Viscose türkçesi Viscose nedir
- Yapışkan madde.
- Akışkanlığı az olan, akışa direnç gösteren, az akışkan, visköz.
- Ağdalı.
- Viskon.
- Viskoz.
- Akmaz.
Viscose ingilizcede ne demek, Viscose nerede nasıl kullanılır?
Viscose fabrics : Viskoze kumaşlar. Sentetik liflerden yapılan ve yapay ipeğe benzeyen kumaşlar. Sentetik kumaşlar.
Viscose fibers : Viskoze lifler. Yapay ipeğe benzeyen özel lifler.
Viscose rayon : Viskoz reyonu. Rayon lifi.
Viscose shirt : İpeğe benzeyen ve viskoze olarak bilinen kumaştan yapılan gömlek. Viskoze gömlek. Sentetik gömlek.
Viscoses : Viskon. Akmaz. Yapışkan madde. Viskoz. Ağdalı.
Dielectric viscosity : Dielektrik akışkanlığı.
Viscosity index : Viskozite indeksi. Kıvam göstergesi. Koyuluk göstergesi.
Viscosities : Viskosite. Viskozite. Akma direnci. Akışmazlık. Yarı sıvılık. Ağdalık. Kıvamlılık. Ağdalılık. Akmazlık. Lüzucet.
Viscosimeter : Vizkometre. Akışkanlığı ölçen gereç. Viskozimetre. Akışmazlıkölçer. Viskoziteyi ölçen gereç. Akmazlıkölçer. Ağdalıkölçer. Akma noktası test cihazı. Viskozite ölçme aleti.
Intrinsic viscosity : İçsel akmazlık. Yapısal ağdalılık. İçsel ağdalılık. İçkin viskozite. İçsel viskozite.
İngilizce Viscose Türkçe anlamı, Viscose eş anlamlısı
Sözcükler, direkt olarak Viscose ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.
Abandoned meander : Taşkın sırasında sapından koparak bütünüyle akış dışında kalan büklüm.
Gummiest : Zamk veren. Dişsiz veya dişlerini kaybetmiş. Yapış yapış. Sakız gibi. Yapışkan. Zamk kapsayan. Çipil. Dişleri dökülmüş veya dökük. Sakızlı.
Redundant : Artık. İşten çıkarılmış. İşinden çıkarılan. İşten çıkarılan. Gereğinden fazla. Bol. Gereksiz. Normalden fazla. Fazla. Laf kalabalığı olan.
Treacly : Aşırı duygusal. Aşırı tatlı. Güzel. Vıcık vıcık. Aşırı duygusal (olumsuz anlamda). Yapış yapış.
Gunk : Yapış yapış şey. Vıcık vıcık madde.
Lentous : Azimli. Direngen. Kolayca gevşetilemeyen. Yapış yapış. Yapışkan. Yapış yapış ve kalın. İnatçı. Akışkanlığı az olan.
Oxbow : Kuzey dakota eyaletinde şehir. Boyunduruk. Akmaz göl. Kopuk nehir kolu. Atnalı şeklinde kıvrım.
Dauby : Yağlı. Lekeli. Yapışkan. Yapış yapış.
Viscid : Akışkanlığı az olan. Visid. Yapıştırıcı gibi. Yapışkan. Yapış yapış.
Viscose synonyms : viscoses, gummy, ropy, rayon, gunks, oxbows, ropier, syrupy, agglutinant, oxbow lake, goop, cellulose ester, goos, viscose rayon, standing, goo, goops, heavier, heaviest, pompous, ox bow lake, gluten, xanthate, gummier, gunge, viscous, bombastic, stagnant, ropiest, glair, cellulose xanthate.

Bu kısımda Viscose kelimesinin türkçesi nedir? ingilizcede Viscose ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik olarak hemen sorabilir, daha sonra kısaca ingilizce Viscose anlamı, açılımı ya da türkçe kelime anlamı hakkında bilgiler verebilir veya dilerseniz Viscose ile ilgili cümleler sözler yazılar ile ingilizce türkçe çeviri sözlük anlamları paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.