Warheads türkçesi Warheads nedir
- Savaş başlığı.
- Savaş başlıkları.
Warheads ile ilgili cümleler
English: What would I be without my nuclear warheads?
Turkish: Nükleer başlıklarım olmasaydı ne yapardım ben?
Warheads ingilizcede ne demek, Warheads nerede nasıl kullanılır?
Atomic warhead : Atom başlığı. Nükleer savaş başlığı.
Biological warhead : Zararlı organizmalar içeren ön bölüm (füze, torpil vs'nin). Biyolojik savaş başlığı.
Chemical warhead : Bir füzenin zehirli kimyasallar taşıyan patlayıcı bölümü. Kimyasal savaş başlığı.
Nuclear warhead : Nükleer savaş başlığı.
Warhead : Harp başlığı. Savaş başlığı. Başlık (büyük bir mermiye ait). Patlayıcı savaş başlığı.
Warhorses : Savaş atı. Kurt politikacı. Usta asker. Eski toprak.
Andy warhol : (1928-1987) 20'nci yüzyıl amerikan popüler sanatçısı. Film yapımcısı ve yönetmeni.
Warhorse : Kurt politikacı. Usta asker. Eski toprak. Savaş atı.
İngilizce Warheads Türkçe anlamı, Warheads eş anlamlısı
Sözcükler, direkt olarak Warheads ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.
Knapweed : Peygamber çiçeği. Mavi kantaron. Mavi peygamberçiçeği. Mor top çiçekli bitki. Belemir.
Atomic warhead : Atom başlığı. Nükleer savaş başlığı.
Nuclear warhead : Nükleer savaş başlığı.
Nuke : Nükleer silahla saldırmak. Atom bombası ile tahrip etmek. Nükleer silah. Nükleer reaktör. Atom bombası. Mikrodalga fırında ısıtmak veya pişirmek. Pişirmek.
Warhead : Patlayıcı savaş başlığı. Harp başlığı. Başlık (büyük bir mermiye ait).
Load : Yük olmak. Bilgisayar, bilişim, fizik alanlarında kullanılır. Sıkmak. Yük. Doldurmak. Bir yere, bir nesneye elektrik yükü biriktirme, doldurma işlemi. İç bellekten ya da bir yazmaçtan bir yazmaca veri aktarmak. bir izlence, yazılım dizgesi ya da veri kütüğünü, saklı bulunduğu çevrimdışı dış bellek ortamından iç belleğe ya da çevrimiçi dış belleğe aktarmak. Yükleme yapmak. Bir özdeğin ya da bir ortamın eksicik önelcik dengesinin bozulması ile oluşan elektriklik hali. 2 bir elektrik çevriminin ya da bir işlergenin güç çıktısı. Elektrik yükleme.
Explosive : Parlayıcı. Şiddetli tartışmalara yol açabilen (konu). Kimya, madencilik, ekonomi alanlarında kullanılır. Tartışmalı. Bozunması sırasında, çok hızla ve büyük niceliklerde ısı veren, tutuşturma, vurma ve başka etkilere karşı duyarlı bileşik. İnfilak edici. Patlamaya ait. İş hakları tüzüğüne göre elyaf tozları, toz, duman, gaz, sis, buharlar gibi terimlere ayrılan ve bu terimlerde gerekli açıklamaları yapılan parlayıcı, patlayıcı, tehlikeli ve zehirli maddeler. Çileden çıkaran. Patlayıcı.
Payload : Yük. Uçağın taşıdığı yük. Navlunlu yük. Taşıma kapasitesi. Kazançlı yük. Uçağa yakıt alındıktan sonra uçağın kaldırabileceği yolcu ve kargo dahil yük miktarı. Roketin taşıdığı yük. Yararlı yük. Gelir getiren yük. Navlun ödemesi.
Guided missile : Güdümlü mermi. Güdümlü füze. Güdümlü roket.
Warheads synonyms : thermonuclear warhead, centaurea nigra, lesser knapweed, black knapweed.

Bu kısımda Warheads kelimesinin türkçesi nedir? ingilizcede Warheads ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik olarak hemen sorabilir, daha sonra kısaca ingilizce Warheads anlamı, açılımı ya da türkçe kelime anlamı hakkında bilgiler verebilir veya dilerseniz Warheads ile ilgili cümleler sözler yazılar ile ingilizce türkçe çeviri sözlük anlamları paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.