Urmak nedir, Urmak ne demek

Yerel Türkçe'deki anlamı:

Vurmak.

Çalmak.

Kuyudan su çekmek için kullanılan ağaç kova.

Vurmak.

Vurmak (bk. vurmak).

Çalmak, söylemek.

Teknik terim anlamı:

Vurmak, çarpmak.

Vurmak, baskın yapmak, gasp ve yağma etmek.

Belli bir sesi yüksek olarak çıkarmak, haykırmak.

Giydirmek, giyinmek, takmak.

Vazetmek, koymak.

Sokmak, batırmak, delmek, yaralamak.

Nişan alarak atmak.

İfade etmek, beyan etmek, bildirmek.

Sürmek. 1.

Tesir etmek.

Urmak tanımı, anlamı

Ateşe urmak : Yakmak

Avurt urmak : Çene çalmak, sohbet etmek.

Ayağına balta urmak : İşine engel olmak.

Ayağına baş urmak : Ayağına kapanmak.

Azvana urmak : Kükreyip haykırmak.

Bağda urmak : Güreşte sarmaya almak, çelme takmak.

Baş urmak : Baş eğmek, saygı ile eğilmek.

Bilmeze urmak : Bilmez görünmek, bilmezlikten gelmek.

Biri birine urmak : Birbirine katmak.

Boynunu urmak : Başını kesmek.

Buz urmak : Buz üzerinde kaymak.

Cilve urmak : Gösteriş yapmak, cilve ile kendini göstermek.

Çav urmak : Bağırmak, sesini her tarafa yaymak.

Çök urmak : Diz çökmek, dize gelmek.

Çölmeğe urmak : Çömleğe, tencereye koymak.

Çölmek urmak : Yemek pişirmek için ocağa tencere koymak.

Delüye urmak : Deli yerine koymak.

Dem urmak : Nefes almak, nefes çekmek, üflemek.

Depme urmak : Tekmelemek, tekme atmak.

 

Depük urmak : Tekma vurmak, tekmelemek.

Dırnağ urmak : Pençe atmak.

Diş urmak : Yemek, çiğnemek.

Divara urmak : Tutup atmak, terk etmek.

Döğün urmak : Yara açmak, dağ basmak.

El ayak urmak : El ve ayakla ısrar hareketleri yapmak.

El urmak : El atmak, el uzatmak, yapışmak, el sürmek, dokunmak.

Elin eneğine urmak : Elini çenesine dayamak.

Feryad urmak : Feryat etmek, haykırmak.

Fing urmak : Fing atmak.

Gök urmak : Dövme, veşm yapmak.

Görmeze urmak : Görmemiş gibi davranmak, görmezden gelmek.

Göz urmak : Dikkatle bakmak, göz koymak.

Gözüne urmak : Gözüne sürmek.

Gün urmak : Güneş yakmak, kavurmak.

Him urmak : Temel atmak, yapı kurmak.

İl urmak : Memleket yağma etmek.

İpe urmak : İpe takmak, dizmek.

İşitmeze urmak : Duymuyormuş gibi davranmak, işitmemezlikten gelmek.

Kadem urmak : Yapmağa girişmek.

Kalem urmak : Kalem çalmak, nakış ve resim yapmak.

Kendüyi urmak : Kendini atmak, saldırmak, hamle etmek.

Kıymet urmak : Kıymet takdir etmek, değer, baha biçmek.

Kıynak urmak : Tırnak geçirmek.

Kulak urmak : Kulak vermek, dinlemek. Ehemmiyet vermek, kulak asmak.

Kusgun urmak : Kuskan geçirmek.

Külah urmak : Serpuş giydirmek.

Laf urmak : Yüksekten atmak, atıp tutmak, böbürlenmek, övünmek.

Lafın urmak : Sözünü etmek.

Lakab urmak : Ad takmak.

Ling urmak : Tırıs yürümek.

Mesel urmak : Hale münasip meşhur söz söylemek, mesel irad etmek, misal getirmek.

Mühür urmak : Mühür basmak.

Nara urmak : Na’ra atmak, haykırmak.

Nişan urmak : Nişan koymak.

Ocağa urmak : Ateşe vermek.

Od urmak : Ateşlemek, ateş vermek.

Oda urmak : Ateşe atmak, yakmak.

Otağ urmak : Çadır kurmak.

Ölüye urmak : Kendisini ölmüş gibi göstermek.

Özünü bilmeze urmak : Bilmezden gelmek, tecahül göstermek.

 

Patat urmak : Tokat atmak.

Poca urmak : Yalpa vurmak.

Rakam urmak : Nakşetmek, yazmak.

Raks urmak : Raksetmek, oynamak, sıçramak.

Resim urmak : Resmetmek, şekil çizmek, nakşetmek.

Saç urmak : Yufka ekmeğini pişirmek için sacı ateş üzerine koymak.

San urmak : Ekine san hastalığı gelmek.

Sancak urmak : Sancak dikmek.

Sıtlık urmak : Islık çalmak.

Süci urmak : İçki dokunmak.

Şabla urmak : Tokat atmak, şamar çarpmak.

Şalaka urmak : Tekme atmak, şaplak urmak.

Şazılık nevbetin urmak : Meserret çalgısını çalmak.

Tabanca urmak : Tokat atmak.

Talava urmak : Yağmaya maruz bırakmak.

Tel urmak : Telgraf çekmek : Babama tel urdum.

Terkini urmak : Terketmek, vazgeçmek.

Tığa urmak : Bıçaklamak.

Top urmak : Top atmak.

Uyan urmak : Gem, dizgin takmak.

Uyura urmak : Uyur gibi görünmek.

Ün urmak : Yükses ses çıkarmak, bağırmak, haykırmak.

Yakaya urmak : Kıyıya atmak.

Yaku urmak : Dağ basmak.

Yanbaşı urmak : Çarpmak, kalça ile vurmak.

Yara urmak : Yara açmak.

Yemin urmak : Yemin etmek, ahdetmek.

Yol urmak : Yol kesmek, yol vurmak.

Yolunu urmak : Yolunu kesmek.

Yüz urmak : Baş vurmak, müracaat etmek. Yüz sürmek, secdeye kapanmak, yere kapanmak. Yüz tutmak, teveccüh etmek, gitmek. Yönelmek, rağbet etmek. Aksetmek.

Yüzüne göre tabanca urmak : Haline münasip olanı yapmak.

Zindana urmak : Zindana atmak, hapsetmek.

Diğer dillerde Uridin anlamı nedir?

İngilizce'de Uridin ne demek ? : uridine