Vendace türkçesi Vendace nedir

  • Lezzetli bir göl balığı.

Vendace ingilizcede ne demek, Vendace nerede nasıl kullanılır?

Vendable : Satılabilir. Ticareti yapılabilir. Pazarlanabilir. Satılır.

Vend : Satmak. İşportacılık. İşportada satmak. İşportacılık yapmak. Satma teklifinde bulunmak. İşporta işini yapma. Satıcılık yapmak.

Vended : İşportacılık yapmak. Satıcılık yapmak. Satmak. Satma teklifinde bulunmak.

Vendee : Alıcı. Müşteri.

Vendeen sheep : Vendeen koyunu. Batı fransa’nın vendèen bölgesi yakınlarında southdown koçları ve yerel yerli koyunların kullanılmasıyla geliştirilen, yüz ve bacaklar koyu kahve renkte, boynuzsuz koyun ırkı.

Vending machine : Otomat makinası. Para ile çalışan satış otomatı. İçindeki malları satın alabilmek için madeni para ya da jeton kullanılan makine. Otomatik satış makinesi. Otomat. Satış makinesi. Mal satmak için kullanılan makine. Otomat makinesi.

Vendibles : Satışı kolay. Satılabilir.

Vending : Bir otelde veya motelde otomatik satış makinelerinin bulunduğu alan. İşporta. Gezici olarak açıkta yapılan kayıt dışı satış.

Vendees : Alıcı. Müşteri.

Vendible : Satışı kolay. Satılabilir.

İngilizce Vendace Türkçe anlamı, Vendace eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Vendace ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

 

Be : Alaşımların hazırlanmasında kullanılan hafif bir metalik kimyasal element. Anlamına gelmek. Bulunmak. Olmak. -dir. Kalmak. Mal olmak. Berylliumb (berilyum). Var olmak. -dı.

Peril : Tehlikeye atmak. Tehlike. Tehlike doğuran nedenler. Muhatara. Zarar doğuran nedenler. Tehlikeye uğrama. Vahamet. Risk.

Jeopardize : Tehlikeye sokmak. Riske atmak. Tehlikeye koymak. Tehlike yaratmak. Birini tehlikeye atmak. Tehlikeye atmak.

Threat : Korkutma. Gözdağı. Tehlike işareti. Tehdit. Korku. Tehdit etmek. Adak. Tehlike.

Jeopardise : Tehlikeye koymak. Tehlikeli duruma sokmak. Riske atmak. Tehlikeli durumda bırakmak. Tehlike yaratmak. -in emniyetini veya güvenliğini tehlikeye atmak. Tehlikeye sokmak. Birini tehlikeye atmak. Tehlikeye atmak. -in başarısını tehlikeye atmak (ayrıca jeopardize).

Endanger : Tehlikeye düşürmek. Tehlikeye sokmak. Tehlike yaratmak. (kendisini veya) başkasını tehlike ile karşı karşıya bırakmak. Tehlike oluşturmak. Tehlike etkisinde bırakmak. Kayıp vermek. Tehlikeye atmak. Zarar vermek.

Danger : Korku. Tehlike. Risk. Varta. Tehdit. Çekince. Tehlikeli.

Exist : Bulunmak. Meri olmak. Kalmak. Mevcut olmak. Kaim olmak. Var olmak. Yaşamak. Hayatta olmak. Geçinmek. Olmak.

Threaten : Tehlike belirtisi olmak. Korkutmak. -e işaret etmek. Habercisi olmak. Gözünü korkutmak. Tehdit etmek. Tehditte bulunmak. Gözdağı vermek.

Imperil : Tehlikeye atmak. Tehlikeye sokmak. Tehlikeye düşürmek.

Vendace synonyms : yellow peril.

Vendace zıt anlamlı kelimeler, Vendace kelime anlamı

Untwist : Açmak. Çözmek için zıt yönde döndürmek. Çözmek. Halletmek. Bükümünü açmak. Açılmak. İplerini ayırmak. İplerini çözmek.

 

Unravel : Çözülmek (zor bir şey). Sökmek (örgü). Sökülmek (örgü). Zor bir şeyi çözmek. Çözülmek. Ortaya çıkarmak. Sökülmek. Sökmek. Açmak. Çözmek.

Unknot : Bağlanmış bir ipi veya halatı çözmek. Bir düğümü açmak. Bir düğümü çözmek.

Vendace antonyms : untwine.

Vendace ingilizce tanımı, definition of Vendace

Vendace kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : A European lake whitefish (Coregonus Willughbii, or C. Vandesius) native of certain lakes in Scotland and England. It is regarded as a delicate food fish. Called also vendis.