Violets türkçesi Violets nedir

  • Menekşe rengi.
  • Menekşe renkli.
  • Utangaç kimse.
  • Eflatun.
  • Menekşe.
  • Güvez.
  • Mahçup kimse.
  • Koyumor.
  • Minik menekşe.
  • Mor.

Violets ile ilgili cümleler

English: In the valley, the violets came out early.
Turkish: Vadide, menekşeler erken çıktı.

Violets ingilizcede ne demek, Violets nerede nasıl kullanılır?

Violet family : Menekşegiller. Yaprakları almaşlı dizilişte, tekli ya da kümeler halinde çiçekleri olan, er dişi, ışınsal simetrili, taç ve çanak yaprakları 5 parçalı, ovaryum üst durumlu, kapsül ya da bakka tipi meyveleri olan, ülkemizde menekşe (viola) cinsi ve bu cinse ait 22 türle temsil edilen, bir ya da çok yıllık, otsu, nadiren tırmanıcı çalı formundaki bitkiler.

Gentian violet stain : Jansiyen moru.

African violet : Afrika menekşesi. Gesneriaceae familyasından, yaprakları rozet, çiçekleri çan şeklinde ve mor, mavi renklerde, ana vatanı afrika olan, sera ve evlerde süs bitkisi olarak yetiştirilen, çok yıllık, otsu, gövdesiz bitkiler.

Dog violet : Yaban menekşesi.

Red violet : Kırmızı-mor.

Ultraviolet lamp : Ültraviyole lambası. Morötesi lambası. Ultraviyole lambası.

Ultraviolet light : Ultraviyole ışık. Morötesi ışık. Uv ışın. Mor ötesi ışın. Ültraviyole ışık. Ultraviyole ışınları. Morüstü ışık. Dalga boyu 2000-4000 arası olan, güneşten gelen, gözle görülmeyen, deri altında d vitaminin sentezlenmesini sağlayabilen ışınlar, uv ışın, ultraviyole.

 

Ultraviolet : Mor ışıktan daha kısa dalgaboylu, çıplak gözle görünmez ışık. Morüstü. Ultraviyole. Mor ötesi radyasyonu. Morötesi. Uv. Mor ötesi. Elektromıknatıssal dalgaların görünge aralığında mor rengin ötesinde yer alan ve dalga boyu yaklaşık 4-10-7-10-8 m, sıklığı 7,5 -10.14 -3 .1o-16s-1 olan bölgedeki ışınımlar. Dalgaboyu mor renkli ışığınkinden daha kısa (yaklaşık 4000 a° dan küçük) olan ışık. Bilgisayar, fizik, kimya, uzay alanlarında kullanılır.

Ultraviolet microscope : Ultraviyole mikroskop. Üzerine mor ötesi ışık (uv) düşürüldüğü zaman ya da içinden geçirildiğinde ya da flüoresan boyalarla boyandığında flüoresan özellik gösteren hücre veya kısımlarını incelemede kullanılan bir tip mikroskop. flüoresan mikroskobu. Ültraviyole mikroskobu.

Ulraviolet : Mor ötesi ışın. Ultraviyole.

İngilizce Violets Türkçe anlamı, Violets eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Violets ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Amaranths : Solmayan çiçek. Solmayan çiçek (şiir). Amarant. Horozibiği çiçeği. Yaprakları almaşlı ya da karşılıklı dizilişli, çiçekleri er dişi, çanak yaprakları 3-5 tane, taç yaprakları olmayan, ovaryum üst durumlu, aken, kapaklı kapsül, fındıksı ya da bakka tipi meyveleri bulunan, ülkemizde bir cins ve dokuz türle temsil edilen, bir ya da çok yıllık, otsu, nadiren çalı ya da ağaçsı bitkiler. tilkikuyruğugiller. Horozibiği. Mor boya. Horozibiğigiller.

 

Lilac : Leylak rengi. Leylak. Açık mor. Lila. Leylak rengindeki.

Hostile : Düşman. Düşmanca. Düşmana ait. Hasım. Saldırgan. Muhalif. Hasmane. Dövüşken. Düşmana özgü.

Raging : Kudurmak. Öfkeli. Sinirinden kudurmak. Şiddetli olmak. Şiddetli esmek. Köpürmek.

Gawk : Bakakalmak. Beceriksiz kimse. Bön bön bakmak. Aval aval bakmak. Sakar kimse. Öküz gibi bakmak. Ahmak. Öküzün trene baktığı gibi bakmak. Aptalca bakmak.

Gawkers : Beceriksiz kimse. Kaza yerinde durup olanlarını izleyen tipler. Sakar kimse.

Dark red : Koyu kırmızı. Siyahımsı tonu olan kırmızı. K kırmızı. Ateş kırmızısı. Burley tütünleri için koyu kırmızı. Kiremit rengi. Koyu kırmızı renk. Vişne çürüğü reni.

Purpled : Kötü. Erguvani. Krala ait. Mora boyamak. Ahlaksız. Lila. Erguvan rengi. Kardinallik.

Go against : Karşı koymak. Aleyhinde olmak (sonuç). Karşı olmak. Ters düşmek. Aleyhinde olmak. Aykırı olmak. Karşı çıkmak. Zıtlaşmak. -e karşı gelmek. Karşı gelmek.

Puce : Patlıcan rengi. Koyu mor.

Violets synonyms : fly in the teeth of, knockdown dragout, knock down and drag out, convulsive, slam bang, rampageous, purple, purples, tough, periwinkles, fuchsia, lavender, violet, break, ruffianly, magenta, magentas, gawks, gawking, periwinkle, furious, lurid, fierce, livid, purpling, fuchsias, fly in the face of, violas, savage, lashing, amaranth, ferocious, crapes.

Violets zıt anlamlı kelimeler, Violets kelime anlamı

Conform to : Şeklen benzer olmak. Kurala uymak. Uygun olmak. Bir isteği veya durumu karşılamak. Bir modeli takip etmek. Benzemek. Riayet etmek. İtaat etmek. Uymak. Yönetmeliğe veya kanunlara uymak.

Nonviolent : Sessiz. Şiddete başvurmayan. Pasif.

Amicable : Dostça. Dosthane. Barışçıl. Arkadaşça. Dostane.

Violets antonyms : peaceful.