Victoriana türkçesi Victoriana nedir

  • Viktorya dönemi koleksiyon parçası.
  • Viktorya döneminden kalma özellikler taşıyan moda kıyafeti (yüksek fırfırlı yakalar, şallar, güneş şemsiyeleri, vb. gibi).
  • Viktorya dönemi sanat eseri (mobilya gibi).

Victoriana ingilizcede ne demek, Victoriana nerede nasıl kullanılır?

Victorian period : Viktoria dönemi.

Victorian : Viktoria dönemine ait. Muhafazakar.

Victorians : Viktoria döneminde yaşamış kimse. Muhafazakar.

Victoria falls : Güney orta afrika'da zimbabve ve zambia arasında büyük şelale. Viktorya şelaleleri. Victoria şelaleleri.

Lake victoria : Afrika'da bulunan en büyük tatlı su gölü (doğu afrika'da). Victoria gölü.

Victor hess : Victor franz hess (1883-1964). Avusturya asıllı abd'li fizikçi. 1936 nobel ödülü sahibi.

Queen victoria : (1819-1901) 19'uncu yüzyıl sonlarına doğru büyük britanya'nın kraliçesi. Kraliçe viktorya.

Victorious troops of mohammed : Asakir-i mansure-i muhammediyye.

Victories : Utku. Galibiyet. Başarı. Zafer.

Victoria : Körüklü gezinti arabası. Avustralya'da eyalet. Viktoria. Nilüfer. Dört tekerlekli. Üstü açılır kapanır hafif at arabası. Teksas eyaletinde şehir. Kadın ismi. Virginia eyaletinde yerleşim yeri. Minnesota eyaletinde şehir.

İngilizce Victoriana Türkçe anlamı, Victoriana eş anlamlısı

 

Sözcükler, direkt olarak Victoriana ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Aggregation : Agregasyon. Kümelenme. Hücrelerin yuvarlaklaşması ve üzüm salkımı biçiminde bir araya toplanması. birleştirme, toplayıp yığma, kümelenme, kan pulcuklarının kümelenmesi gibi. Yığın. Birikim. Toplanma, bir araya gelme, kümeleşme. saldırı, canlılar arasında beslenma, çiftleşme, yuva alanının korunması gibi savunma, korku veya rekabetle ilgili davranışlar. Bir araya gelme. Yığışım. Yığışma. Biyoloji, veterinerlik alanlarında kullanılır.

Accumulation : Yığılma. Toplumların ekinsel varlıklarının gelişip genişlemesi ve uygarlık düzeyinin yükselmesi süreci. Birikinti. Yığın. Birikme. Yığma. Ürem ve diğer kazançların ana paraya eklenmesi. bir amaç için para biriktirme. Mal ve sermayenin toplanıp çoğalma süreci. tasarrufların yeni yatırımlar şeklinde sermaye stokuna eklenmesi. işletme karının kar payı olarak dağıtılmayıp özkaynağa eklenmesi. Toplama. Birikim.

Assemblage : Meclis. Topluluk. Toplanma. Toplama. Toplantı. Kalabalık. Bir araya toplanma. Bir araya toplama. Küme. Montaj.

Collection : Tahsilat. Para alımı. Toplama. Derlem. Toplanmış yardım. Bir alacak veya borcun ödenmesiyle hesabın kapatılması. (collection) mali ve ticari belgelerin, alınan talimat uyarınca ödenmesinin ve/veya kabulünün sağlanması, ödeme ve/veya kabul karşılığında veya diğer koşullara bağlı olarak belgelerin teslimi için bankalarca işlem yapılması. Bilişim, iktisat, ekonomi alanlarında kullanılır. Tahsil. Tecimsel bir belgitte, bir arıtma belgitinde ya da bir başka ödeme belgitinde yazılı paranın alınması, para alma. Para toplama.