Vouchers türkçesi Vouchers nedir
Vouchers ingilizcede ne demek, Vouchers nerede nasıl kullanılır?
Avouchers : Doğrulayan.
Voucher check : Arkasında yapılan işlemin ayrıntılarının yazılabildiği bir bölüm olan çek. Belge ekli çek. Belge eklenmiş çek. Ödeme tarihi vb gibi bilgileri kapsayan çek. Kayıtlı çek.
Cash voucher : Kasa bonosu. Kasa senedi. Kasa fişi. Para yerine geçen belge.
External voucher : Harici fiş.
Gift voucher : Hediye kuponu. Belli bir parasal değeri olan ve satın alınmış olduğu mağazada nakit olarak kullanılabilen kupon. Hediye çeki.
Voucher : Doküman. Tanıt. Belgit. Karne. Alışverişlerde ödenen vergi dahil paranın miktarını, malın cinsini, firma adını ve alışveriş tarihini gösteren belge. krş. fatura. Senet. Makbuz. Vesika. Kefil.
Vouchee : Mülkiyet savunması için kendisine ihbarda bulunulan şahıs. (hukuk) mülkiyet savunması için başkası tarafından kendisine ihbarda bulunulan şahıs.
Payment voucher : Tediye fişi. Ödeme belgesi. Ödeme fişi.
School voucher : Okul senedi. Okul makbuzu. Okul belgesi. Çocuklarını yerel kamu okullarına kaydettirmektense kendi seçtikleri özel bir okulun okul ücretini ödemek için kamu kaynaklarını kullanmaları konusunda ailelere izin veren makbuz veya senet.
Voucherable : Doğrulanabilir. Onaylanabilir.
İngilizce Vouchers Türkçe anlamı, Vouchers eş anlamlısı
Sözcükler, direkt olarak Vouchers ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.
Quittance : Karşılık. Alındı. İbra kağıdı. Misilleme. Aklanma. Bedel. Temize çıkma. Borcu kalmama. Affolunma.
Male plug : Erkek priz.
Receipt : Fatura. Yemek tarifi. Tesellüm. Makbuz vermek. Fiş vermek. Alınma. Hasılat. Tarife. Reçete.
Documentary : Belgelere dayanan. Belgesel. Vesika. Belgeli. Sinema, televizyon alanlarında kullanılır. Belge niteliği taşıyan film ya da televizyon izlencesi. Dokümanter. Gerçek yaşamdan alınan herhangi bir olguyu, kendi doğal çevresi ve akışı içinde ya da buna en yakın biçimde sonradan kurulmuş bezemler, seçilmiş yerlerde işleyen, çok kez belirli bir amacı yansıtan film çeşidi.
Document : Belgelere dayandırmak. Genellikle kalıcı nitelikte ve kişi ya da makinece okunabilen bir veri ile bunun yazılı olduğu veri ortamı. Kanıtlamak. Belgelemek. Yazıyla kanıtlamak. Doküman. Bir olguyu ya da bir savın doğruluğunu gösteren, basılı da olabilen kanıtlayıcı gereç. Bilgisayar, bilişim alanlarında kullanılır. Bir araştırmada bilgi kaynağı olarak başvurulan ve çeşitli kamu ya da özel kişi ve kuruluşlarca derlenmiş, yayınlanmış ya da yayınlanmamış veriler. Dipnotlar koymak.
Instrument : Çalgı. Bir iş yapmaya ya da bir bilgi sağlamaya yarayan araç. Bir toplumun üyesi olan bireyin, amacını gerçekleştirmek için kullandığı doğal ya da yapay nesne. bk. halk sanatı, sanat. krş. kültür, halk kültürü. Enstrüman. Doküman. Döküman. Saz. İnstrument.
Charta : Kişisel özgürlükle ilgili yasa. Ferman. Büyük ferman (ing.).
Docketing : Listeye kaydetmek. Bekleyen davalar listesine kaydetmek. Etiketlemek. Adres etiketi. İş listesi. Özetlemek. Gündem. Özet olarak deftere geçirmek.
Supporting document : Müstenit belge. Kanıt. Müstenit. Müstenidat.
Iou : Borç senedi.
Vouchers synonyms : pay slip, commercial instrument, bondslave, luncheon voucher, outlets, filing card, booster, commercial papers, guarantor, indentures, case, bill, indenture, documentation, cases, aval, certificates, testimonial, guaranty, cosigners, bondsman, evidences, docket, champion, deed, brief, cheque, friend, acknowledgement, sale confirmation, vouchering, book token, arguments.

Bu kısımda Vouchers kelimesinin türkçesi nedir? ingilizcede Vouchers ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik olarak hemen sorabilir, daha sonra kısaca ingilizce Vouchers anlamı, açılımı ya da türkçe kelime anlamı hakkında bilgiler verebilir veya dilerseniz Vouchers ile ilgili cümleler sözler yazılar ile ingilizce türkçe çeviri sözlük anlamları paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.