Uptight türkçesi Uptight nedir
- Sıkıntılı.
- Tutucu.
- Gergin (kimse).
- Biçimci.
- Heyecanlı.
- Eli ayağına dolaşmış.
- Telaşlı.
- Hırslı.
- Sinirli.
- Gergin.
Uptight ile ilgili cümleler
English: Why are you so uptight?
Turkish: Neden bu kadar sinirlisin?
Uptight ingilizcede ne demek, Uptight nerede nasıl kullanılır?
Uptightness : Sinirlilik. Gerginlik. Asabiyet.
Uptime : Hizmet zamanı. Bir işçinin üretim yaptığı zaman dilimi. Bir makinenin çalıştığı zaman dilimi (bilgisayar, makine). Bilgisayarın bozuk olmadığı süre. Çalışma zamanı. Makine çalışma zamanı.
Uptimes : Bilgisayarın bozuk olmadığı süre. Hizmet zamanı. Makine çalışma zamanı. Çalışma zamanı.
Abruptio placentae : Plasenta dekolmanı.
Abruption : Abrupsiyon. Ayrılma. Ani kopma veya durma meydana gelmesi. Aniden kırılma.
Corrupting : Ayartıcı. Bozma.
Corruptionist : Yozlaştırmayı destekleyen kimse. Rüşvetçiliği destekleyen kimse. Ahlak bozukluğuna özendiren kimse.
Bankrupting : Batırmak. Mahvetmek. İflas etmiş. Batkın. İflas ettirmek. İflas. Çökertmek. Borcunu ödeyememiş. Müflis. İflas etmiş kimse.
Corruptibility : Rüşvet yeme. Berbat etme eğilimi. Çürüme. Bozulabilir olma niteliği.
Corruptibleness : Berbat etme eğilimi. Rüşvet yeme. Bozulabilir olma niteliği. Çürüme.
İngilizce Uptight Türkçe anlamı, Uptight eş anlamlısı
Sözcükler, direkt olarak Uptight ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.
Angriest : Kızarmış. Hiddetli. Fırtınalı. İltihaplı. Öfkeli. Kızmış. Kızgın. En sinirli.
Fanatical : Mutaasıp. Yobaz. Hasta. Aşırı düşkün. Mutaassıp. Sofu. Fanatik. Bağnaz. Aşırı meraklı.
Avid : İstekli. Hasta veya fanatik. Gayretli. Doyumsuz. Coşkun. Açgözlü. Doymayan. Arzulu. Hevesli.
Bluenose : Bağnaz kimse. Muhafazakar. Gerici kimse. Gerici. Sofu. Bağnaz. Muhafazakar kimse. Tutucu kimse.
Bananas : Üşütük. Kaçık. Çılgın. Kaçırmış. Deli.
Bristlier : Kıllı. Terbiye. Öfkeli. Kıl gibi. Sert. İdare edilmesi güç. Kılımsı.
Cranky : Çabuk öfkelenen. Tuhaf. Eksantrik. Huysuz. Asabi. Çabuk sinirlenen. Garip. Alıngan. Laçka.
Highly strung : Hassas. Çok sinirli. Çok duygusal. Sinir küpü.
Blistering : Şiddetli (eleştiri vb). Bunaltıcı derecede sıcak. Çok kızgın. (sporda) çok hızlı veya güçlü veya etkileyici. Haşin. Şiddetli. Aşırı hararetli veya şiddetli. Yoğun. Sert.
Jumpier : Ürkek. Sinirleri gergin. Heyheyleri üstünde. Sesten korkan. Diken üstünde.
Uptight synonyms : restive, covetous, conservative, fervid, crotchety, primmest, edgy, constrained, crazed, aglow, dismal, goosier, grabby, carried away, gripper, grabbiest, desirous, high strung, driven, grayer, frenetics, drearier, cornered, dreary, intense, fuddy duddy, agog, dolefuller, tense, bristliest, distressful, goosy, dyed in the wool.
Uptight zıt anlamlı kelimeler, Uptight kelime anlamı
Relaxed : Gevşemiş. Gevşemiş (kişi). Gevşek. Rahatlamış. Yumuşamış.

Bu kısımda Uptight kelimesinin türkçesi nedir? ingilizcede Uptight ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik olarak hemen sorabilir, daha sonra kısaca ingilizce Uptight anlamı, açılımı ya da türkçe kelime anlamı hakkında bilgiler verebilir veya dilerseniz Uptight ile ilgili cümleler sözler yazılar ile ingilizce türkçe çeviri sözlük anlamları paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.