Usun nedir, Usun ne demek

Usun; İsim olarak kullanılan bir kelimedir.

Usun isminin anlamı, Usun ne demek:

Hüzün. Usun ismi; Türkçe kökenli olup bir Kız ismidir.

Usun hakkında bilgiler

Usun ya da Wusun ya da Vusun, (Çince: 乌孙 veya 烏孫, Wūsūn), Han Hanedanı döneminde (M.Ö 206 - M.S 220) yaşamış Türkçe konuşan göçebe veya yarı göçebe Türk kökenli bir halk. Çin kaynaklarının aktardığına göre Çin'in kuzey batısında (Batı Gansu bölgesinde) Yüeçiler'e yakın bir bölgede yaşamış, Yüeçiler tarafından yenilgiye uğratılınca M.Ö 176 yıllarında Hiung-nu'lar'ın egemenliğine girmiş, daha sonra İli Nehri ve Issık Göl bölgesine yerleşmiş ve -en azından- beş yüzyıl boyunca bölgedeki gücünü korumuştur. Wusun sözcüğünün anlamı hakkında farklı görüşler bulunmaktadır. Buna göre Türkçe bir sözcük olduğu düşünülen Wusun/Usun Sözcüğünün "birlik", "bağlılık" anlamına geldiği görüşünün yanı sıra etnonimin Çince transkripsiyonu olan Wusun(烏孫)'un bir totem olan Wu = ('karga' ya da 'kuzgun','siyah')'dan geldiği görüşü de vardır. Bu karga kültü Usun efsanelerinde de yer almaktadır. Efsanelerde yabani hayata bırakılan bir çocuğun dişi bir kurt tarafından açlıktan ölmek üzere iken bulunup emzirildiği ve karga tarafından da etle beslendiği bir öyküden bahsedilir. Aynı öğeler daha sonra Göktürklerde de yer almıştır. Usunlardan ilk defa Çin kaynaklarında Hiung-nu hükümdarı Mo-Tu (Mete)'nin Usunları kendi devletine katması olayı ile Mo-Tu'nun bir mektubunda söz edilmektedir. Usunların başlangıcı Çin kaynaklarında bir efsane ile anlatılır: "Usun kralının adı Kun-mo idi. Babasının, Hiung-nuların batısında küçük bir devleti vardı. Hiung-nular onlara saldırıp babasını öldürdüler.Küçük yaştaki kralın oğlu kun-mo'yu ise öldürmeyip canlı olarak otların içine attılar. Kara bir kuş(karga) onun üzerine doğru uçup et verdi. Sonra dişi bir kurt gelip onu emzirdi. Hiung-nu hükümdarı buna çok şaşırdı ve onun tanrı tarafından kutsanmış olduğunu düşündü. Onu otların arasından çıkarttırıp büyüdüğünde ordusunda komutan yaptı. Çok defalar başarı gösterdi, bunun üzerine Hiung-nu hükümdarı Kun-Mo'ya halkının yönetimini yeniden verdi. Usun kralı Kun-Mo kendi halkını topladı ve geliştirdi. Komşu şehirlere akın yapıp aldı. Birkaç on bin kişilik okçu askeri oldu. Savaşlarda tecrübe kazandı. Hiung-nu hükümdarı öldükten sonra Kun-Mo halkını geri çekerek Hiung-nulardan uzaklara gitti. Kendisini kral olarak tahta çıkardı. Bundan sonra artık artık Hiung-nu sarayındaki kurultaya gitmedi. Bunun üzerine Hiung-nular üzerine atlı birlikler göndererek saldırdılar ama yenemediler. bunun üzerine Usun kralını bir Tanrı'nın gücünü tuttuğunu ve kendilerinden uzaklaştırdığını sandılar. Bunun için yine Hiung-nu idaresine girmiş saydılar, bundan sonra büyük bir akında bulunmadılar." Yine Çin kaynaklarında (Han-shu'da) benzer bir öykü daha anlatılmaktadır: "Usun kralının oğlu yeni doğmuştu. Oğlanın hocası Pu-chiou Yabgu çocuğu kucağına larak kaçtı ve çalıların arasına sakladı. Çocuğu beslemek için yiyecek aramaya gitti. Döndüğünde çocuğu bir dişi kurdun emzirdiğini gördü. gagasında et parçası taşıyan bir kara kuş (karga) da çocuğun çevresinde dolanıp duruyordu. Yabgu bunu görünce çocuğun kutlu olduğunu anladı. Onu alarak Hiung-nu hükümdarının yanına gitti. Hiung-nu hükümdarı onu görünce çok sevdi ağırladı ve büyüttü. Yüeçiler'in öldürdüğü Usun kralının oğlu yetişkin olunca, Hiung-nu hükümdarı babasının halkını ona verdi. Orduya komutan yaptı. Birkaç başarı kazandı. Bu sırada Kun-Mo güçlenmişti. Babasını öldüren Yüeçiler'den intikam almak için Hiung-nu hükümdarından izin istedi. Batıya doğru gitti ve Yüeçiler'e saldırarak onları yendi. Yüeçiler batıya doğru yeniden göç ettiler, Toharistan'a gittiler. Kun-Mo da kendi halkını topladı ve orada oturup kaldı. Ordusu ve savaş gücü gittikçe çoğaldı."

 

Usun tanımı, anlamı

 

Usunbike : Hüzünlü kadın

Usunmak : Yeğnilmek.

Transkripsiyon : Çeviri yazı.

Yarı göçebe : Hem yerleşik hem de göçebe hayatını birlikte yaşayan topluluk.

Anlatılmak : Anlatma işine konu olmak.

En azından : En azı ile, hiç olmazsa.

Kaynaklar : Ortaklığın anamalı dışında kalan ve anamal gibi işlem gören varlıklarının (yedek akçe ve yabancı kaynaklar gibi) tümü. İzmir kenti, Buca ilçesi, merkez bucağına bağlı bir yerleşim yeri.

Anlatılma : Anlatılmak işi.

Yerleşmiş : Müstakar (doğrusu: müstakır).

Yanı sıra : Birlikte. Yanında, beraberinde.

Hakkında : İlgili olarak, üzerine.

Beslemek : Yiyecek ve içeceğini sağlamak. Eklemek, katmak, çoğaltmak. Bir duyguyu gönülde yaşatmak. Bir şeyi korumak veya sağlamca durmasını sağlamak için çevresini veya altını desteklemek, doldurmak, pekiştirmek. Maddi yardım yapmak, desteklemek. Yetiştirmek. Yedirmek. Semirtmek.

Bulunmak : Bulma işine konu olmak. Bir yerde olmak. Herhangi bir durumda olmak.

Gittikçe : Zaman ilerledikçe, gitgide, giderek.

Bağlılık : Bağlı olma durumu, merbutiyet. Bağlılaşım. Birine karşı, sevgi, saygı ile yakınlık duyma ve gösterme, sadakat.

Yetişkin : Yetişmiş, olgunlaşmış. Evlenme çağına gelmiş (kimse). Gelişimin herhangi bir yönünde veya tümünde duraklama düzeyine erişmiş olan. Kanunların belirttiği belli bir yaşı aşmış, toplumsal sorumluluklarını bilme durumunda olan genç. Beden, ruh ve duygu bakımlarından olgunluğa erişmiş olan (kimse).

Kurultay : Ulusal ya da uluslararası bilimsel toplantı. Bir kuruluşun, gündemindeki sorunları, temel konuları konuşmak ve yeni kurullar seçmek üzere belli sürelerle veya gerektikçe yaptığı genel toplantı, kongre. Eski Türklerde devlet işlerinin görüşülüp karara bağlandığı meclis.

Hükümdar : Padişah, kral, hakan gibi taht sahibi devlet başkanı.

Tecrübe : Deneyim. Deney. Görgü.

Öldürme : Öldürmek işi.

Diğer dillerde Usturlab anlamı nedir?

İngilizce'de Usturlab ne demek ? : astrolabe