Viewers türkçesi Viewers nedir

Viewers ile ilgili cümleler

English: Television enlightens the viewers as well as entertains them.
Turkish: Televizyon izleyicileri eğlendirmesinin yanı sıra onları aydınlatır.

English: My video channel on YouTube has a wide viewership.
Turkish: YouTube'taki video kanalımın çok sayıda izleyicisi var.

Viewers ingilizcede ne demek, Viewers nerede nasıl kullanılır?

Tv viewers : Televizyon izleyicisi.

All reviewers : Tüm gözden geçirenler.

Interviewers : Görüşmeyi yapan. Röportajcı. Görüşmeci. Görüşmeyi yapan kimse. Röportaj yapan kimse. Muhabir. Karşılıklı görüşme yapan kimse. Röportör. Mülakatı yöneten kimse. Görüşme yapan kimse.

Reviewers : Eleştirici. Eleştirmen. Gözden geçirenler.

Viewer memory management : Görüntüleyici bellek yönetimi.

Outside in viewer technology : Görüntüleyici teknolojisi.

Windows clipboard viewer application file : Windows pano görüntüleyicisi uygulama dosyası.

Browse for media viewer title : Ortam görüntüleyici için gözat.

Microsoft powerpointer viewer setup : Microsoft powerpointer görüntüleyici kur.

New media viewer title : Yeni ortam görüntüleyici başlığı.

İngilizce Viewers Türkçe anlamı, Viewers eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Viewers ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

 

Spectators : İzleyiciler. Bir film gösterimine izleyici olarak katılan kimseler, izleyici topluluğu; genel olarak izleyici. tv. televizyon yayınlarını toplu olarak izleyen kimseler. Toplu olarak bir yerde aynı oyunu ya da gösteriyi, gözle görünen bir durumu, kişiyi, olayı, tiyatro yapıtı içinde seyreden kişi. Sinema, televizyon, tiyatro alanlarında kullanılır.

Filmgoer : Sinema seyircisi. Sinema, televizyon alanlarında kullanılır. Sinemaya giden, filmi izleyen kimse. televizyon yayınını izleyen kimse. Sinemaya giden. Sinemada film seyretmeye giden kimse. Sinemalara giden kimse. Filme giden.

Observers : İtaat eden kimse. Gözlemciler. Gözlemci. Gözetmen. Gözcü.

Publics : Bar (ingiliz ingilizcesi). Halk. Kamu. Bar. Umum. Ahali. Birahane (ingiliz ingilizcesi). Otel. Seyirciler.

Televiewer : Televizyon izleyicisi. Sinema, televizyon alanlarında kullanılır. Televizyon seyircisi. Sinemaya giden, filmi izleyen kimse. televizyon yayınını izleyen kimse.

Beholders : Seyreden. Bakan kimse.

Hanger on : Dalkavuk. Yağcı. Beleşçi. Hayran. Asalak. Yalaka. Çanak yalayıcı. Ahtapot.

Tracer : Kaybolan bir eşyanın bulunması için soruşturma talebi. Teknik ressam. İz bırakan şey. Terzi ruleti. Bir fiziksel ya da kimyasal süreç içindeki değişimleri izlemek için renk, ışınetkinlik gibi kimi özelliklerinden yararlanmak üzere ortama katılan ve kendisi olayı etkilemeyen özdek. İzleyen. Araştırma yazısı. Kopyalayıcı. Bk. ışınetkin izleyici. Fizik, kimya alanlarında kullanılır.

Moviegoer : Sinemaya giden. Sinema seyircisi. Filmlerin iyi ya da kötü oluşuna bakmaksızın, sürekli olarak sinemaya giden kimse, sinema tiryakisi. Sinema düşkünü. Sinemaya giden kişi. Filme giden. Sinema, televizyon alanlarında kullanılır. Sinemaya giden, filmi izleyen kimse. televizyon yayınını izleyen kimse.

 

Viewers synonyms : viewing audience, onlookers, spectator, cinemagoer, audience, bystander, looker on, onlooker, ci nemagoer, patron, observer, public, tv audience, bystanders, audiences, looker, beholder.