Vagon nedir, Vagon ne demek

Vagon; kökeni fransızca dilinden gelmektedir.

"Vagon" ile ilgili cümle örnekleri

  • "Protokole filan sığmamasına rağmen dönüşte beni tekrar vagonuna çağırttı." - A. Kabaklı

Vagon anlamı, tanımı:

Çekmeli vagon : Yükseltileri farklı iki nokta arasında çelik halatlarla ve motor gücüyle çalışan, iki vagonlu ulaşım aracı, füniküler.

Yataklı vagon : Kompartımanları tek veya çift yatak alacak biçimde düzenlenmiş vagon, yataklı.

Yemekli vagon : Trenlerde yolculara yemek servisi yapılmış olan vagon.

Sarnıç vagonu : Akaryakıt taşımaya yarayan deposu olan vagon.

Yük vagonu : Yük taşımada kullanılan vagon.

Vagonet : Yana veya arkaya doğru devrilebilen ve bazı toprak düzleme işlerinde kullanılan küçük vagon.

Yolcu : Yolculuğa çıkmaya hazırlanan kimse. Doğması beklenen çocuk. Yolculuğa çıkmış kimse. İyileşmesi umutsuz hasta. İşten çıkarılması beklenen kimse.

Taşımak : Duymak, hissetmek. Katlanmak, üstlenmek, yüklenmek, çekmek. Bir nesnenin ağırlığını yüklenmek. Bir şeyi bir yerden alıp başka bir yere götürmek. Boru, kanal vb. ile sıvı maddeleri bir yerden başka bir yere aktarmak. Üstünde bulundurmak. Giymek. Sahip olmak, özellik olarak bulundurmak.

 

Lokomotif : Tren vagonlarını çeken, tekerlekli, buharlı, elektrikli, termik motorlu veya sıkıştırılmış havalı makine.

Demir : Güçlü, kuvvetli, sert. Çıpa. Ayakkabı topuğuna veya ayakkabı burnuna aşınmayı önlemek için çakılan, özel olarak yapılmış madenden parça. Bu elementten yapılmış parça. Atom numarası 26, atom ağırlığı 55,847, yoğunluğu 7,8 olan, 1510 °C'de eriyen, mavimtırak esmer renkte, özellikle çelik, döküm ve alaşımlar durumunda sanayide kullanılmaya en elverişli element (simgesi Fe). Bu elementten yapılmış.

Aracı : İhracatçının ihracattan doğan alacaklarının büyük bir bölümünün malın yüklenmesinden hemen sonra, kalan kısmının ise para, malı alandan tahsil edildiğinde bir aracı banka tarafından ödenmesini sağlayan kredi veya yatırım tekniği. İki şey arasında bağlantı kuran kimse, vasıta. Ara bulucu. Üretici ile tüketici arasında alım satım konusunda bağlantı kuran ve bundan kazanç sağlayan kimse, mutavassıt, komprador.

Vagon ile ilgili Cümleler

  • Tren yedi vagondan oluşmuştur.
  • Vagon ve koltuk numarası biletin üzerinde yazılı.
  • Vagonlar yiyecek arayışı için her gün dışarı çıkıyorlardı.
  • Ali vagondan düştü.
  • Vagonda birkaç araç ve birkaç ekstra silah vardı.
  • Beş yüz vagon ile başladılar.
  • Vagonları onlar sürmüştü.
  • Tren on beş vagondan oluşuyor.
  • Onlar vagonları sürdü ve malzemeleri taşıdı.
  • Bu trenin kaç tane vagonu var?
  • Bu trenin bir yataklı vagonu var mı?

Diğer dillerde Vagon anlamı nedir?

İngilizce'de Vagon ne demek? : [vagón (m) ] n. wagon, coach, carriage; railway carriage; truck; car

n. car, carriage

Fransızca'da Vagon : wagon [le], fourgon [le]

Almanca'da Vagon : n. Wagen, Waggon

Rusça'da Vagon : n. вагон (M)

adj. вагонный