Walking distance türkçesi Walking distance nedir

  • Yürüme mesafesi.
  • Yürüyüş mesafesi.
  • Yürünebilecek kadar kısa mesafe.
  • Yürüme uzaklığı.
  • Bir kent, özellikle bir komşuluk birimi içinde, okul, pazar, bakkal, manav vb. kent kolaylıklarına yürüyerek varılabilecek uzaklık.
  • Yürümek için çok uzak olmayan mesafe.

Walking distance ile ilgili cümleler

English: There are three health food stores within walking distance of my house.
Turkish: Evimin yürüme mesafesinde üç sağlık gıda mağazası var.

English: The school is within walking distance of my house.
Turkish: Okul evimin yürüme mesafesi içerisindedir.

English: I live within walking distance of school.
Turkish: Okula yürüme mesafesinde yaşıyorum.

English: Tom's apartment is located within walking distance of the city center.
Turkish: Tom'un dairesi şehir merkezine yürüme mesafesinde bulunmaktadır.

English: Tom's apartment is within walking distance of the train station.
Turkish: Tom'un dairesi tren istasyonundan yürüme mesafesindedir.

Walking distance ingilizcede ne demek, Walking distance nerede nasıl kullanılır?

Walking : Dansçının dans adımlarıyla yürümesi. Atletizm, jimnastik alanlarında kullanılır. Yürüyen. Döşeme. Yürüyüş (tarzı). Yürüme (yürüyüş). Yürüyüş. Birbiri ardınca, biri yerden kalkarken öteki öne basan ayakla sürekli yer değiştirme; adım atarak istenilen bir yönde yer değiştirme. Asa. Canlı.

 

Distance : Geride bırakmak. İki kılıçoyuncusu arasında bulunması gereken en elverişli açıklık. Aralık. Uzak olma. Uzakta tutmak. Geçmek. Perspektif. Uzaklık. Ara. Uzağa koymak.

Within walking distance : Yürüme mesafesinde. Yürünebilecek mesafede. Yürüyüş mesafesinde. Yakın.

Walking beam : Radyo dalgası. Denge kolu. Çelik çubuklar veya döşeme kesitlerini bir soğutma yatağından veya fırından geçirme metodu. Aktarma kirişi. Dengeleme kolu. Telsiz dalgalarının aktarımı. Balansiye. Telsiz dalga.

Walking beam furnace : Yürür kirişli fırın. Yürüyen kirişli fırın.

Walking boots : Yürüyüş botu. Tırmanma botu. Yürüyüş ayakkabıları.