Urine türkçesi Urine nedir

  • Biyoloji alanında kullanılır.
  • Üre.
  • İdrar.
  • Ürin.
  • Sidik.
  • Çiş.
  • Memeli hayvanlarda böbreklerden süzülüp dışarı atılan, üre gibi azotlu artık maddeler kapsayan boşaltım sıvısı. kuş ve sürüngenlerde katı ya da yarı katı bir halde olur. idrar.

Urine ile ilgili cümleler

English: I collected my urine sample in a small, plastic cup and gave it to the nurse.
Turkish: İdrar örneğimi küçük plastik bir bardakta topladım ve onu hemşireye verdim.

English: Albumin was found in my urine before.
Turkish: İdrarımda daha önce albümin bulundu.

English: What's the technical terminology for assisting someone to go to the toilet with a urine bottle?
Turkish: İdrar şişesi ile tuvalete gidecek birisine yardımcı olmak için teknik terminoloji nedir?

English: We're born between urine and feces.
Turkish: İdrar ve dışkının arasından doğarız.

English: My urine is pink.
Turkish: Benim idrarım pembe.

Urine ingilizcede ne demek, Urine nerede nasıl kullanılır?

Urine analysis : İdrar tahlili. İdrar analizi. İdrarda enfeksiyon olup olmadığını ortaya çıkarmak amacıyla laboratuarda yapılan idrar kontrolü.

Urine bladder : Mesane. İdrar borusuyla üretra arasında bulunan ve içinde idrar toplanan torba, mesane. İdrar kesesi.

Urine bladder eversion : İdrar torbasının kendi içine veya idrar yolu içerisine girmesi, idrar torbası eversiyonu. dişilerde idrar yolunun kısa ve geniş olması nedeniyle özellikle doğum sırasında daha sık görülür. İdrar torbası eversiyonu. İdrar torbasının ters-yüz olması.

 

Urine bladder retroflexion : İdrar torbası retrofleksiyonu. İdrar torbasının arkaya doğru dirseklenmesi. erkek köpeklerde; prostat büyümesine veya kabızlıkla ilgili ıkınma sonucu, inek ve dişi domuzlarda döl yolu prolapsusunda ve perirenal fıtıklarda meydana gelir, idrar torbası retrofleksiyonu. İdrar torbası dirseklenmesi.

Urine culture : İdrar örneği. İdrar numunesi. İdrar kültürü. Tıbbi testler için alınan idrar örneği.

Endogen urine nitrogen : Endojen idrar azotu. Vücutta azot içeren kimyasal bileşiklerin normal katabolizması sonucu açığa çıkan, idrarla vücuttan atılan azot.

Maple syrup urine disease : Akçaağaç şurubu idrar hastalığı. Boynuzsuz hereford ve shorthorn ırkı sığırlarda, lösin, isolösin, valin ve onların ketoasitlerinden oluşan dallı amino asitlerin yetersiz dekarboksilasyonu, beyin kıvrımlarının yassılaşması, miyelinin vakuolleşmesi ve idrarın akçaağaç şurubunu veya yanık şekeri andıran kokusuyla belirgin kalıtsal metabolizma hastalığı, dallı zincirli alfa-ketoasit dekarboksilaz yetersizliği, koyu renkli idrar hastalığı. Koyu renkli idrar hastalığı. Akçaağaç şuruplu idrar hastalığı.

Retention of urine : İdrarzoru. İdrar retansiyonu. İdrar tutulması. Sidik tutulması zorluğu.

Retentio urinea : Üriner retensiyon. İdrarın sidik torbasından akmasını sağlayan m. detrusor vesicae’nın felci, idrar torbası krampı veya urolithiasis ve tümörlerle idrar kanallarının tıkanması gibi nedenlerle idrarın sidik torbasında tutulması, dışarıya akıtılamaması, üriner retensiyon, retensiyo ürina, idrar birikmesi, hlk. sidik tutkunluğu. İdrar tutulması.

 

Urine specimen : İdrar örneği.

İngilizce Urine Türkçe anlamı, Urine eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Urine ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Piddle : Bayağı. Önemsiz işlerle uğraşmak. Oyalanmak. Hafife almak. İşemek. Ehemmiyetsiz. Çiş yapmak.

Peed : Çiş yapmak. (küçük) tuvaletini yapmak. İdrarını yapmak. İşemek.

Urinaries : İdrara ait. İdrar (ile ilgili). Ördek. Üriner. İdrar torbası. İdrar kabı. Sidiğe ilişkin.

Excreta : Çıkartı. Ter. Pislik. Ekskreta. Dışkı. Vücut dışkısı. Salgı. Salgılar.

A cell : A hücresi. Mayalarda eşeyli üreme sırasında alfa hücresiyle beraber zigotu oluşturan hücre.

Widdle : İşemek.

Piss : Çiş yapmak. Bira. İşemek.

Aardvarks : Yer domuzugiller. Yerdomuzu. Damarlı dişliler. Memeliler (mammalia) sınıfının, damarlı dişliler (tubulidentata) takımından, vücutları aralıklı olarak kıllarla örtülü, parmakları ve kulakları büyük, kanca tırnaklı türleri içine alan bir familya. Memeliler (mammalia) sınıfının, etenliler (placentalia) alt sınıfından, az sayıda ve sütun biçiminde sıralanmış ve her birinin bir kanalı olan minesiz ve köksüz dişleri olan, ağızları boru biçiminde uzamış, kulakları büyük, seyrek kıllı, parmaklarında büyük kanca şeklinde tırnakları olan türlere sahip bir takım.

Urine synonyms : body waste, excretory product, ureas, weeweeing, aardvark, a protein, weewees, piddles, wee, pisolite, abductor muscle, uretic, abramis zone, a chromosome, a cells, urines, pees, urinary, ureal, abo blood groups system, urea, hit and miss, carbamide, abacus bodies, a site, excrement, lant, weewee, water, aardwolf, pee, abambulacral area, abiotic environment.

Urine ingilizce tanımı, definition of Urine

Urine kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : In birds and reptiles, a solid or semisolid excretion. In mammals, a fluid excretion from the kidneys. To urinate.