Valuing türkçesi Valuing nedir

  • Keşide etmek.
  • Önem vermek.
  • Paha biçmek.
  • Değer biçmek.
  • Değer biçme.
  • Değer vermek.
  • Değerini bilmek.
  • Değerinde.

Valuing ile ilgili cümleler

English: He is experienced in valuing antiques.
Turkish: O, antika değerlendirme konusunda deneyimlidir.

Valuing ingilizcede ne demek, Valuing nerede nasıl kullanılır?

Devaluing : Devalüe etmek. Devalüasyon yapmak. Paranın değerini düşürmek. Değerini düşürmek.

Overvaluing : Fazla değerlendirmek. Fazla kıymet biçmek. Fazla değerlemek. Kıymetinden fazlasını değerlendirmek. Fazla değer biçmek.

Revaluing : Değerini yükseltmek. Yeniden kıymet biçmek. (para) değerini yükseltmek. Yeniden değerlendirmek. Yeniden değer biçtirmek. Revalüe etmek. Yeniden değer biçmek.

Undervaluing : Az değer biçme. Küçümsemek. Değerini küçümseme. Küçümseme. Hafife almak. Hafife alma. Az değer biçmek.

Valu : Değer.

Valuates : Paha biçmek. Değer biçmek. Fiyat biçmek. Tahmin etmek.

Valuables : Değerli eşyalar. Mücevherler. Değerli şeyler.

Valuate : Değer biçmek. Tahmin etmek. Fiyat biçmek. Paha biçmek.

Valuable possessions : Bir kişinin sahip olduğu değerli şeyler. Yüksek kıymette olan varlıklar. Değerli varlıklar.

Valuably : Kullanışlıca. Değerlice. Karlıca. Büyük bir değerle. İşe yarar bir şekilde. Kıymetli bir şekilde. Değerli bir şekilde. Kullanışlı bir şekilde. Karlı bir şekilde. Kıymetlice.

 

İngilizce Valuing Türkçe anlamı, Valuing eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Valuing ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Give heed to : Kulak asmak. Dikkat etmek. Dikkatli olmak.

Drew : İkna etmek. Teşvik etmek. Silah çekmek. Almak. Yaklaşmak. Kura çekmek. Kağıt çekmek. Çekmek. Demlemek. Mississippi eyaletinde şehir.

As good as : Hemen hemen kesin. Neredeyse. Gibi. Aynı derecede iyi. Kadar iyi. Adeta. Aynen. Hemen hemen. Aynı kalitede.

Attach importance : Önem atfetmek. Önemsemek. Önemsiyor olmak. Azımsamamak.

Attach importance to : Önemsemek.

Apprize : Fiyat saptamak. (eski kullanım) tahmin etmek. Bildirmek. Bilgi vermek. Haberdar etmek. Haber vermek. Değerini yükseltmek. Söylemek.

Evaluation : Nüfus sayımlarının ortaya koyduğu verilere dayanarak, bir bölge ya da ülkenin gelecek yıllardaki nüfusunu ve niteliklerini saptamak amacıyla yapılan çalışmaların tümü. Değerleme. Kıymet takdiri. Kıymetlendirme. Herhangi bir dizgenin tasarım ve gerçekleşme aşamalarını izleyen işletim döneminde, gözetilen amaçlara, benzer amaçlar için daha önce kullanılan dizgelere göre başarı ölçümü, bk. dizge değerleme. Bilişim, coğrafya, eğitim, ekonomi alanlarında kullanılır. Bir şeyin nitelik ya da niceliği üstüne yapılan çalışma sonucu varılan yargı. aynı biçimdeki olayların, birtakım ölçünlere göre, önemini belirtme. türlü öğretim amaçlarının gerçekleşme oranını değişik yollarla ölçme ve ortaya çıkan sonuçlar üzerinde değer biçme. Malın ya da özdeklerin değerleri oranlanmak üzere düzenlenen yazılım. değer biçme. Ölçüm.

 

Priced : Fiyatlandırmak. Fiyatını belirlemek. Fiyatlandırılmış. Fiyatlandırılan.

Estimate : Tahmin. Tahmin etmek. Fikir edinmek. Takdir etmek. Teklif. Kestirim. İşi kabul etme. Oranlamak.

Dignifies : Büyütmek. Yüceltmek. Paye vermek. Şeref vermek. Onurlandırmak.

Valuing synonyms : feature, valorizations, appraisal, valued at, cares, valorize, esteeming, vigor, cherishing, appraises, assessment, pricing, appreciates, parturition, dignifying, evaluates, birth, values, cared, accentuate, evaluating, valorise, cherish, variable, assesses, treasured, treasures, estimate the price, care, treasuring, valorisation, evaluate, apprized.

Valuing zıt anlamlı kelimeler, Valuing kelime anlamı

Unvaried : Değişmemiş. Aynı kalmış.

Distant : Irak. Ağır. Samimiyetsiz. Uzaktan. İlgisiz. Irak (yer). Soğuk. Mesafeli. Uzakta. Uzak.