Gospel türkçesi Gospel nedir
- Müjde.
- İncil.
- Dört incil´den biri.
- Hz isa´nın öğrettikleri.
- İlke.
- Hristiyanlığın esasları.
- Gerçek.
- Bir inanç sisteminin temel ilkeleri.
- Hakikat.
- Asıl gerçek.
Gospel ile ilgili cümleler
English: They spread the Gospel all over the world.
Turkish: Onlar İncil'i tüm dünyaya yaydılar.
Gospel ingilizcede ne demek, Gospel nerede nasıl kullanılır?
Gospel music : Siyah amerikalılara özgü dini müzik türü. Güneydeki protestan kiliselerinde ortaya çıkan müzik tarzına dayalı olan müzik. Siyah amerikalılara özgü müzik tarzı. Güneydeki amerikalıların milli marşları ve ilahilerini esas alan müzik türü.
Gospel truth : Asıl gerçek. Çıplak gerçek. Asıl hakikat.
The gospel : İncil.
Gospeler : Aşai rabbani ayininde incil okuyan kimse.
Gospelers : Aşai rabbani ayininde incil okuyan kimse.
Zygospore : Birbirine benzeyen iki üreme hücresinin birleşmesinden oluşan hücre (biyoloji terimi). Bazı alg ve mantarlarda dişi ve erkek eşey hücresinin birleşmesiyle oluşan kalın duvarlı hücre, bir zigot. Bazı alg ve mantarlarda dişi ve erkek eşey hücresinin birleşmesiyle oluşan kalın duvarlı hücre. Zigospor.
Rhizops oligosporus : Rhizops oligosporus. Soya bazlı fermente bir gıda olan tempehin üretiminde kullanılan küf türü, tempeh.
Oligospermous : Sperm sayısının dölleme sınırının altında olması durumu. Oligospermi.
Laryngospasm : Larengospazm. Gırtlak spazmı. Laringospazm. Gırtlağın kasılarak kapanması (tıp veya medikal terimi).
Gospels : Gerçek. Dört incil´den biri. Bir inanç sisteminin temel ilkeleri. Hakikat. Hristiyanlığın esasları. İncil. Asıl gerçek. Müjde. Hz isa´nın öğrettikleri.
İngilizce Gospel Türkçe anlamı, Gospel eş anlamlısı
Sözcükler, direkt olarak Gospel ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.
Bona fide : Hakiki. İyi niyet. Bona fide. İyi niyetli. İçten. Hilesiz. İyi niyetle. Gerçekten.
Law : Uzay, kimya, sosyoloji alanlarında kullanılır. Bilimsel araştırmanın gözlem, varsayım ve deneyimden sonra kurulan basamağı olarak, doğa olaylarının zorunlu oluşum ve gelişimini belirleyici nedensel ilişkiyi açıklayan kural ve genelleştirmeler. Doğa olaylarının oluş nedenlerini ortaya koyan ve gelecekteki olayları önceden kestirme olanağı veren bağıntı; newton kanunu, kepler kanunları. Siyasal örgütü bulunan toplumlarda herhangi bir zamanda siyasal erkin uyulmasını yaptırıma bağladığı, çoğunlukla yazılı buyruklar ve yasaklamalar, biçimindeki davranış kurallarının tümü. Kural. Fen bilimlerinde kanun. Usul. Hukuk. Yasa. Nizam.
Authentics : Sıhhat. Hakiki. Asıl. Sahih. Orijinal. Sahici. Güvenilir. Özgün. Doğru.
Genuineness : Özgünlük. İçtenlik. Gerçeklik. Samimiyet.
Authentic : Sahih. Hakiki. Samimi. Otantik. Asıl. İçten. Esas. Orijinal. Sıhhat. Doğru.
Harbingers : İşaret. Alamet. Haberci. Haber vermek. Müjdelemek. Müjdeci.
Lawings : Usul. Adalet. Dava. Nizam. Kaide. Fen bilimlerinde kanun. Kanun. Hukuk. Yasa.
Reality : Gerçekte var olan şeyler. Somut ve nesnel olarak varoluş. Realite. Gerçekçilik. Görgül bilgi ve kavramsal kuruluşların konulu olan olgusal durum. Gerçek olan, var olan şeylerin tümü. Gerçeklik. Asıl.
Basis : Gramer, iktisat, sosyoloji, veterinerlik alanlarında kullanılır. Kök. Üs. Esas. Belkemiği. Kelime kök ve gövdelerinin çekim eki almamış yalın durumu: taş, işçi, bilgili, terbiye, ciltle-, ayakkabı, aktualite, planlama vb. Kaynak. Mesnet. Tarihsel özdekçiliğe göre, toplumun ekonomik yapısını oluşturan ve insan bilincinden bağımsız olarak biçimlenen üretim ilişkilerinin tümü.
Element : Bir bileşiği oluşturan daha yalın kesimlerden her birine yerilen genel ad. Cevher. Eleman. Bir dalgalığı oluşturan parçalardan her biri. Bir parça. Öğe. Öge. Bilgisayar, fizik, kimya, sinema, televizyon, sosyoloji, veterinerlik alanlarında kullanılır. Unsur. Bir bileşiğin yapı taşları ya da bir örüntüyü oluşturan bileşenlerden her biri.
Gospel synonyms : religious writing, religious text, synoptic gospels, sacred text, sacred writing, keynotes, candid, bible, laws, proverbs, sooths, guidelines, actuals, candids, actuality, the book, glad tidings, actual, truth, dinkum, cause, gospels, the written law, actualities, sooth, deadset, as large as life, disillusioned, earnest, fact, keynoted, true statement, guideline.
Gospel zıt anlamlı kelimeler, Gospel kelime anlamı
Falsehood : Temele dayanmayış. Sahtelik. Yalancılık. Gerçek dışılık. Yalan. Yalan söyleme.
Gospel antonyms : actual sin.
Gospel ingilizce tanımı, definition of Gospel
Gospel kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : Glad tidings. As, gospel righteousness. Especially, the good news concerning Christ, the Kingdom of God, and salvation. Evangelical. To instruct in the gospel. Accordant with, or relating to, the gospel.

Bu kısımda Gospel kelimesinin türkçesi nedir? ingilizcede Gospel ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik olarak hemen sorabilir, daha sonra kısaca ingilizce Gospel anlamı, açılımı ya da türkçe kelime anlamı hakkında bilgiler verebilir veya dilerseniz Gospel ile ilgili cümleler sözler yazılar ile ingilizce türkçe çeviri sözlük anlamları paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.