was up to something.
Turkish: Ali Mary'nin bir şeye keyifli olduğunu fark etti.

English: I knew Tom was up to something.
Turkish: Tom'un bir şeye bağlı olduğunu biliyordum.

Up to something ingilizcede ne demek, Up to something nerede nasıl kullanılır?

To : İla. Arasında. Kadar. -e kadar. E. -mek -mak (mastar). İle. E doğru. Oranla. Ya.

Something : Bir şey. Önemli bir şey. Falan. Birşey.

Be up to something : Bir iş veya şey peşinde olmak. Dolap çevirmek.

Up to : -e kadar (azami bir miktar için). Yüksekliğine kadar. Yanına. -e bağlı. -e kalmış. İla. Yeterli. -e uygun. Değin. -e kadar.

Up to date : Modaya uygun. Günümüze uygun. Modern. Yenilenmiş. Aktüel. Çağdaş. Bugünkü. Güncel. Zamane.

Up to no good : Bir şeyi kötü yapmak ya da planlamak. Hayırsız. İyilik beklenmez. Kötü ya da yanlış bir şey yapma. Niyeti kötü. Kötü niyetli. Faydasız.

Up to grade : İstenilen nitelikte.

 

Up to him : O bilir. Onun kararına göre değişir. Ona göre değişir. Onun kararına bağlı. Ona bağlı.

Up to now : Bu zamana kadar. Şu ana kadar. Şimdiye kadar. Şimdiye dek. Bu zamana dek. Şimdiye değin.

Up to his ears : Boğazına kadar. Kulaklarına kadar. Asla bitmeyecekmiş gibi görünen aşırı meşgul olma durumu. Göz çukurlarına kadar.