Failings türkçesi Failings nedir

Failings ile ilgili cümleler

English: Human beings often lack insight into their own faults and failings.
Turkish: İnsanoğlu çoğunlukla kendi hatalarına ve başarısızlıklarına karşı iç görüden yoksundur.

Failings ingilizcede ne demek, Failings nerede nasıl kullanılır?

Failing enterprise : Başarısız girişim. Başarıya ulaşmayan proje.

Failing that : Aksi takdirde.

Failing this : Olmadığı takdirde. Aksi halde. Olmazsa.

Never failing : Aksamaz. Yanılmaz. Bitmez tükenmez. Şaşmaz.

Failing : Zayıflık. Eksiklik. Başarısızlık. Ayıp. Yokluğunda. Olmazsa. Eksilen. Hata. Zayıf nokta. Zaaf.

Unfailingly : Yanlışa mahal vermeden. Bitip tükenmez bir şekilde. Yanılma payı olmaksızın. Eksiksiz biçimde. Daima. Şaşmaz bir şekilde. Hatasız. Hata yapmadan. Yanılmaz bir şekilde.

Unfailingness : Yorulmaz olma vasfı. Bitip tükenmez olma özelliği. Şaşmaz olma özelliği.

Fail due : Süresi geçme. Süresi bitmiş olma. Vadesi gelmek.

Unfailing : Azalmaz. Hiç eksilmez. Hiç bıkmadığı (bir şey) (bir kimsenin). Her zaman var olan (bir nitelik). Bitmez tükenmez. Çok sadık. Sadakatli. Bitmez. Güvenilir. Eksik olmaz.

Fail safe : Arızalara karşı otomatik tedribatı olan. Güvenceli. Arıza güvenliği. Arızalara karşı otomatik tertibatı olan mekanizma. Arızaya karşı emniyetli. Kusurönler. Aksamadan bağışık. Bozulmaya dayanıklı. Aksamaya bağışık. Bozulma korumalı.

 

İngilizce Failings Türkçe anlamı, Failings eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Failings ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Clangers : Falso. Gaf. Klanji. Pot. Büyük hata.

Decrements : Azaltma. Zayiat. Azalım. Azaltım. Eksilme. Kayıp. Azaltma miktarı. Bir tarihten diğerine geçen sürede değerdeki azalma. Azalma.

Absence : Bulunmama (bulunması gerekirken yerde). Olmayış. Uzakta olma. İşçilerin işe gelememesi. Kaybolma. Bulunmayış süresi. Dalgınlık. İşe gelmeme. Devamsızlık.

Banister : Trabzan. Korkuluk dikmesi. Baston. Merdiven parmaklığı. Tırabzan. Korkuluk. Tırabzan küpeştesi. Küpeşte.

Collapse : Çevresel damarların genişleyip burada kanın toplanmasıyla oluşan ağır bir çöküntü tablosu, vücutta bütün kuvvetlerin birdenbire kesilmesi. normal tonusun kaybedilmesi sonucu büzüşmesi, küçülmesi, sönmesi veya çökmesi. vazodepresyon. Sönmüş, çökmüş. Bayılmak. İçgüçlerin etkisiyle, yerkabuğunun bir bölümünün asal durumunu yitirerek alçalması. Suya düşmek. Çökme. Kollabe. Çöküntü. Yıkılma. Kollaps.

Enervation : Moral bozukluğu. Zayıflatma. Gevşeklik. Enervasyon. Kuvvetten düşürme.

Debility : Dermansızlık. Halsizlik. Bitkinlik. Debilite. Güçsüzlük. Takatsizlik. Zafiyet.

Deficit : Dezavantaj. İktisat, ekonomi alanlarında kullanılır. Açık (mali). Açık (hesaplarda). Eksik. Tecim işlerinde ve genel olarak ödenekliklerde o kuruluşun gelirleriyle giderleri arasındaki olumsuz-dengesizlik, giderin gelirden fazla olması. kasa, ambar, mal değerlerinin sayım sonucu yazılımlara göre eksik çıkması. Açık hesap. Gelirin gideri karşılamaması durumu. bk. gedik. Hesap açığı.

 

Dearth : Kıtlık. Açlık. Yokluk.

Default : Hükmen yenik sayılmak. Katılmayış. Bir borcu ödememek. Varsayılan. Karşılaşmaya katılmamak. Bir görevi yerine getirmemek. Gelmeme. Borcu ödememek. Yeralmama.

Failings synonyms : decrementing, fescennine, attainders, croppers, enfeeblements, attainder, ignoble, vices, handrail, crankiness, blind side, diathesis, infirmities, boo boo, rail, minuend, deficiencies, cavils, disabilities, blemish, balustrade, abortions, fadedness, weak point, ledger board, delinquency, droopiness, attaints, bannister, delicacies, attaint, decremented, barrier.

Failings zıt anlamlı kelimeler, Failings kelime anlamı

Well : Peki. Merdiven boşluğu. Fışkırmak. Memba. Şanslı. Uygun. Yakşı. Apartman boşluğu. Bagaj. Sağlığı yerinde.

Increasing : Artırıcı. Yükseltme. Giderek artan. Artan. Artırma. Artış. Çoğalan. Artağan.