Uphill türkçesi Uphill nedir

Uphill ile ilgili cümleler

English: Greenpeace is fighting an uphill battle to save the environment.
Turkish: Greenpeace çevreyi korumak için büyük bir mücadele veriyor.

English: This is an uphill road.
Turkish: Bu yokuş yukarı bir yoldur.

English: After an uphill struggle against great odds they finally got the company on its feet again.
Turkish: Büyük anlaşmazlıklara karşı zorlu bir mücadeleden sonra, onlar nihayet şirketi tekrar kendi ayakları üzerinde durdurdular.

English: It was an uphill struggle.
Turkish: Bu çetin bir mücadeleydi.

English: Mary used walking poles to assist her with the uphill and downhill sections of the journey.
Turkish: Meryem, yolculuğun engebeli bölümlerinde destek için yürüyüş batonu kullandı.

Uphill ingilizcede ne demek, Uphill nerede nasıl kullanılır?

Uphill battle : Çetin görev. Çetin mücadele. Zorlu görev. Zorlu iş. Zorlu mücadele.

Uphill task : Ömür törpüsü.

Uphills : Güç. Yukarıya. Bayır yukarı. Yokuş yukarı giden. Zor. Yükselen. Çetin. Zahmetli. Yokuş yukarı. Yukarıya giden.

Dauphin : Pensilvanya eyaletinde yerleşim yeri. Halef. Yunusbalığı. Veliaht. Fransa tahtının varisi için kullanılan unvan.

 

Dauphine : Halef eşi. Veliaht karısı.

Upheaval : Karışıklık. Altüst oluş. Büyük ve ani değişiklik. Kabarma. Yükselme. Ayaklanma. Devrim. Kargaşa. Büyük değişiklik. Çalkantı.

Upheavals : Yükselme. Karışıklık. Kabarma. Ayaklanma. Büyük değişiklik. Toplumda yaşanan karışıklıklar. Devrim.

Dauphiness : Halef eşi. Halef karısı. Veliaht karısı.

Upheaves : Yükselmek. Yükseltmek. Kaldırmak. Yukarıya çekmek.

Upheaved : Yükselmek. Yukarıya çekmek. Yükseltmek. Kaldırmak.

İngilizce Uphill Türkçe anlamı, Uphill eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Uphill ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Fatiguing : Yorucu.

Dingdongs : Zil sesi. Çekişmeli. Ding dong. Çan sesi.

Drudging : Monoton. Yorucu. Ağır.

Demanding : Talepkar. İlgi gerektiren. Titiz. Talep etme. İddialı. Zorlu. Müşkülpesent. Çok şey isteyen.

Exhausting : Tepe boşluğundaki havanın uzaklaştırılması. Egzoz. Tüketme. Hava boşaltma. Yorucu. Boşaltan. Gaz boşaltma. Çok yorucu.

Ascendancy : Nüfuz. Üstünlük. Hüküm. İtibar. Egemenlik. Hüküm sürme.

Upwards : Daha fazla. Yukarıya doğru. Yukarı. İtibaren.

Over : Yukarıda. Üzerine. Aşkın. Bitmiş. Üstüne. Üzerinden. Fazladan. Sona ermiş. Devirmek.

Compelling : Zorlayıcı. Zorlu. İlgi uyandıran. İnandırıcı. Zorlayan. İkna edici. Zorlama. Dayatmacı. Çok güçlü veya etkili. Mücbir.

Hard : Kireçli. Acı (su). Nasırlı. Kalpsiz. Sıkı. Şiddetli. Katı. Ekşimiş. Sert.

Uphill synonyms : rough, ascendent, cruel, capacity, upstairs, discommodious, acclivous, gripy, gripiest, compulsion, ascendant, clouted, ascensional, uphills, upward, effortful, contrived, cruelest, rising, crucials, raising, difficult, clamourous, clout, complicated, hardest, harder, gruelling, arduous, crescive, exacting, compulsions, up the street.

 

Uphill zıt anlamlı kelimeler, Uphill kelime anlamı

Descending : Desendan. İnme. Alçalan. İnmekte olan. İniş. Azalan sırada. İnen aort. İnen. Eksilen. Azalan.

Descent : Köken. Baskın. Alçalma. Yokuş. Ani saldırı. Çöküş. Nesil. Çökme. Madene inme. Üşüşme.

Uphill ingilizce tanımı, definition of Uphill

Uphill kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : Ascending. Upwards on, or as on, a hillside. As, to walk uphill. As, an uphill road. Going up.