Walrus türkçesi Walrus nedir

  • Etçiller (carnivora) takımının, morsgiller (odobenidae) familyasından, 4 m kadar uzunlukta, üst köpek dişleri kıvrık, pasifik okyanusu'nda yaşayan bir tür.
  • Memeliler (mammalia) sınıfının, etçiller (carnivora) takımının, morsgiller (odobenidae) familyasından, 4 m kadar uzunlukta, sırtı yeşilimsi, karnı soluk esmer renkli, derisi, dişi ve yağı için avlanan, kuzey atlantik okyanusu'nda yaşayan bir tür.
  • Pasifik morsu.
  • Mors.
  • Öküzbalığı.
  • Denizayısı.
  • Denizatı.
  • Mors (zooloji terimi).
  • Deniz aygırı.
  • Biyoloji alanında kullanılır.

Walrus ingilizcede ne demek, Walrus nerede nasıl kullanılır?

Walrus mostache : Palabıyık.

Walrus moustache : Palabıyık. Posbıyık.

Walrus mustache : Deniz aygırınınkine benzer şekilde fırça gibi ve kalın bıyık.

Pacific walrus : Pasifik morsu.

Walruses : Denizayısı. Denizatı. Mors (zooloji terimi). Öküzbalığı. Mors. Memeliler (mammalia) sınıfının, etçiller (carnivora) takımının, yüzgeç ayaklılar (pinnipedia) alt takımından, çok büyük boylu, denizlerde yaşayan, erkeklerinde üst köpek dişleri çok uzun olan bir familya. Morsgiller. Deniz aygırı.

Waldeyer : Heinrich wilhelm gottfried von waldeyer-hartz (1835-1921). Bir soyadı. Kromozoma ismini veren alman anatomist ve patalog.

Wald wolfowitz test : Wald-wolfowitz sınaması.

 

Wald test : Wald sınaması.

Walachia : Eflak.

Waldensian : Waldenses üyesi olan kimse.

İngilizce Walrus Türkçe anlamı, Walrus eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Walrus ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Abductor muscle : Abdüktör kas. Bir bacak ya da herhangi bir bölgeyi dışa doğru çeken kas. abdüktör kas. Uzaklaştırıcı kas.

Odobenus obesus : Odobenus obesus.

A site : Ribozomun üzerinde amino asit taşıyan taşıyıcı rna ların bağlandığı yer. aminoasil yeri, aminoaçil yeri. A yeri.

Morse code : Morse kodu. Mors alfabesi.

Hippocampus : At balığı. Hipokampüs. Hipokampus. Beyinde ventrikulus leteralislerin tabanını oluşturan, kuduz hastalığında negri cisimciklerinin gözlendiği bölge, kornu amonis. Beyinde ventriculus lateralis'in tabanı kaudalinde bulunan ve kuduz hastalığının tanısında negri cisimciklerinin arandığı beyin oluşumu. Beyindeki beyaz çıkıntı. Beyin çıkıntısı. Hippokampus.

Manatees : Manati. Deniz ineği.

Aardvarks : Memeliler (mammalia) sınıfının, damarlı dişliler (tubulidentata) takımından, vücutları aralıklı olarak kıllarla örtülü, parmakları ve kulakları büyük, kanca tırnaklı türleri içine alan bir familya. Memeliler (mammalia) sınıfının, etenliler (placentalia) alt sınıfından, az sayıda ve sütun biçiminde sıralanmış ve her birinin bir kanalı olan minesiz ve köksüz dişleri olan, ağızları boru biçiminde uzamış, kulakları büyük, seyrek kıllı, parmaklarında büyük kanca şeklinde tırnakları olan türlere sahip bir takım. Yerdomuzu. Damarlı dişliler. Yer domuzugiller.

 

Sea horse : Denizaygırı. Yarı at yarı balık olan canlı (mitoloji terimi). Denizatçığı.

Pinniped : Yüzgeçayaklı. Yüzgeç ayaklı.

Morse : Louisiana eyaletinde yerleşim yeri. Wisconsin eyaletinde yerleşim yeri.

Walrus synonyms : odobenus divergens, atlantic walrus, odobenus, genus odobenus, pinniped mammal, odobenus rosmarus, pinnatiped, abiotic factor, manatee, abo blood groups system, abiotic environment, a cells, sea cow, abambulacral area, a chromosome, acacia, a protein, pacific walrus, abacus bodies, abramis zone, a cell, aardwolf, seahorse, aardvark, walruses.

Walrus ingilizce tanımı, definition of Walrus

Walrus kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : A very large marine mammal (Trichecus rosmarus) of the Seal family, native of the Arctic Ocean. The male has long and powerful tusks descending from the upper jaw. It uses these in procuring food and in fighting. It is hunted for its oil, ivory, and skin. It feeds largely on mollusks. Called also morse.