Descending türkçesi Descending nedir

  • İnme.
  • Eksilen.
  • Alçalan.
  • Azalan sırada.
  • İnen aort.
  • İnmekte olan.
  • İnen.
  • İniş.
  • Azalan.
  • Desendan.

Descending ile ilgili cümleler

English: Don't be condescending.
Turkish: Küçümseyen olma.

Descending ingilizcede ne demek, Descending nerede nasıl kullanılır?

Descending node : Yörünge devinmesi yapan bir gökcisminin, başka bir düzlemin üstünden altına geçerken bu düzlemi deldiği nokta. Azalan düğüm. İniş düğümü.

Descending order : Aşağı doğru inan sıra. Yukarıdan aşağıya doğru. Daha büyük veya iyi olandan daha küçük veya kötü olana doğru sıralama. Küçülen sıra. Azalan sıra.

Descending sequence : Azalan dizi.

Descending slicing : İnen dilimli kazı.

Descending sort : Azalan sıralama.

Descending sort order : En büyükten en küçüğe veya z'den a'ya doğru yapılan sıralama. Azalan sıralama düzeni.

Condescending : Tenezzül eden. Küçümseme. Lütfeden. Hor gören. Küçümseyen.

Descendingly : Azalarak. Daha düşük bir seviyeye doğru. Alçalarak. Aşağı doğru. Düşerek. Azalan bir şekilde.

Condescendingly : Küçümser biçimde. Tenezzül ederek. Lütufta bulunarak.

Descendible : İntikal edebilir. Veraset yoluyla intikal edebilir. Veraset yoluyla intikal edebilen. Genetik olarak aktarılabilir. Miras yoluyla geçebilir. Miras yoluyla geçebilen. Bir kimsenin zürriyetine geçebilir.

 

İngilizce Descending Türkçe anlamı, Descending eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Descending ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Landings : İndirme. Sahanlık. İskele. Karaya çıkma.

Declivitous : Meyilli. İnişli. Dik yokuşlu. Eğimli.

Descendant : Neslinden olan kişi. Torun. -in soyundan gelen kimse. İn soyundan gelen kimse. Neslinden olan. Soyundan gelen kimse. Düşen şey. Birinin soyundan gelen kimse. Oğul. Döl.

Palsying : Sürekli titremeye yol açan hastalık. Titreme. Sarsaklık. Felç etmek. Kötürüm yapmak. Felç olmak. Felce uğratmak. Nüzul. Felç.

Failings : Zaaf. Zayıflık. Kusur. Zayıf nokta. Başarısızlık. Hata. Ayıp. Eksiklik. Yanılan.

Catabasis : Hastalık hafiflemesi.

Paralyses : Kötürümlük. Nüzul. Felç olma. Paralizi. Paraliz. Durdurulma. Felç.

Raining : Yağmuruna tutmak. Yağma. Yağış. Yağmak. Yağdırmak. Şakır şakır akmak. Yağmurlu. Yağmur yağmak.

Alighting : İnmek (attan). İniş (kuş veya uçak gibi). Karaya çıkma (kayıktan). Konma. Yerleşme. Konarak. İndirmek.

Descender : Alt çıkıntı. Harfin alt çıkıntısı. Harfin kuyruğu. Aşağı inen. Alt çıkıntısı yazının taban çizgisinin altına taşan herhangi bir küçük harf. Bu harflerin al çıkıntısı (g, p, q vs gibi). Harf kuyruğu. İnen kimse veya şey.

Descending synonyms : downward arching, downward sloping, devexity, declivities, decliner, ebb tide, declining, downward, palsy, apoplexies, dropping, decremental, refluent, degressive, on the skids, debarkations, down, landing, drizzling, descents, descenders, on the decrease, decrescent, decline, declivity, climbed down, debarkation, jumping off, diminishing, sinking, fallings, failing, downhills.

 

Descending zıt anlamlı kelimeler, Descending kelime anlamı

Ascending : Yukarı çıkan. Asendan. Yukarı çıkma. Artan sırada. Çıkan. Artan. Yükselen.

Descending antonyms : up.

Descending ingilizce tanımı, definition of Descending

Descending kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : Of or pertaining to descent. Moving downwards.