Variables türkçesi Variables nedir

Variables ile ilgili cümleler

English: Instead, I will turn to a discussion of the two economic variables I defined a moment ago.
Turkish: Onun yerine az önce tanımladığım iki ekonomik değişkenin tartışmasına döneceğim.

Variables ingilizcede ne demek, Variables nerede nasıl kullanılır?

All local variables as statics : Tüm yerel değişkenler durağan olarak.

Dynamic latent variables model : Dlv modeli. Devingen örtük değişkenler modeli.

Instrumental variables estimator : Araç değişkenler tahmincisi.

Latent variables model : Örtük değişkenler modeli.

Least squares dummy variables model : En küçük kareler kukla değişken modeli. Lsdv modeli.

Function of several variables : Çokdeğişkenli fonksiyon.

Cointegrated variables : Eştümleşik değişkenler.

Categorical variables : Kategorik değişkenler. Kategorik değişken.

Constructed variables : Oluşturulmuş değişkenler.

Bivariate random variables : İki değişkenli rastsal değişkenler.

İngilizce Variables Türkçe anlamı, Variables eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Variables ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Alternant : Seçenek.

 

Changefulness : Oynaklık.

Incoherences : Anlamsızlık. Anlaşılmazlık. Bağdaşmazlık. Dikişsiz konuşma. İpe sapa gelmeme. Evreuyumsuzluk.

Contradiction : Karşıtlık. Eytişimci düşünüşte her devinimin kaynağını, canlılığın kökenini ve gelişme ilkesini anlatan ulam; evren, doğa, toplum ve insanın gelişim yasası. İkilem. Zıtlık. Aykırılık. Yadsıma. Yalanlama. Hukuk, sosyoloji alanlarında kullanılır. İnkar.

Incongruities : İnsicamsızlık. Aykırılık. Uyuşmayan şey. Uygunsuzluk. Bağdaşmama. Faklılık. Uyuşmayan kısım. Uyumsuzluk.

Versions : Model. Alternatifler. Örnek. Rahimde bebeği çevirme (doğumda). Hikaye. Varyant. Sürümler. Versiyon. Yorum.

Conflict : Zıtlık. Bilgisayar, eğitim, tiyatro, uluslararası ilişkiler alanlarında kullanılır. Bağdaşmamak. Anlaşmazlık. Çekişmek. Tutmamak. Olay dizisinin gelişmesinde basamakları ortaya çıkaran kişiler arasındaki iç ve dış çatışmalar. bir oyun kişisinin kendi içindeki bunalımı. Uyuşmamak. Savaşmak. Oyun kişileri arasındaki çatışma. iç çatışma: tinsel olan çatışma. bir kişinin kendi kendiyle olan çatışması. dış çatışma: hareketlerle ve sözlerle olan çatışma. karşıt güçlerin ve duyguların çarpışması.

Changeability : İstikrarsızlık. Değişebilirlik. Kararsızlık.

Alteration : Değişiklik. Değişme. Değişim. Değiştirme. Tebdil. Değiştiri. Başkalaşma. Değişmişlik. Tadilat.

Divergences : Ayrılık. Tutmazlık. Mübayenet. Diverjans. Görüş ayrılığı. Farklılık. Fark. Tehalüf. Açılma.

Variables synonyms : proteus, clash of ideas, multivariate, cleavages, controversy, disagreeableness, discursiveness, factors, incoherence, disconnectedness, collisions, uncertain, cleavage, alterant, variable, discrepancy, versatile, abruptness, incoherency, incalculability, variant, choppiest, division, fitful, fickle, dissidence, ambivalent, disjointedness, unsettled, paradoxes, inequality, desultoriness, contrarieties.

 

Variables zıt anlamlı kelimeler, Variables kelime anlamı

Consistent : Kalıcı. Devamlı. Tutarlı. İstikrarlı. Birbirini tutar. Kıvamlı. Uyumlu. Uygun. Bağıntılı.

Invariable : Mütemadiyen. Değişmez. Daimi. Sabit kalan. Her zaman aynı olan. Sabit. Değişmeyen. İstisnasız. Sürekli. Devamlı.

Constant : Durağan. Sadık. Sebatkar. Konstant. Vefalı. Israrlı. Sürekli. Bir denklem, fiziksel yasa vb. bulunup, değeri değişmeyen sayı ya da simge. Sabit şey. Sebatlı.

Variables antonyms : unvaried.