Usenet türkçesi Usenet nedir

  • Unix işletim sistemini kullanan bilgisayarlar arasında e-posta ve buna dayalı elektronik tartışma listesi hizmetleri için kullanılan ağ.
  • İnternet üzerinden tartışma gruplarını sağlayan ağ (bilgisayar).

Usenet ile ilgili cümleler

English: Old-timers might argue the Internet was freest during the Usenet days.
Turkish: Yaşlılar, Usenet günlerinde internetin daha özgür olduğunu iddia edebilir.

Usenet ingilizcede ne demek, Usenet nerede nasıl kullanılır?

Usenet bulletin board : Usenet ilan tahtası.

Usenet newsgroups : Usenet haber grupları.

Distributing usenet newsgroup messages : Usenet ağ haberleri mesajlarını dağıtmak.

Tracking usenet newsgroup threads : Belirli konuda usenet ağ haberleri grubu e-postalarını takip etmek.

Abstruseness : Çapraşıklık. Anlaşılması güç olan. Muğlaklık. Anlaşılmazlık.

Use address book : Adres defterini kullan. Adres defteri kullan.

Obtuseness : Duygusuzluk. Mankafalık. Salaklık. Aptallık. Kalın kafalık. Küntlük. Kalın kafalılık.

Profuseness : Bolluk. Müsriflik. Cömertlik.

Barkhausen effect : Barkhausen etkisi.

Use a bullet : Madde imi kullan.

İngilizce Usenet Türkçe anlamı, Usenet eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Usenet ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

 

Gospel : Bir inanç sisteminin temel ilkeleri. Asıl gerçek. Gerçek. Hristiyanlığın esasları. İlke. Hakikat. Hz isa´nın öğrettikleri. İncil. Dört incil´den biri. Müjde.

Dogma : Kesin fikir. İnak. Akide. İnanı. İnanç. Tartışılmadan ve sınanmadan doğruluğuna ya da geçerliğine inanılan bilgi. Kaide. Dini sistem. Dogma. Doktrin.

Credendum : Din veya imanın şartları. Din akideleri. Din şartları.

Creed : İman. İtikat. Mezhep. Amentü. Bir dinin temel ilkelerini içeren ifade. Birinin veya bir grubun felsefesini yansıtan ilkeler. Akide. Öğreti. İnanç. İnanma.

Usenet synonyms : stephen vincent benet, religious doctrine, church doctrine, article of faith.

Usenet zıt anlamlı kelimeler, Usenet kelime anlamı

Sent : Gönderilmiş. Onaşma. Gönderme tarihi. Fırlatmak. Etmek. Sokmak (duruma). Atmak. Yollamak. Giden.

Unsent : Dağıtılmamış. Sevk edilmemiş. Gönderilmemiş.