Upgrader türkçesi Upgrader nedir

  • (bilgisayar) en son donanım teknolojisi ve yazılım versiyonuna sahip olması için bir bilgisayarı güncelleştiren.
  • Daha üst bir rütbeye yükselten.
  • Terfi eden.
  • Daha üst bir seviyeye çıkaran.
  • Yükselten.
  • İyileştiren.
  • Arttıran.
  • Geliştiren.

Upgrader ingilizcede ne demek, Upgrader nerede nasıl kullanılır?

Upgrade kit : Sürüm güncelleme paketi. Yükseltme paketi.

Upgrade options : Yükseltme seçenekleri.

Upgrade wizard : Yükseltme sihirbazı.

File system upgrade wizard : Dosya sistemi yükseltme sihirbazı.

Microsoft windows driver upgrade : Microsoft windows sürücü güncellemesi.

Upgrading : Terfi ettirmek. Daha üst dereceye çıkmak. Düzeltmek. Yükseltiliyor. Artırmak. Yükseltmek. İyileştirmek. Daha iyi duruma gelmek. Terfi sistemi. Düzey yükseltme.

Upgradeable : Arttırılabilir. Geliştirilebilir. İyileştirilebilir. Sürümü yükseltilebilir. Daha üst bir rütbeye yükseltilir. Daha üst bir seviyeye çıkarılabilir. (bilgisayar) en son donanım teknolojisi ve yazılım versiyonuna sahip olması için güncelleştirilebilir. Geliştirilebilir yazılım. Terfi edilebilir. Yükseltilebilir.

Upgradings : Daha üst dereceye çıkmak. Yükseltiliyor. Terfi sistemi. Yükselmek. Düzey yükseltme. Daha iyi duruma gelmek.

Upgrades : Yükseltmeler. Terfi ettirmek. İyileştirmek. Yükseltmek. Düzeltmek. Artırmak.

 

Upgradability : Arttırılabilirlik. (bilgisayar) en son donanım teknolojisi ve yazılım versiyonuna sahip olması için güncelleştirilebilme yeterliliği. İyileştirilebilirlik. Daha üst bir seviyeye çıkarılabilme yeterliliği. Terfi edilebilme yeterliliği. Yükseltilebilirlik. Daha üst bir rütbeye yükseltilebilme olanağı. Geliştirilebilme yeterliliği. Geliştirilebilirlik.

İngilizce Upgrader Türkçe anlamı, Upgrader eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Upgrader ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Ameliorate : Düzeltmek. Düzelmek. Abat eylemek. Ondurmak. İyileşmek. Islah etmek. İyileştirmek. Geliştirmek. Gelişmek.

Meliorative : Islah eden. Yükseltici. Yücelten. Düzeltici. Kötü anlamlı bir kelimenin zamanla iyi bir anlam kazınması olayı: et.’de çok defa yablak «kötü, fena» kelimesi ile birlikte kullanılan yabız yablak «kötü, fena» anlamından xvı. yüzyıldan sonraki gelişme ve ses değişmesi ile bugün tt.’de yavuz şekline ve «iyi, yiğit, kahraman» anlamlarına dönüşmüş olması gibi. yavuz sultan selim; o yavuz adamdır vb. yahşı «iyi» kelimesinin zıt anlamlısı olan yaman «kötü» kelimesindeki anlam iyileşmesi de yavuz’a paralel bir gelişme göstermiştir. aynı gelişme et. emgek «ızdırap, eziyet, mihnet» emgek emgenmek «acı çekmek, ızdırak çekmek» kelimesinden değişen emek «çekilen zahmet, herhangi bir iş için gösterilen özen, harcanan beden ve kafa gücü» kelimesi için de söz konusudur: bu gelişmede onun büyük emeği vardır vb. Düzelten. İyileştirici. Anlam iyileşmesi.

 

Grade : Sınıflandırmak. Sınıflamak. Not vermek. Rütbe. Düzeltmek. Pille. Not. Derece. Derecelere ayırmak. Derecelendirme yapmak.

Maintainer : Koruyucu. Bakımcı.

Ennoblers : Soyluluk ünvanı veren kimse. Ulvileştiren. Asalet veren. Soyluluk ünvanı bağoşlayan kimse. Asilleştiren.

Evolvers : Gelişen. Yayan. Açan. Çıkaran.

Erecters : İnşa eden. Tertip eden. Diken. İkame eden. Kaldıran.

Hoister : Kaldırıcı. Kaldıran. Kaldıran veya yükselten kimse veya şey.

Erecter : İnşa eden. Diken. Tertip eden. İkame eden. Kaldıran.

Exalters : Sevindiren. Öven. Göklere çıkartan. Kuvvetlendiren. Gururlandıran. Paye veren. Metheden. Yücelten. Aşka getiren.

Upgrader synonyms : evolver, increasers, augmenter, place, order, enhancer, uplifters, augmenters, recuperator, rate, remedial, hoisters, uplifter, jackers, range, meliorate, better, ennobler, increaser, maintainers, amend, rank, jacker, exalter, developer, improve, recuperative, promoted.

Upgrader zıt anlamlı kelimeler, Upgrader kelime anlamı

Downgrade : Alt modele geçirmek. Downgrade etmek. Geriletmek. Rütbesini indirmek. Derecesini düşürmek. Derecesini indirmek. Rütbe indirmek. Alçaltmak. Kalitesini bozmak. Bozmak.

Worsen : Kötüleşmek (hasta). Daha da kötüleştirmek. Daha kötü bir hale getirmek. Fenalaşmak. Kötüleştirmek. Beter etmek. Gerilemek. Kötüye gitmek. Daha da kötü olmak. Daha kötü olmak.