Troubled türkçesi Troubled nedir
- Tasalı.
- Sorunlu.
- Dert sahibi.
- Tedirgin.
- Sorun edilen.
- Belalı.
- Sıkıntılı.
- Kederli.
- Rahatsız.
- Üzgün.
- Bulanık.
- Meraklı.
- Sıkkın.
Troubled ile ilgili cümleler
English: I am sorry to have troubled you.
Turkish: Sizi rahatsız ettiğim için üzgünüm.
English: Ali was a troubled child.
Turkish: Ali sorunlu bir çocuktu.
English: I felt very troubled by the news.
Turkish: Haberden çok rahatsız oldum.
English: Ali doesn't look troubled at all.
Turkish: Ali hiç sıkıntılı görünmüyor.
English: Fred was very troubled by his wife's nagging.
Turkish: Fred, karısının dırdırından çok rahatsız idi.
Troubled ingilizcede ne demek, Troubled nerede nasıl kullanılır?
Troubled waters : Bulanık sular. Karışık durum. Belirsizlik.
Be troubled about : Yana dertli olmak. Üzülmek.
Be troubled with : Rahatsız olmak. Rahatsızlık duymak.
Cast oil on troubled waters : Sakinleştirmek. Pürüzleri gidermek.
Fish in troubled water : Bir kimsenin sıkıntılı bir durumu kendi avantajı için kullanması. Bulanık sudaki balık.
To fish in troubled waters : Çamurda pislikte kazmak. Kirli sularda balık avlamaya gitmek. - hakkında karalamak. Problemli sularda balık avlamak. - için mücadele etmek.
Trouble free : Sorunsuz. Üzgüsüz.
Pour oil on troubled water : Heyecanı yatıştırmak.
Wear a troubled look : Yüzünde kaygı belirtisi olmak. Endişeli görünmek.
Be troubled : Dert sahibi olmak. Dertlenmek. Derde düşmek. Derdi olmak. Merak etmek. Üzülmek.
İngilizce Troubled Türkçe anlamı, Troubled eş anlamlısı
Sözcükler, direkt olarak Troubled ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.
Disgruntled : Hoşnutsuz. Ters huylu. Huysuz. Şikayetçi. Canı sıkkın. Canı sıkılmış. Kırgın. Düş kırıklığına uğramış.
Goosier : (argo terim) gıdıklanır. Gergin. Ahmak. Kaza ait veya ilgili. Kaza benzeyen. Kaz gibi. Aptal. Sinirli. Kaza özgü.
Amateur : Amatör. Deneyimsiz kimse. Özenci. Tiyatroya özenen, tiyatroyu sevdiği için yönelen, tiyatro eğitiminden geçmemiş ve meslekten olmayan kişi. Hevesli. Beceriksiz. Hiç bir çıkar ve kazanç gözetmeksizin kılıçoyunu ile uğraşan, bunu beğeni için yapan kimse.
Amateurs : Hevesli. Amatör.
Hag ridden : Büyüye kapılmış.
Careworn : Dertli. Bitkin. Endişeden bitkin. Üzüntüden bitmiş.
Uneasy : Endişeli. Endişelendirici. Rahatsız eden. Endişe verici. Rahatsız edici. Kaygılı. Huzursuz.
Bored : Delinmiş. Canı sıkılmış. Delik. Bunalmış. Sıkılmış. (canı) sıkılmış. Bezgin. Bıkkın.
Fretful : Huysuz. Aksi. Sinirli. Ters.
Unquiet : Çalkantılı. Sessiz olmayan. Sesli. Gürültülü. Muzdarip. Huzursuz. Kargaşalı.
Troubled synonyms : hard put, tempest tossed, care laden, tempest tost, tempest swept, dampy, austere, connoisseurs, in the rough, drearier, doleful, bugs, chopfallen, buff, peskiest, clouded, harassed, cloudiest, hard bitten, addicting, blue, in a bad way, hard pressed, disconsolate, dreariest, illest, dismal, disruptive, buffs, ailing, hagridden, tragical, cloudily.
Troubled zıt anlamlı kelimeler, Troubled kelime anlamı
Quiet : Sakinleştirmek. Bilgisayar, sinema, televizyon alanlarında kullanılır. Susmak. Dingin. Kuytu. Durgun. Gürültüsüz. Yatıştırmak. Sakin. Yatışmak.
Untroubled : Sakin. Dertsiz. Rahat. Sıkıntısız. Kaygısız. Endişesiz. Durgun.
Unconcerned : Kaygısız. Aldırmaz. İlgisiz. Kayıtsız.

Bu kısımda Troubled kelimesinin türkçesi nedir? ingilizcede Troubled ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik olarak hemen sorabilir, daha sonra kısaca ingilizce Troubled anlamı, açılımı ya da türkçe kelime anlamı hakkında bilgiler verebilir veya dilerseniz Troubled ile ilgili cümleler sözler yazılar ile ingilizce türkçe çeviri sözlük anlamları paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.