Vulcanian activity türkçesi Vulcanian activity nedir

  • Vulkano örneği püskürme.
  • Çok ağdalı, havada sıvılaşmayan lavlar çıkaran püskürme. (patlamalarla havaya top ağaç biçiminde küllü bulutlar, bomba ve lapilliler fırlatır.).
  • Jeoloji alanında kullanılır.

Vulcanian activity ingilizcede ne demek, Vulcanian activity nerede nasıl kullanılır?

Activity : Fiil. Etkin olma durumu, bazı etkileri oluşturma yeteneği. ilaç veya zehirli maddelerin vücuda alındıktan sonra etkisini gösterme durumu, aktivite, ilaç molekülünün almaçları uyarma veya baskılama yeteneğinin bir ölçüsü. Bir bilgi işlem dizgesinde ana kütük tutanaklarının, öngörülen belirli bir dönem içinde, gördükleri işlem sayısıyla gösterilir nitelikleri. Hareket. Kuvvet. Çocukların, kendi amaç ve gereksinmelerine uygun geldiği için isteyerek katıldıkları herhangi bir öğrenme durumu. İşleklik. Eyleyim. İş. Faaliyet.

Account activity : Hesabın işleme sıklığı. Hesap hareketi. Bir hesaptaki değişiklikler veya işlemler (bankada, vs.). Hesap aktivitesi.

Airborne radioactivity : Hava radyoaktivitesi. Havadaki radyoaktivite.

Alpha radioactivity : Alfa radyoaktivitesi.

Armed activity : Silahlı eylem. Silah kullanımı içeren eylem.

İngilizce Vulcanian activity Türkçe anlamı, Vulcanian activity eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Vulcanian activity ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

 

Advance of aglacier : Buzulun önden uzanması. Buzul ilerlemesi.

Abrasive power : Akarsuyun ve akarsuyla taşınan katı maddelerin, devimsel enerjileri arasındaki orantı.(akarsuyun devimsel m . v2 enerjisi = m . v2; taşınan maddelerin devimsel enerjisi = -»- dir. m = suyun kütlesi, v = akarsuyun hızı, m = maddelerin kütlesi, v = taşınan maddelerin hızı.). Akarsuyun aşındırma gücü. Aşındırıcı kuvvet. Aşındırıcı güç.

Alkali rocks : Öteki bileşenlere oranla, alkalilerin çokluğu gibi ayırt edici bir özellik gösteren ve genel olarak sodyumlu piroksen, sodyumlu amfibol ya da feldspatsıları kapsayan magmatik kayaçlar. Alkali kayaçlar. Alkali kayaç.

Algonkian : Kambriya dönemi katmanlarının altına gelen, içinde tanımlanamayan taşıl kırıntıları bulunan eski bir oluşuk. (kayaçları genel olarak arkeene oranla daha az başkalaşmıştır.). Kuzey amerika yerlileri tarafından konuşulan dil ailesi. Alkongien. Bir prekambriyen sistemi. Algonkiyen.

After shock : Art sarsıntı. İlk yeğin depremin ardından gelen ve genel olarak yavaş yavaş yeğnileşen sarsıntı. Artçı şok. Artçı deprem (depremden sonra). Artçı sarsıntı.

Adjacent rock : İçine magma ya da madde sokulmuş yan yana bulunan kayaç. Yantaş.

Abysal environment : Derin ova. 2000 m.nin altındaki derin deniz dibi ortamı.

Aggregats : Topluluk. Başlangıçta birbirinden ayrı minerallerin, herhangi bir nedenle bir araya gelerek birlikte büyüyüşler gösteren bir topluluk durumuna gelmeleri.

Alcalic fumarole : Alkali tüten. 100-200 derece sıcaklıkta, nh2 cl, co2, h2s ve h2o bileşimli gazlar çıkaran fumaroller.

Absolute age : Mutlak yaş. Bir kayacın ya da bir katmanın yıl ve sayıyla belirtilen yaşı. Kesin yaş. Salt yaş.

Vulcanian activity synonyms : absolute chronology, adventive cone, acrozone, agricultural geology, abyss, acid fumarole.