Vitamin p türkçesi Vitamin p nedir

  • P vitamini.
  • Sitrin ve hesperidinden oluşan ve kılcal kan damarlarının geçirgenliğini etkileyen bir vitamin.
  • Biyoloji alanında kullanılır.

Vitamin p ile ilgili cümleler

English: She takes a multivitamin pill every day.
Turkish: O her gün bir multivitamin hapı alır.

English: Later, in high school, I would take chemistry the way I took vitamin pills.
Turkish: Daha sonra, lisede, kimyayı vitamin haplarını aldığım şekilde alacaktım.

Vitamin p ingilizcede ne demek, Vitamin p nerede nasıl kullanılır?

Vitamin : Canlıların yaşamlarını düzenlemeye yarayan ve yoklukları türlü sayrılıklara yol açan karışık yapılı organik bileşikler sınıfı. İnsan ve hayvanların sağlığı, büyümesi, her türlü verim gücü, üremesi ve normal metabolizmanın sürmesi için eser miktarda gerekli olan, genellikle organizma tarafından sentezlenemediği için besinlerle dışarıdan alınan ve genellikle bir koenzim bileşeni olarak işlev gören organik maddeler. Birçok metabolizma olayları için çok az miktarda gerekli olan ve bitkilerle alçak yapılı hayvanlar tararından sentezlenen, yüksek yapılı hayvanların besin yolu ile aldıkları çeşitli organik bileşikler. a, b, c, d, e, k vitamini vb. gibi çeşitleri vardır ve sadece birisinin yokluğu hastalık sebebidir. Vücuttaki fizyolojik ve metabolik işlevler için gerekli olup, hayvansal ve bitkisel besinlerle organizmaya giren, bir bölümü yağda bir bölümü suda eriyen, eksikliğinde çeşitli hastalıkların geliştiği bir grup organik maddelerden herhangi biri. Biyoloji, kimya, veterinerlik alanlarında kullanılır. Vitamin.

 

P : Momentin simgesi. Standart deniz seviyesi basıncı. Piyanonun kısaltması. Fosfor. Piano'nun kısaltması. Standart yoğunluk. Basıncın simgesi. İngiliz alfabesinin on altıncı harfi. P protonun simgesi. Metal olmayan, zehirli ve yüksek derecede yanıcı, beyaz-sarı, kırmızı ve siyah olmak üzere üç biçimde bulunan, kemiğin mineral fazının en önemli komponenti olan, hemen hemen tüm metabolik olaylara katılan, p ile simgelenen allotropik bir element.

Vitamin pills : Vitamin hapı.

Vitamin poisoning : Zehirlenme belirtileri oluşacak kadar fazla miktarda alınan ihtiyaç fazlası vitaminler nedeniyle meydana gelen hastalık hali, hipervitaminozis. Vitamin zehirlenmesi.

Vitamin a : Kediler dışındaki hayvanlarda beta karotenden sentezlenebilen, yalnız hayvansal dokularda bulunan ve palmitat esteri biçiminde karaciğerde depo edilen, görme işlevinin gerçekleşmesinde, epitel dokunun normal gelişmesi, farklılaşması ve mukus salgılamasında, kemik gelişmesinde, büyüme, üreme ve bağışıklık cevaplarının düzenlenmesinde görev alan yağda çözünen vitaminlerden biri, retinol, antikseroftalmik vitamin, antienfeksiyöz vitamin. Karotenlerden elde edilen ve yağda çözünen, bazı balıkların karaciğerinde, sütte ve yumurtada bulunan, gözde çubuk ve koni hücrelerinin ışığa duyarlı pigmentinin öncüsü olan bir vitamin. Retinol. A vitamini. Balık yağında ve karetoniyitlerde bulunan ve yağda çözünen sarı terpen alkolü (gelişim ve iyi görüş için gereklidir). Yağda çözünen, ısıya dayanıklı, ağır metaller ve ultraviyole ışınları etkisiyle oksitlenip bozulabilen, epitel koruyucu, memelilerde ve deniz balıklarında vitamin a1, tatlı su balıklarında vitamin a2 formunda olan, organik, etkin ve esansiyel besin maddesi, retinol. Biyoloji, veterinerlik alanlarında kullanılır.

 

Vitamin a acetate : Saf durumda bir gramı 0, 872 gram a vitaminine eşit olan ticari yemlik kalitede üretilen bir vitamin. Vitamin a asetat.

İngilizce Vitamin p Türkçe anlamı, Vitamin p eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Vitamin p ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

A chromosome : A kromozomu. Diploit bir kromozom takımındaki normal kromozomlar, b kromozomunun zıddı ve normalden fazla olan kromozomlar.

Aardvarks : Yer domuzugiller. Memeliler (mammalia) sınıfının, damarlı dişliler (tubulidentata) takımından, vücutları aralıklı olarak kıllarla örtülü, parmakları ve kulakları büyük, kanca tırnaklı türleri içine alan bir familya. Damarlı dişliler. Yerdomuzu. Memeliler (mammalia) sınıfının, etenliler (placentalia) alt sınıfından, az sayıda ve sütun biçiminde sıralanmış ve her birinin bir kanalı olan minesiz ve köksüz dişleri olan, ağızları boru biçiminde uzamış, kulakları büyük, seyrek kıllı, parmaklarında büyük kanca şeklinde tırnakları olan türlere sahip bir takım.

Aardwolf : Yeleli sırtlan. Bir sırtlanın özelliklerine sahip ve esas olarak böceklerle özellikle termitlerle beslenen güney ve doğu afrika yerlisi çizgili memeli. Etçiller (carnivora) takımının, sırtlangiller (hyaenidae) familyasından, 80 cm kadar uzunlukta, 30 cm kadar kuyruğu olan, bütün sırtı boyunca uzanan bir yelesi olan, kuzey afrika'da yaşayan bir tür.

Abiotic environment : Organizmanın topografi, jeoloji, iklim, inorganik besin maddeleri gibi biyolojik olmayan faktörlerden oluşan çevresi. Organizmanın topografi, jeoloji, iklim ve inorganik besin maddeleri gibi biyolojik olmayan faktörlerden oluşan çevresi. Cansız çevre. Abiyotik ortam. Abiyotik çevre.

Citrins : Sitrin.

Aardvark : Karınca yiyen. Yer domuzu. Borudişli. Damarlı dişliler (tubulidentata) takımının, yer domuzugiller (orycteropodidae) familyasından, 100 cm kadar uzunlukta, 30 cm kadar kuyruğu olan, afrika'da kazdığı inlerde yaşayan bir tür. Yerdomuzu.

Abambulacral area : Abambulakral bölge. Derisi dikenlilerin tüp ayak taşımayan ve genellikle madreporitin de yer aldığı vücut bölgesi.

A cell : Mayalarda eşeyli üreme sırasında alfa hücresiyle beraber zigotu oluşturan hücre. A hücresi.

Abductor muscle : Abdüktör kas. Bir bacak ya da herhangi bir bölgeyi dışa doğru çeken kas. abdüktör kas. Uzaklaştırıcı kas.

Abiotic factor : Abiyotik faktör. Canlı varlıkların hayatlarını önemli derecede etkileyen, iklim faktörleri, toprağın özellikleri ve suyun kimyasal yapısı gibi faktörler. Canlı varlıkların hayatlarını önemli derecede etkileyen iklim faktörleri, toprağın özellikleri, suyun kimyasal yapısı gibi faktörler.

Vitamin p synonyms : abacus bodies, abo blood groups system, acacia, a site, a cells, a protein, abramis zone.