Upstream türkçesi Upstream nedir

  • Transkripsiyon esnasında rna polimerazın yönünün ters istikametindeki -1, -2 olarak ilerleyen gen bölgesi.
  • Yukarı akıntı.
  • Genin geri bölgesi.
  • Yukarı kıyıdaş.
  • Irmağın yukarısındaki.
  • Irmağın yukarı kısmına doğru.
  • Akıntıya karşı.
  • Suyun kaynağına doğru.
  • Nehrin yukarısındaki.
  • Bir akarsuyun kaynak yerine doğru olan yönü.
  • Yukarı akım.
  • Akış yukarı.
  • Üretime dönük.
  • Yukarı yönde.
  • Kaynak yönü.
  • Bilgisayar, biyoloji, jeoloji alanlarında kullanılır.

Upstream ile ilgili cümleler

English: There is a bridge two miles upstream.
Turkish: Nehrin iki mil yukarısında bir köprü var.

Upstream ingilizcede ne demek, Upstream nerede nasıl kullanılır?

Upstroke : Yukarı doğru kuyruk çekme (yazı). Yukarı vuruş. Yukarı strok. Yukarı doğru vuruş. Silindir içindeki pistonun yukarı doğru yaptığı hareket.

Upstrokes : Yukarı doğru vuruş. Yukarı strok. Yukarı doğru kuyruk çekme (yazı). Yukarı vuruş. Silindir içindeki pistonun yukarı doğru yaptığı hareket.

Upstage : Sahne arkasına doğru. Sahne gerisi. Sahne yukarısı. Kendini beğenmiş. Sahnenin seyirciden uzak olan bölümü. Kibirli. Gölgede bırakmak. Çerçeve sahneli tiyatroda oyun alanının seyirciye ek uzak olan kesimi. Küçük görmek.

Upstaged : Sahne arkasında. Hiçe saymak. Sahne arkası. Kendini beğenmiş. Küçük görmek. Gölgede bırakmak. Sahne arkasındaki. Sahnenin arka bölümüne doğru veya ait. Kibirli.

 

Upstages : Kibirli. Gölgede bırakmak. Hiçe saymak. Küçük görmek. Sahnenin arka bölümüne doğru veya ait. Sahne arkasında. Kendini beğenmiş. Sahne arkasındaki. Sahne arkası.

Upstarts : Sonradan görmüş. Birden zengin olan kimse. Türedi. Görgüsüz. Yeni zengin. Sonradan görme. Görmemiş. Zıpçıktı. Birden zengin olan.

Upstate : Kuzey. Şehir dışı. Şehir dışında. Taşradaki. Şehir dışına. Taşrada. Şehir dışındaki. Taşra. Merkezden uzak. Şehrin kuzeyindeki.

Upstaging : Sahne arkası. (kanseri) yukarı evreleme.

Kick upstairs : Birini başınızı ağrıtmasın diye daha önemli izlenimi uyandıran bir makama getirmek. Daha yüksek fakat daha az istenen konuma yükseltmek. - e terfi vermek. (argo) terfi ettirmek. Terfi ettirmek. Terfi vermek.

Upsteam : Bir akarsuyun kaynak yönüne doğru olan bölümü. Akış yukarı.

İngilizce Upstream Türkçe anlamı, Upstream eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Upstream ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Against the current : Akıntıya karşı (su, elektrik, hava, vs.). Kabul edilir davranışın aksine. Toplum kurallarına uymayan. Bireysel.

Upriver : Nehir yukarı.

Upsteam : Bir akarsuyun kaynak yönüne doğru olan bölümü.

Upstream synonyms : uprivers, up stream.

Upstream zıt anlamlı kelimeler, Upstream kelime anlamı

Downriver : Irmağın aşağısına doğru. Akıntı yönünde. Akış-aşağı. Bir akarsuyun ağzı yönünde veya orada. Akıntı yönündeki. Nehirin aşağısına doğru.

 

Downstream : Bir akarsuyun, ağzına doğru olan yönü. Aşağı kıyıdaş. Bilgisayar, biyoloji, madencilik, jeoloji alanlarında kullanılır. Satışa dönük. Akıntı aşağı. Genin ileri bölgesi. Akıntı yönündeki. Aşağı akım. Irmağın aşağısına doğru. Akış aşağı.

Upstream ingilizce tanımı, definition of Upstream

Upstream kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : Toward the higher part of a stream. Against the current.