Fretful türkçesi Fretful nedir

Fretful ingilizcede ne demek, Fretful nerede nasıl kullanılır?

Fretfully : Öfkeyle. Endişeli bir şekilde. Huysuz bir şekilde. Tedirgin bir şekilde. Sinirli bir biçimde. Huysuz.

Fretfulness : Kızdırma. Endişeli olma durumu. Sinirlilik. Huysuzluk.

Fret and fume : Söylenmek. Mırıldanmak.

Fret saw : Oyma testere. Kıl testeresi. Oyma testeresi. Kıl testere.

Fret : Üzülmek. Sıkılmak. Sinirlendirmek. Yıpratmak. Sıkmak. Endişelendirmek. Telli çalgılarda klavye üzerinde notaların yerlerini belirlemek amacıyla bölümlenmiş ve parmakla basılan aralık. Kemirmek. Perdeleri birbirinden ayıran demirler. Perde demiri.

Frettiest : Hırçın. Aksi. Kaygılı. Huzursuz. Huysuz. Endişeli. Sinirlenmiş.

Fretted : Perde demiri bulunan telli çalgı türü. Nakış ile süslenmiş. Süslenmiş. Canı sıkkın. Perdeli. Aşınmış. Süsleyici modeller ile dekore edilmiş. Tedirgin. Endişeli. Telli çalgılarda perde boğumu.

Fretsaw : Makineli oyma testeresi. Kıl testere. Uzun dişli ağzı olan testere. Motorlu oyma testeresi. Mekanik oyma aygıtı. Dekupaj testeresi.

Fretboard : Gitar sapının tellerin de geçtiği parmakla basılan ön yüzü. Perdeli klavye. Klavye. Perdeleri olan telli algı sapı.

Fretty : Oyma işi ile dekore edilmiş. Çapraz giden ve birbirinin içine giren birlikte örülmüş diyagonal çizgiler ile kaplanmış.

 

İngilizce Fretful Türkçe anlamı, Fretful eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Fretful ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Contra : Karşı. Hesabın alacak bölümü. Karşı olarak. Kontra. Aksine. Karşı, zıt. Zıt.

Doleful : Mahzun. Üzüntülü. Hüzünlü. Kasvetli. Üzgün. Efkarlı. Kederli. Acılı. Keyifsiz.

Crankier : Alıngan. Dengesi her an bozulabilir. Laçka. Gevşek. Asabi. Çabuk sinirlenen. Garip.

Bad tempered : Huylu. Kötü huylu.

Crotchety : Acayip. Dırdırcı. Tuhaf. Garip.

Geared up : Hazırlanmak. Çalışma etkinliği arttırmak. Etkinliği arttırmak. Hızlanmak. Endişeyle bekleyen. Vitesi yükseltmek. Niteliğini yükseltmek. Heyecanlı bir durumda olan. Gergin.

Back : Geçmişe. Geriye. Savunucu. Arkalık. Arkasını imzalamak. Ayak arkası. Kasalı çalgılarda kasanın arka tarafında kalan ve genellikle birbirine yapıştırılmış iki simetrik parçadan oluşan ağaç tabakası. Gövdenin, ense ile kuyruksokumu arasındaki ve ayrıca cimnastikte bir devinim grubunun alanı olan bölümü. Art. Önce.

Annoying : Taciz edici. Rahatsız edici. Can sıkıcı. Sinir bozucu. Başağrıtıcı. Göze batan. Kızdırıcı. Sinirlendirme. Sinirlendirici. Musallat.

Querulous : Şikayet eden. Titiz. Sızlanan. Söylenen. Dırdırcı. Şikayetçi. Yakınan. Mızmız.

Constrained : Zoraki. Rahatsız. Yapmacık. Zorlanmış. Zorlamalı. Doğal olmayan davranış. Alışılmadık.

Fretful synonyms : whiney, crabby, annoyed, bellicose, churlish, dismal, as cross as two sticks, dampy, dismals, bear like, apoplectical, awry, amiss, cornered, blistering, backward, distressful, carnaptious, apoplectic, whiny, crabbier, adverse, bolshy, crankiest, angry, antis, cantankerous, fidgety, complaintive, anti, discomposedly, bristliest, crabbiest.

 

Fretful zıt anlamlı kelimeler, Fretful kelime anlamı

Relaxed : Gevşek. Gevşemiş. Gevşemiş (kişi). Yumuşamış. Rahatlamış.

Uncomplaining : Şikayet etmeyen. Sabırlı.

Fretful ingilizce tanımı, definition of Fretful

Fretful kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : Peevish. Ill-humored. Angry. In a state of vexation. As, a fretful temper. Disposed to fret.