Viscous türkçesi Viscous nedir

Viscous ingilizcede ne demek, Viscous nerede nasıl kullanılır?

Viscous liquid : Viskoz sıvı. Katı kıvamlı sıvı. Akışmaz sıvı.

Viscous processing : Kimyasal özdeklerin, yapışkan eriyikler biçiminde duyarkata sürülmesine dayanan ve çeşitli film banyolarına, eriyiklere, kimyasal denetimlere, duyarlıkölçümüne dayanan geleneksel işlemin yerini alan yöntem. Yapışkan eriyikli işleme. Sinema, televizyon alanlarında kullanılır.

Viscous substance : Ağdalı madde.

Viscously : Yapışkan bir şekilde. Ağır bir şekilde. Ağır olarak. Yapış yapış olarak. Yapış yapış bir biçimde. Yapışkanca.

Viscousness : Yapış yapışlık. Bir maddenin yapışkan olma derecesi. Yapışkanlık. Kalınlık. Ağırlık.

Viscount : Batı ülkelerinde baron ile kont arasında bir soyluluk sanı. Vikont.

Viscometer : Kimya, veterinerlik alanlarında kullanılır. Ağdalıkölçer. Arı sıvı ve çözeltilerin akmazlıklarını, genellikle bir kılcal borudaki akış hızından yararlanarak ölçmeye yarayan aygıt. Akışmazlığı ölçmeye yarayan alet. Akışmazlık ölçer. Akışkan bir maddenin, kıvamlılık ve akışkanlık parametrelerini ölçen alet, viskozimetre. Viskozimetre. Yapışkanlık ölçer. Vizkometre. Akışmazlıkölçer.

 

Viscose : Yapışkan madde. Akışkanlığı az olan, akışa direnç gösteren, az akışkan, visköz. Ağdalı. Viskon. Viskoz. Akmaz.

Viscountesses : Vikontes.

Viscounts : Vikont.

İngilizce Viscous Türkçe anlamı, Viscous eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Viscous ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Clamant : Israrlı. Gürültülü.

Condensed : Özetlenmiş. Sıkıştırılmış. Sıkılaştırılmış. Muhtasar. Koyu. Yoğunlaşmış. Yoğunlaştırılmış. Yoğuşuk. Kısaltılmış.

Adherent : Destekleyen. Yandaş. Bağlı. Taraftar. Yapışan. Bağlı olan. Yapışık.

Busy : Hareketli. Faal. Kullanımda. İşlek. Başı kalabalık. Meşgul.

Adhesive : Sadık. Zamk. Bant. Özdekleri, gereçleri birbirine kimyasal ya da fiziksel olarak bağlayan ya da yapıştıran herhangi bir özdek. Filmin yapıştırılmasında kullanılan sıvı yapıştırıcı. Yapıştırıcı. Yapışık. Değişik bir özdeğe, fiziksel kuvvetlerle tutunup kalabilme özelliğinde olan. Bağlı.

Thick : Aşırı. Sıklık. Fazla. En heyecanlı yeri. Sık. Orman gibi. Boğuk. Belirgin. Kalınca.

Adherents : Yapışan. Taraftar. Bağlı olan. Yandaş. Destekleyen. Yapışık. Bağlı.

Acutest : Keskin. Şiddetli. Güçlü. İlerlemiş. Dar (açı). Açıkgöz. Dar. Aşırı. Akut.

Gooey : Sıvışık. Yapışkan ve tatlı. Vıcık. Vıcık vıcık. Aşırı duygusal.

Pompous : Görkemli. Şişirilmiş (dil). Tantanalı. Süslü. Çalımlı. Fiyakacı. Tumturaklı. Şatafatlı. Cafcaflı.

 

Viscous synonyms : standing, redundant, agglutinant, heaviest, glutinous, cloggy, acutes, densest, sticky, viscid, deliberate, pasty, concentrated, gooier, encyclopediac, acuter, gluiest, burdensome, acute, contemptuous, arduous, syrupy, gummiest, dauby, ropier, bovine, deepest, cumbrous, compacted, busiest, deeper, crashing, dense.

Viscous zıt anlamlı kelimeler, Viscous kelime anlamı

Thin : Zayıflamak. İncelmek. İnce. Seyrek. Seyreltmek (bitkileri). Seyrekleşmek. İnceltmek. Ayırmak. Zayıf. Seyrelmek.

Nonadhesive : Yapışkanlı olmayan. Yapışmaz. Yapışkan olmayan. Yapışmayan.

Viscous ingilizce tanımı, definition of Viscous

Viscous kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : As, a viscous juice. Adhesive or sticky, and having a ropy or glutinous consistency. Glutinous. Clammy. Viscid. Tenacious.