Akışkanlık nedir, Akışkanlık ne demek

  • Akışkan olma durumu.
  • Para ve ticaretle ilgili işlemlerde kullanılabilecek durumda olan satın alma gücü, likidite.
  • Kolaylıkla paraya çevrilebilme özelliği fazla olan varlıklar, likidite

İktisat alanındaki kelime anlamı:

Mal ve üretim faktörlerinin dolaşımının serbestliği.

Kimya'daki anlamı:

Kolayca akma özelliği.

Veterinerlik alanındaki anlamları:

Akıcılık derecesi.

Bilimsel terim anlamı:

[Bakınız: koyuluk]

İngilizce'de Akışkanlık ne demek? Akışkanlık ingilizcesi nedir?:

mobility, fluidity, viscosity

Osmanlıca Akışkanlık ne demek? Akışkanlık Osmanlıca'da ne anlama gelir?:

seyyaliyet

Akışkanlık hakkında bilgiler

Viskozite ya da akmazlık, akışkanlığa karşı direnç. Viskozite, bir akışkanın, yüzey gerilimi altında deforme olmaya karşı gösterdiği direncin ölçüsüdür. Akışkanın akmaya karşı gösterdiği iç direnç olarak da tanımlanabilir. Viskozitesi yüksek olan sıvılar ağdalı olarak tanımlanırlar.

Süper akışkanlar hariç tüm gerçek akışkanlar yüzey gerilimine karşı direnç gösterirler. Öte yandan, yüzey gerilimine hiç direnç göstermeyen bir akışkan "ideal akışkan" olarak adlandırılır.

Genellikle herhangi bir akış esnasında akışkanın tabakaları farklı hızlarda hareket ederler ve akışkanın akmazlığı, uygulanan kuvvete karşı direnç gösteren tabakalar arasındaki yüzey gerilimlerinden dolayı ortaya çıkar.

 

Isaac Newton'un öne sürdüğü üzere, laminer ve paralel bir akışta, tabakalar arasındaki yüzey gerilimi (τ) bu tabakalara dik yöndeki hız gradyeni (∂u/∂y) ile orantılıdır.

Akışkanlık kısaca anlamı, tanımı:

Akışkan : Akış özellikleri gözlenebilen (sıvı veya gaz), seyyal.

Akış : Akma işi. Belirlenen biçimde, kurallarına ve doğasına uygun olarak gerçekleşme. Geçip gitme, sürüp gitme. Akın.

Durum : Bireyin toplum içindeki ilişkileriyle belirlenen yeri. Duruş biçimi, konum, tavır. Ad soyundan kelimelerin birbirleriyle edatlarla ve fiillerle ilişkilerini belirleyen biçim, hâl. Bir şeyin içinde bulunduğu koşulların hepsi, vaziyet, hâl, keyfiyet, mevki, pozisyon.

Para : Devletçe bastırılan, üzerinde değeri yazılı kâğıt veya metalden ödeme aracı, nakit. Kazanç. Kuruşun kırkta biri.

Ticaret : Ürün, mal vb. alım satımı. Kazanç amacıyla yürütülen alım satım etkinliği. Bu etkinlikle ilgili bilim. Alışveriş sonucu elde edilen, yararlanılan fiyat farkı, kâr.

İşlem : Bir işi sonuçlandırmak için yapılmış olan iş veya uygulamaların hepsi, muamele, muamelat. Madde üzerinde her türlü değişim yapma işi, muamele. Ham veya ara malları ve maddeleri fiziksel, kimyasal değişikliklerle daha uygun, kullanılır duruma getirme, muamele. Bir amaca ulaşmak için tutulan yol, prosedür. Sayıları karşı karşıya getirip belirli birtakım kurallara uygun olarak birbiri üzerine etkilendirme yöntemi. Nakit veya menkul değerleri kullanarak alım satım, takas, borçlanma vb. piyasa hareketi.

 

Likidite : Akışkanlık.

Kolaylık : Kolay duruma getiren. Bir işi yapabilme durumu veya imkânı. İşlerin kolayca yapılmasını sağlayan şey. Kolay olma durumu.

Çevri : Girdap. Bir söz veya davranışı görünür anlamından başka bir anlamda kabul etme, tevil.

Direnç : Dayanma, karşı koyma gücü, mukavemet. Bir çevrime istenilen değerde ek direnç katmak için kullanılan düzen, mukavemet, rezistans. Bir nesnenin elektrik akımına karşı dayanma özelliği, mukavemet, rezistans.

Olma : Olmak işi.

Diğer dillerde Akışkanlık anlamı nedir?

İngilizce'de Akışkanlık ne demek? : n. fluidity, mobility

Fransızca'da Akışkanlık : fluidité [la]

Rusça'da Akışkanlık : n. текучесть (F)