Vinegar türkçesi Vinegar nedir

Vinegar ile ilgili cümleler

English: Bring me the vinegar and oil, please.
Turkish: Bana sirke ve yağ getir lütfen.

English: French fries without vinegar, please.
Turkish: Sirkesiz patates kızartması, lütfen.

English: Use lemon juice instead of vinegar.
Turkish: Sirke yerine limon suyu kullan.

English: Please bring me vinegar and oil.
Turkish: Lütfen bana sirke ve yağ getir.

English: Bring me vinegar and oil, please.
Turkish: Bana sirke ve yağ getirin lütfen.

Vinegar ingilizcede ne demek, Vinegar nerede nasıl kullanılır?

Vinegar cup : Sirke fincanı.

Vinegar eel : Sirke kurdu. 1-4 mm. uzunluğunda olup, sirke, şarap, mayalı hamur gibi ekşimeye uğramış bitkisel ortamlarda yaşayan ve insan üreme örgenlerinin raslansal asalağı da olabilen küçük solucan. (hayvan, özellikle tarımsal bitki sağlığı yönünden önem taşıyan yakın türleri de vardır.).

Vinegar ell : Yuvarlak solucanlar (aschelminthes) sınıfının, iplik solucanları (nematodes) takımından, 1-2 mm kadar uzunlukla, sirke içinde yaşayan bir tür. Sirke iplik solucanı.

Vinegar flies : 3-4,5 mm. boyunda, ekşi ve çürük bitkisel besinleri seven, sarımsı esmer sinekler familyası. Sirke sinekleri.

Vinegar fly : Sirke sineği. Meyve sineği. Sirkesineği. Böcekler (ınsecta) sınıfının, ikikanatlılar (diptera) takımından, 2-3 mm uzunlukta, sirke ya da çürük meyvelerin bulunduğu yerlerde yaşayan, kalıtım araştırmalarında deney hayvanı olarak çok kullanılan bir eklem bacaklı türü. sirke sineği. Sirke sinekleri familyasından olup, ekşimiş bitkisel maddelere düşkün, kirlice sarı renkli, 3-4 mm. uzunluğunda çiftekanatlı. (bilimsel deneme hayvanı olarak da kullanılan bu sineğin kurtçukları, insan sindirim aygıtının raslansal asalağı olabiliyor.).

 

Mother of vinegar : Sirke tortusu.

Natural vinegar : Doğal sirke. Doğal olarak yapılmış olan sirke.

Vinegariness : Suratsızlık.

May i have some vinegar : Biraz sirke alabilir miyim.

Balsamic vinegar : Balzamik sirke. Balzemik sirke. Çok kuvvetli koyu ve tatlı bir sirke.

İngilizce Vinegar Türkçe anlamı, Vinegar eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Vinegar ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Moroseness : Aksilik. Huysuzluk. Karlı.

Sullenness : Kasvet. Aksilik. Asık suratlılık. Sıkıcılık. Terslik.

Saturninity : Hüzünlülük. Asık suratlılık. Bedbahtlık. Kasvetli olma. Kasvet. Sıkıntılı olma. Gam. Kasvetlilik. Sıkıntı.

Acid : Kırıcı. Alkali maddenin tersi özellikler taşıyan, turnusolün mavi rengini kırmızıya çeviren, suda eridiği zaman hidrojen iyonları meydana getiren hidrojenli bileşik. Acı (söz). Biyoloji, fizik, kimya, madencilik, veterinerlik alanlarında kullanılır. Bir çözeltiye hidrojen iyonu veren, suda çözündüğü zaman hidrojen iyonları açığa çıkaran, bileşimindeki hidrojenin yerine herhangi bir mineral alarak tuz meydana getirebilen ve turnusolün mavi rengini kırmızıya çevirme özelliği olan hidrojenli bileşim. Asit. Lsd. Dokunaklı. Çözününce hidrojen yükünleri veren özdek. Ekşime.

 

Acerb : Acılı ekşi. Acı. Sert.

Impetus : İtici güç. Teşvik. Saik. Hız. Yüreklendirme. Dürtü. Güdü. Güç. Zor.

Peps : Canlılık. Azim. Çeviklik. Şevk. Güç. Gayret.

Dint : Ufak çukur açmak. Ufak oyuk. Ufak çukur. İz. Çizgi. Çentik. Çizik.

Chili vinegar : Çili sirkesi.

Grumpiness : Hırçınlığı üstünde. Aksiliği tutmuş. Terslik.

Vinegar synonyms : cider vinegar, sulkiness, guts, sourness, dinted, wine vinegar, pith, emphasis, energies, citric, acidulous, vinegars, acetous, acescent, acrid, vinegariness, vinegarishness, harder, lives, breath of life, birr, action, crustiness, hard, sourer, vinaigrette, acetic acid, impetuses, drive, sulks, hardest, sulked, activity.

Vinegar ingilizce tanımı, definition of Vinegar

Vinegar kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : A sour liquid used as a condiment, or as a preservative, and obtained by the spontaneous (acetous) fermentation, or by the artificial oxidation, of wine, cider, beer, or the like. To render sour or sharp. To make like vinegar. To convert into vinegar.