Vinegar ell türkçesi Vinegar ell nedir

  • Sirke iplik solucanı.
  • Yuvarlak solucanlar (aschelminthes) sınıfının, iplik solucanları (nematodes) takımından, 1-2 mm kadar uzunlukla, sirke içinde yaşayan bir tür.
  • Biyoloji alanında kullanılır.

Vinegar ell ingilizcede ne demek, Vinegar ell nerede nasıl kullanılır?

Vinegar : Suratsızlık. Ekşi. Sirke. Enerji. Kuvvet. Somurtkanlık.

Ell : (boru) dirsek. Endaze. Arşın. Dik kanat. Eski bir uzunluk ölçüsü (kumaş).

Vinegar cup : Sirke fincanı.

Vinegar eel : Sirke kurdu. 1-4 mm. uzunluğunda olup, sirke, şarap, mayalı hamur gibi ekşimeye uğramış bitkisel ortamlarda yaşayan ve insan üreme örgenlerinin raslansal asalağı da olabilen küçük solucan. (hayvan, özellikle tarımsal bitki sağlığı yönünden önem taşıyan yakın türleri de vardır.).

Vinegar flies : 3-4,5 mm. boyunda, ekşi ve çürük bitkisel besinleri seven, sarımsı esmer sinekler familyası. Sirke sinekleri.

Vinegar fly : Sirkesineği. Sirke sineği. Böcekler (ınsecta) sınıfının, ikikanatlılar (diptera) takımından, 2-3 mm uzunlukta, sirke ya da çürük meyvelerin bulunduğu yerlerde yaşayan, kalıtım araştırmalarında deney hayvanı olarak çok kullanılan bir eklem bacaklı türü. sirke sineği. Meyve sineği. Sirke sinekleri familyasından olup, ekşimiş bitkisel maddelere düşkün, kirlice sarı renkli, 3-4 mm. uzunluğunda çiftekanatlı. (bilimsel deneme hayvanı olarak da kullanılan bu sineğin kurtçukları, insan sindirim aygıtının raslansal asalağı olabiliyor.).

 

İngilizce Vinegar ell Türkçe anlamı, Vinegar ell eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Vinegar ell ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Abductor muscle : Bir bacak ya da herhangi bir bölgeyi dışa doğru çeken kas. abdüktör kas. Uzaklaştırıcı kas. Abdüktör kas.

Abo blood groups system : Abo kan grupları sistemi. Dokuz numaralı insan kromozomunda bulunan ve kırmızı kan hücresinde belli antijenleri gösteren bir alel sistemi.

Abramis zone : Abramis zonu. Akarsuların durgun akan ve abramis türlerinin baskın olduğu bölgesi. Akarsuların durgun akan bölgeleri.

Abiotic environment : Cansız çevre. Abiyotik çevre. Organizmanın topografi, jeoloji, iklim ve inorganik besin maddeleri gibi biyolojik olmayan faktörlerden oluşan çevresi. Abiyotik ortam. Organizmanın topografi, jeoloji, iklim, inorganik besin maddeleri gibi biyolojik olmayan faktörlerden oluşan çevresi.

A cell : Mayalarda eşeyli üreme sırasında alfa hücresiyle beraber zigotu oluşturan hücre. A hücresi.

Abambulacral area : Derisi dikenlilerin tüp ayak taşımayan ve genellikle madreporitin de yer aldığı vücut bölgesi. Abambulakral bölge.

A chromosome : A kromozomu. Diploit bir kromozom takımındaki normal kromozomlar, b kromozomunun zıddı ve normalden fazla olan kromozomlar.

A protein : Tek iplikli rna fajlarındaki bir protein. Triptofan sentetaz enziminin bir protein alt birimi. laktoz sentetaz enziminin bir parçası. tek iplikli rna fajlarındaki bir protein. olgunlaşma proteini. tütün mozaik virüsünün deneysel olarak meydana getirilen protein kılıfının bir oligomeri. A proteini.

 

A cells : A hücresi. Alfa hücreleri. Pankreasın langerhans adacıklarında glukagon salgılayan, içlerinde özel boyalarla boyanan, fevkalade parlak, alkolde çözünmeyen, kırmızı renkli granüller bulunan, az sayıdaki hücre. a hücreleri. hipofiz bezinin ön lobunda (pars distalis) yer alan, içlerinde asidofil granüller taşıyan, boyayı emen, büyüme hormonunu salgılayan bez hücreleri. asidofil hücreler. 3.mayalarda eşeyli üreme sırasında a hücresiyle beraber zigotu oluşturan hücre.

A site : Ribozomun üzerinde amino asit taşıyan taşıyıcı rna ların bağlandığı yer. aminoasil yeri, aminoaçil yeri. A yeri.

Vinegar ell synonyms : aardwolf, acacia, abiotic factor, abacus bodies, aardvark, aardvarks.