Akmaz nedir, Akmaz ne demek

Akmaz; bir coğrafya terimidir.

  • Durgun su, gölet

Yerel Türkçe anlamı:

Bir yere akıntısı olmıyan küçük göl.

Coğrafya'daki terim anlamı:

Taşkın sırasında sapından koparak bütünüyle akış dışında kalan büklüm.

Jeoloji ve yer bilimleri alanındaki anlamı:

Kopmuş eski mendereslerin yerlerinde, akarsu yatağından ayrılarak akmaz duruma gelmiş at nalı biçiminde gölcük.

İngilizce'de Akmaz ne demek? Akmaz ingilizcesi nedir?:

abandoned meander, oxbow lake

Akmaz hakkında bilgiler

[Bakınız: akışkanlık]

Akmaz tanımı, anlamı:

Durgun : Sakin. Neşesiz, keyifsiz, sessiz. Canlı olmayan, sönük, hareketsiz.

Gölet : İçinde ham deri ıslatılan taş havuz. Birikinti suların sulamak amacıyla genellikle bir set ardında toplandığı küçük göl, gölcük, gölek, büvet, büğet.

Akışkanlık : Kolaylıkla paraya çevrilebilme özelliği fazla olan varlıklar, likidite. Akışkan olma durumu. Para ve ticaretle ilgili işlemlerde kullanılabilecek durumda olan satın alma gücü, likidite.

Su : Meyve, sebze vb.nin sıkılmasıyla elde edilen sıvı. Bu sıvıdan oluşan kitle, deniz, akarsu. Sutaş. Demir araçları ateşte kızdırdıktan sonra, suya daldırılarak sağlanılan sertlik. Kez. Hidrojenle oksijenden oluşan, sıvı durumunda bulunan, renksiz, kokusuz, tatsız madde, ab. Yemeğin sıvı bölümü. Bazı kokulu yaprak veya çiçeklerin imbikten çekilmesiyle elde edilen kokulu sıvı.

 

Akmazdam : Kars şehri, Arpaçay belediyesi, merkez nahiyesine bağlı bir yerleşim birimi.

Akmazlık : Bir akışkanın çekim ve sürtünme kuvvetleri nedeniyle akma eğilimine karşı gösterdiği içdirenç .

Akmazlıköıçüm : Sıvıların akmazlıkları ile bileşimleri ve başka fiziksel özellikleri arasındaki bağıntıları araştırma yöntemleri.

Akmazlıkölçer : Arı sıvı ve çözeltilerin akmazlıklarını, genellikle bir kılcal borudaki akış hızından yararlanarak ölçmeye yarayan aygıt.

Diğer dillerde Akmaz anlamı nedir?

İngilizce'de Akmaz ne demek? : [akmamak] v. (neg. form of akmak) flow, run, discharge, leak, course, drain, drain away, drain off, fall into, issue, pour, pour out, run down, run out, sluice, stream, well forth, well out, well up; splutter (as a pen)

Rusça'da Akmaz : adj. стоячий