African violet türkçesi African violet nedir

  • Afrika menekşesi.
  • Biyoloji alanında kullanılır.
  • Gesneriaceae familyasından, yaprakları rozet, çiçekleri çan şeklinde ve mor, mavi renklerde, ana vatanı afrika olan, sera ve evlerde süs bitkisi olarak yetiştirilen, çok yıllık, otsu, gövdesiz bitkiler.

African violet ingilizcede ne demek, African violet nerede nasıl kullanılır?

African : Afrika ile ilgili. Tumbu sineği. Afrikalı. Zenci. Afrika’da özellikle sahra’nın güneyinde görülen, ergin sinekleri sarı esmer-kırmızımsı veya esmer renkte, 6-12 mm büyüklükte, genellikle kulübelerin ve verandaların tavanında bulunan günboyu seyrek olarak uçmalarına rağmen, sabahları ve ikindi vakti etkin olan, larvaları insan ve hayvanlarda deri miyazisine neden olan sinek türü, cordylobia anthropophaga. Cordylobia anthropophaga. Afrika. Afrika'ya özgü. Afrikaanca.

Violet : Eflatun. Menekşe rengi. Menekşe renkli. Koyumor. Güvez. Menekşe. Minik menekşe. Mor. Mahçup kimse. Utangaç kimse.

African american : Afrikalı amerikalı. Zenci amerikalı.

African art : Afrika sanatı. Afrika ülkelerinde oturanlar ve afrika kültürü üyeleri tarafından yaratılan sanat çalışması.

African assocation of central banks : Afrika merkez bankaları birliği. Afrika ülkeleri merkez bankaları arasında para, bankacılık ve maliye alanlarında işbirliğini geliştirmek amacıyla 1968 yılında oluşturulmuş kuruluş.

 

African coast fever : Afrika sahil ateşi. Doğu sahil humması.

İngilizce African violet Türkçe anlamı, African violet eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak African violet ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Acacia : Arap zamkı. Küstüm otugiller (mimosaceae) familyasından, parçalı yapraklı, sarı çiçekli, çanak ve taç yaprakları 4-5 parçalı, park ve bahçelerde süs bitkisi olarak yetiştirilen, ülkemizde doğal olarak yayılış gösteren çalı ya da ağaç formundaki bitkiler. Salkım ağacı. Akasya sakızı. Akasya. Mimoza.

Aardvarks : Yerdomuzu. Memeliler (mammalia) sınıfının, etenliler (placentalia) alt sınıfından, az sayıda ve sütun biçiminde sıralanmış ve her birinin bir kanalı olan minesiz ve köksüz dişleri olan, ağızları boru biçiminde uzamış, kulakları büyük, seyrek kıllı, parmaklarında büyük kanca şeklinde tırnakları olan türlere sahip bir takım. Yer domuzugiller. Damarlı dişliler. Memeliler (mammalia) sınıfının, damarlı dişliler (tubulidentata) takımından, vücutları aralıklı olarak kıllarla örtülü, parmakları ve kulakları büyük, kanca tırnaklı türleri içine alan bir familya.

Abacus bodies : Abacus cisimcikleri. Dişteki odontoblast hücrelerinde içleri muntazam dizilmiş kalsiyum granülleri ve kollagen öncülerini içeren golgi kesecikleri.

Abductor muscle : Abdüktör kas. Bir bacak ya da herhangi bir bölgeyi dışa doğru çeken kas. abdüktör kas. Uzaklaştırıcı kas.

A cell : A hücresi. Mayalarda eşeyli üreme sırasında alfa hücresiyle beraber zigotu oluşturan hücre.

 

Abiotic factor : Canlı varlıkların hayatlarını önemli derecede etkileyen iklim faktörleri, toprağın özellikleri, suyun kimyasal yapısı gibi faktörler. Canlı varlıkların hayatlarını önemli derecede etkileyen, iklim faktörleri, toprağın özellikleri ve suyun kimyasal yapısı gibi faktörler. Abiyotik faktör.

Aardvark : Damarlı dişliler (tubulidentata) takımının, yer domuzugiller (orycteropodidae) familyasından, 100 cm kadar uzunlukta, 30 cm kadar kuyruğu olan, afrika'da kazdığı inlerde yaşayan bir tür. Borudişli. Yer domuzu. Karınca yiyen. Yerdomuzu.

A cells : A hücresi. Pankreasın langerhans adacıklarında glukagon salgılayan, içlerinde özel boyalarla boyanan, fevkalade parlak, alkolde çözünmeyen, kırmızı renkli granüller bulunan, az sayıdaki hücre. a hücreleri. hipofiz bezinin ön lobunda (pars distalis) yer alan, içlerinde asidofil granüller taşıyan, boyayı emen, büyüme hormonunu salgılayan bez hücreleri. asidofil hücreler. 3.mayalarda eşeyli üreme sırasında a hücresiyle beraber zigotu oluşturan hücre. Alfa hücreleri.

Abo blood groups system : Dokuz numaralı insan kromozomunda bulunan ve kırmızı kan hücresinde belli antijenleri gösteren bir alel sistemi. Abo kan grupları sistemi.

Aardwolf : Bir sırtlanın özelliklerine sahip ve esas olarak böceklerle özellikle termitlerle beslenen güney ve doğu afrika yerlisi çizgili memeli. Yeleli sırtlan. Etçiller (carnivora) takımının, sırtlangiller (hyaenidae) familyasından, 80 cm kadar uzunlukta, 30 cm kadar kuyruğu olan, bütün sırtı boyunca uzanan bir yelesi olan, kuzey afrika'da yaşayan bir tür.

African violet synonyms : abramis zone, a site, a chromosome, abambulacral area, a protein, abiotic environment.