Visualizers türkçesi Visualizers nedir

  • Hayalinde canlandıran.
  • Ticari grafiker.
  • Hayal kuran.
  • Optik gösterge.

Visualizers ingilizcede ne demek, Visualizers nerede nasıl kullanılır?

Visualizer : Hayalinde canlandıran. Optik gösterge. Ticari grafiker. Hayal kuran.

Visualize : Hayalinde canlandırmak. Gözünde canlandırmak. Tasavvur etmek. Gözünün önüne getirmek. Gözünde canlanmak. Görselleştirmek. Düşünmek. Hayal etmek.

Visualized : Gözünün önüne getirmek. Gözünde canlandırmak. Zihinde canlandırılmış.

Visualizes : Hayalinde canlandırmak. Gözünün önüne getirmek. Gözünde canlanmak. Gözünde canlandırmak. Görselleştirmek.

Visualization : Görselleme. Görselleştirme. Görüntüleme. Görsel efektler. Vizüalizasyon. Gözünde canlandırma. Gözünün önüne götürme. Hayalinde canlandırma.

Visualizing : Görselleştirme. Gözünde canlandırmak. Gözünün önüne getirmek. Canlandırma.

Visualiser : (britanya ingilizcesi) görselleyen. Hayal eden. Görselleştiren. Optik gösterge. Ticari grafiker. Canlandıran. Akılda resimleyen. Tasavvur eden (visualizer olarak da yazılır). Tahayyül eden. Hayal kuran.

Visualisation : Hayal etme. Görsel efektler. Vizüalizasyon. Görselleştirme. Tasavvur etme. Sinema, televizyon alanlarında kullanılır. Canlandırma. Akılda resimleme. Hayalinde canlandırma. Görselleme.

 

Visualise : Tahayyül etmek. X-ray ışınlarıyla iç organların resimlerini çıkarmak (visualize olarak da yazılır). Görselleştirmek. Hayal etmek. (britanya ingilizcesi) görsellemek. Hayalinde canlandırmak. Gözünde canlandırmak. Canlandırmak. Tasavvur etmek. Gözünün önüne getirmek.

Visualizations : Gözünün önüne götürme. Hayalinde canlandırma. Görüntüleme. Görselleme. Görsel efektler. Görselleştirme. Gözünde canlandırma. Vizüalizasyon.

İngilizce Visualizers Türkçe anlamı, Visualizers eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Visualizers ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Understand : Anlayışla karşılamak. Anlayışlı olmak. Anlamak. Anlayış göstermek. Kafasına girmek. Haberi olmak. Başa düşmek. İşitmek. Kavramak. Çakmak.

Image : Kopya. Heykel. Bilgisayar, eğitim, fizik, uzay, sinema, televizyon, veterinerlik alanlarında kullanılır. İmge. Tapıncak. Hayal. Resim. Yansıtmak. İmgeleştirmek. Herhangi bir nesnenin mercek, ayna gibi araçlarla oluşturulan resmi; herhangi bir nesnenin bazı ışık olayları sonucu elde edilen resmi. bir film üzerinde sıralanmış resimlerin gösterici yardımıyla görüntülüğe art arda düşürülmesi sonunda devinimin yeniden kurulmasıyla ortaya çıkan görünüş; görüntülük üzerindeki devinimli resimler bütünü. tv. almaç görüntülüğünde, elektron demetinin oluşturduğu devinimli resimler bütünü.

Conceive of : Gebe kalmak. Düşünmek.

Visualiser : Hayal eden. Tahayyül eden. Görselleştiren. Canlandıran. (britanya ingilizcesi) görselleyen. Tasavvur eden (visualizer olarak da yazılır). Akılda resimleyen.

 

Visualise : Gözünde canlandırmak. (britanya ingilizcesi) görsellemek. Tahayyül etmek. Tasavvur etmek. Canlandırmak. Hayalinde canlandırmak. Görselleştirmek. Hayal etmek. Akılda resimlemek. X-ray ışınlarıyla iç organların resimlerini çıkarmak (visualize olarak da yazılır).

Figure : Şekil. Şekillendirmek. Şahsiyet. Figür. Biçim. Resmetmek. Endam. Çizge. Saymak. Sanmak.

Imagine : Tasarımlamak. İmgelemek. Sanmak. Farzetmek. Düşünmek. Hayalinde canlandırmak. Kafasında canlandırmak. Hayal kurmak. Tasavvur etmek. Farz etmek.

Envision : Kafasında canlandırmak. Gözünün önüne getirmek. Tasavvur. Tasavvur etmek. Düşünmek. Zihninde canlandırmak.

Envisage : Usunda canlandırmak. Tahmin etmek. Göze almak. Gözünün önüne getirmek. Gözünde canlanmak. Zihninde canlandırmak. İmgelemek. Öngörmek. Kafasında canlandırmak. Planlamak.

See : Papalık. Seyretmek. Piskoposluk. Bakmak. Görüşmek. Dikkat etmek. Yolcu etmek. Anlamak. Uğurlamak.

Visualizers synonyms : observer, realize, realise, percipient, beholder, visualizer, perceiver, project, picture, fancy, ideate.

Visualizers zıt anlamlı kelimeler, Visualizers kelime anlamı

Real : Sahici. Asıl. Maddi. Sahiden. Gerçek. Cidden. Real (finlandiya terimi). Harbi. Hakiki. Nesnel olan ve olanağın gerçekleşmesi sonucunda ortaya çıkan (nesne, koşul, durum).