Upheavel türkçesi Upheavel nedir

  • Jeoloji alanında kullanılır.
  • Ani ve büyük değişiklik.
  • Yerkabuğunun bir bölümünün, deniz yüzüne göre, daha yüksek bir düzeye çıkması ya da bir kabartı yapması.
  • Yerkabuğunun kabarması.
  • Yükselme.

Upheavel ingilizcede ne demek, Upheavel nerede nasıl kullanılır?

Upheave : Yükselmek. Yukarıya çekmek. Kaldırmak. Yükseltmek.

Upheaved : Yukarıya çekmek. Kaldırmak. Yükseltmek. Yükselmek.

Upheaves : Kaldırmak. Yükseltmek. Yukarıya çekmek. Yükselmek.

Upheaval : Büyük değişiklik. Karışıklık. Ayaklanma. Altüst oluş. Çalkantı. Devrim. Kabarma. Yükselme. Kargaşa. Büyük ve ani değişiklik.

Upheavals : Devrim. Toplumda yaşanan karışıklıklar. Büyük değişiklik. Kabarma. Yükselme. Ayaklanma. Karışıklık.

Eupheism : Bir şeyi uzatıp süsleyerek söyleme tutumu. Dolambaçlı deyim. Örtmecilik. Kişilerin bir duyguyu olduğu gibi değil de, dolambaçlı, üstü örtülü olarak belirtme durumu.

Economic upheaval : Finansal ve ticari karışıklık. Ekonomik çalkantı.

Social upheaval : Toplumsal dönüşüm. Toplumdaki kökten değişim. Toplumsal değişim.

Groupheader : Grupüstbilgisi.

The upheaval of sodom and gomorrah : Sodom ve gomore kargaşası veya ayaklanması. Ciddi kargaşa. Korkunç çöküş. Korkunç çökertme.

İngilizce Upheavel Türkçe anlamı, Upheavel eş anlamlısı

 

Sözcükler, direkt olarak Upheavel ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Absolute chronology : Yerbilim oluşlarının yıllarla bekletilmesi. Salt çağbilimi. Mutlak kronoloji.

Adjacent rock : Yantaş. İçine magma ya da madde sokulmuş yan yana bulunan kayaç.

Tempestuousness : Fırtınalılık.

Abyss : Yerde bulunan, çok derin ve dipsiz kuyu. Varta. Dibi olmayan çukur. Olağanüstü derinlikte bir yerkabuğu yarığı. Tamu. Abis. Boşluk. Cehennem. Dipsiz gibi görünen yer. Uçurum.

Escalations : Artma. Gerginlik. Kızışma. Tırmanma. Eskalasyon. Pahalanma. Artırma. Yükseltme.

Turmoil : Hengame. Gürültü. Telaşe. Telaş. Karmaşa. Dağdağa. Çalkantı. Kıyamet. Karışıklık. Kargaşa.

Abrasive power : Akarsuyun ve akarsuyla taşınan katı maddelerin, devimsel enerjileri arasındaki orantı.(akarsuyun devimsel m . v2 enerjisi = m . v2; taşınan maddelerin devimsel enerjisi = -»- dir. m = suyun kütlesi, v = akarsuyun hızı, m = maddelerin kütlesi, v = taşınan maddelerin hızı.). Aşındırıcı güç. Aşındırıcı kuvvet. Akarsuyun aşındırma gücü.

Excitement : Helecan. Tahrik. Heyecan verici olay. Heyecan. Coşku. Uyarma. Galeyan. Uyarılma. Telaş.

Sturm und drang : (almanca'dan) edebiyatı kişinin şahsi tutkularının fırtınası olarak gören ve düşüncede ve sosyal yaşamda şekilciliğe karşı olan 18'inci yüzyıl sonlarında almanya'da milli edebiyat akımı. Hengame.

Acrozone : Uç kuşağı. Menzil zonu. Belirli bir taşıl türünün, cinsinin ya da başka bir bölümleme biçiminin, bütün ucunu kapsayan ya da onu belirten katmanlı kayaçlar.

 

Upheavel synonyms : acid fumarole, distinction, ferment, arising, adventive cone, distinctions, alkali rocks, absolute age, roller coaster, abysal environment, ascents, agricultural geology, elevation, flux, boost, aggregats, disturbance, came up, violence, advance of aglacier, disorder, after shock, ascent, ascension, escalation, turbulence, agitation, advancements, fermentation, coming up, hullabaloo, algonkian, alcalic fumarole.

Upheavel zıt anlamlı kelimeler, Upheavel kelime anlamı

Order : Rütbe. Çeşit. Düzenlik. Türküm. Emretmek. Emir vermek. Sıraya koymak. Canlıların sınıflandırılmasında kullanılan, familya ve sınıf arasında bulunan, yakın benzerlik gösteren organizmaların meydana getirdiği taksonomik birlik. ordo. Düze. Pay ve borç belgiti alıp satmaları için borsa temsilcileri ya da aracılarına sözlü ya da yazılı olarak verilen yönerge (borsa buyruğunda yapılacak işlemin türü, kuralları, geçerdeğeri, öneli ve prim niceliği açık olarak gösterilir).

Fall : Oturmak (laf). Satakda mal, pay belgiti, para kambiyo ve benzerleri geçer değerlerindeki düşüş. İnmek. Çökmek. Vurmak. Tam yerine denk gelmek. Yaralanmak. Sonbahar. Azalma. Düşüş.