Vertebral foramen türkçesi Vertebral foramen nedir

  • Omurların ortasında bulunan ve içinden omuriliğin geçtiği omurilik merkez kanalını oluşturan delik.
  • Biyoloji alanında kullanılır.
  • Omur deliği.

Vertebral foramen ingilizcede ne demek, Vertebral foramen nerede nasıl kullanılır?

Vertebral : Omurlarla ilgili. Omurlu. Omurga kemikleri ile ilgili. Omur.

Foramen : Çatlak. Biyoloji, veterinerlik alanlarında kullanılır. Açıklık. Ağız. Boşluk. Gözenek. Geçit. Yarık. Delik. Yumurta kabuğundaki mikropil, kemik veya zarsı yapılardaki küçük delikler gibi herhangi bir açıklık. foramen.

Vertebral canal : Omurilik merkez kanalı. Omurganın ortasından geçen ve içinde omurilik uzanan kanal. ependim kanalı.

Vertebral column : Vertebral kolon. Bel kemiği. Omurga. Belkemiği. Hayvanların sırt bölgesinde bulunan ve eğe kemikleri ile etraf iskeletini taşıyan omurlardan oluşan sütun.

Vertebral joint ankylosis : Bir omur ekleminin hareket yeteneğinin kaybolması, spondilozis. Omur eklemi ankilozu.

Vertebral osteomyelitis : Omur osteomiyelitisi. Omurların kimi irin yapıcı mikroorganizmalardan kaynaklanan enfeksiyona bağlı yangısı.

İngilizce Vertebral foramen Türkçe anlamı, Vertebral foramen eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Vertebral foramen ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

 

Abambulacral area : Derisi dikenlilerin tüp ayak taşımayan ve genellikle madreporitin de yer aldığı vücut bölgesi. Abambulakral bölge.

Aardvarks : Damarlı dişliler. Memeliler (mammalia) sınıfının, etenliler (placentalia) alt sınıfından, az sayıda ve sütun biçiminde sıralanmış ve her birinin bir kanalı olan minesiz ve köksüz dişleri olan, ağızları boru biçiminde uzamış, kulakları büyük, seyrek kıllı, parmaklarında büyük kanca şeklinde tırnakları olan türlere sahip bir takım. Yer domuzugiller. Memeliler (mammalia) sınıfının, damarlı dişliler (tubulidentata) takımından, vücutları aralıklı olarak kıllarla örtülü, parmakları ve kulakları büyük, kanca tırnaklı türleri içine alan bir familya. Yerdomuzu.

Abacus bodies : Abacus cisimcikleri. Dişteki odontoblast hücrelerinde içleri muntazam dizilmiş kalsiyum granülleri ve kollagen öncülerini içeren golgi kesecikleri.

Aardwolf : Bir sırtlanın özelliklerine sahip ve esas olarak böceklerle özellikle termitlerle beslenen güney ve doğu afrika yerlisi çizgili memeli. Yeleli sırtlan. Etçiller (carnivora) takımının, sırtlangiller (hyaenidae) familyasından, 80 cm kadar uzunlukta, 30 cm kadar kuyruğu olan, bütün sırtı boyunca uzanan bir yelesi olan, kuzey afrika'da yaşayan bir tür.

A cell : A hücresi. Mayalarda eşeyli üreme sırasında alfa hücresiyle beraber zigotu oluşturan hücre.

A cells : Alfa hücreleri. Pankreasın langerhans adacıklarında glukagon salgılayan, içlerinde özel boyalarla boyanan, fevkalade parlak, alkolde çözünmeyen, kırmızı renkli granüller bulunan, az sayıdaki hücre. a hücreleri. hipofiz bezinin ön lobunda (pars distalis) yer alan, içlerinde asidofil granüller taşıyan, boyayı emen, büyüme hormonunu salgılayan bez hücreleri. asidofil hücreler. 3.mayalarda eşeyli üreme sırasında a hücresiyle beraber zigotu oluşturan hücre. A hücresi.

 

Abiotic environment : Organizmanın topografi, jeoloji, iklim ve inorganik besin maddeleri gibi biyolojik olmayan faktörlerden oluşan çevresi. Organizmanın topografi, jeoloji, iklim, inorganik besin maddeleri gibi biyolojik olmayan faktörlerden oluşan çevresi. Cansız çevre. Abiyotik çevre. Abiyotik ortam.

A site : Ribozomun üzerinde amino asit taşıyan taşıyıcı rna ların bağlandığı yer. aminoasil yeri, aminoaçil yeri. A yeri.

Abo blood groups system : Abo kan grupları sistemi. Dokuz numaralı insan kromozomunda bulunan ve kırmızı kan hücresinde belli antijenleri gösteren bir alel sistemi.

Vertebral foramen synonyms : spinal foramen, a chromosome, abiotic factor, abramis zone, a protein, abductor muscle, foramen vertebrale, aardvark, acacia.