Vered türkçesi Vered nedir

  • Bir bayan ismi (ibranice).

Vered ile ilgili cümleler

English: A foolish misunderstanding severed their long friendship.
Turkish: Salakça bir yanlış anlaşılma yüzünden uzun yıllar süren arkadaşlıkları bitti.

English: After several hours of labor, she delivered a lovely healthy baby.
Turkish: Birkaç saatlik doğum sancısından sonra, güzel sağlıklı bir bebek doğurdu.

English: A fresh layer of snow covered the street.
Turkish: Taze bir kar tabakası caddeyi kapladı.

English: A total solar eclipse, or a complete blocking out of the Sun's light, can only be seen by those who live in the area covered by the umbra. People who live in the area of the Earth covered by the penumbra will see a partial eclipse.
Turkish: Güneş tutulması ya da güneşin ışığını tam engelleme, güneş lekesinin karanlık ortasıyla kaplanmış alanda yaşayanlar tarafından görülür. Yarı gölge tarafından kaplanmış dünya alanında yaşayan insanlar bir kısmi tutulma görecektir.

English: According to the doctors, Moustapha has not recovered yet.
Turkish: Doktorlara göre, Mustafa henüz iyileşmiş değil.

Vered ingilizcede ne demek, Vered nerede nasıl kullanılır?

Vered yeriho : Eriha vadisi'nde komünel yerleşke.

Be covered : Örtülmek. Kaplanmak. Kapanmak.

 

Be covered with dust : Toz ile kaplanmak. Toz ile kaplı olmak. Tozla kaplı olmak. Tozla kaplanmak.

Be covered with ice : Buz bağlamak. Buz tutmak.

Be delivered of : -den çıkarılmak. -den kurtarılmak. -den serbest bırakılmak. Doğurmak.

Chocolate covered tablet : Çikolata kaplamalı tablet. Tabletlerin yapısında bulunan etkin veya yardımcı maddeleri havanın nem ve rutubetinden korumak ya da bunlara ait kötü tat veya kokuyu maskelemek için hazırlanmış tablet.

Covered drain : Kapalı dren.

Be discovered : Açığa çıkarılmak. Keşfedilmek. Ortaya çıkarılmak. Bulunmak.

Chicken livered : Ödlek. Tavşan yürekli. Korkak.

Being covered : Örtülme. Örtülü olma. Örtüsü olma. Örtülmüş olma. Sarılmış olma. Örtüyle kaplanmış olma. Tesettür.

İngilizce Vered Türkçe anlamı, Vered eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Vered ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Benzodiazepine : (tıp veya medikal terimi) yatıştırıcı olarak kullanılan gruba ait bileşimlerden herhangi biri. Benzodiazepin.

Harried : Rahatsız. Bezgin. Rahatsız edilerek sinirlendirilmiş. Yorgun. Rahatsız etmek. Kızgın. İşkence görmüş. Canı sıkkın.

Midazolam : Midazolam. Suda çözünen ve genel anestezinin uzatılması için kullanılan imidazol grubu içeren bir benzodiazepin.

Pestered : Asıntı olmak. Musallat olmak. Kafa ütülemek. Rahat vermemek. Bela olmak. Alabanda olmak. Askıntı olmak. Sıkmak. Balta olmak. Rahatsız etmek.

Harassed : Bezdirmek. Sıkmak. Yorgun. Rahatsız etmek. Yılmış. Çok yormak. Canına okumak. Taciz etmek.

Annoyed : Sinirlendirilmiş. Rahatsız edilerek sinirlendirilmiş. Rahatsız edilmiş. Sinirlenmiş. Rahatsız olmuş. Kızgın. Sinirli.

 

Troubled : Sıkıntılı. Kederli. Sorunlu. Sorun edilen. Tedirgin. Tasalı. Dert sahibi. Meraklı. Sıkkın. Belalı.

Vered zıt anlamlı kelimeler, Vered kelime anlamı

Untroubled : Sıkıntısız. Rahat. Sakin. Dertsiz. Endişesiz. Durgun. Kaygısız.

Easy : Huzurlu. Rahat. Susun. Kolayca. Zahmetsiz. Bir oyun çalışması olurken yapılan ihtar. Rahatlıkla. Zevkli. Yavaş. Sakin.