Was exposed to criticism türkçesi Was exposed to criticism nedir

  • Yerildi.
  • Değerlendirildi.
  • Eleştirildi.
  • Gözden geçirildi.
  • İncelendi.

Was exposed to criticism ingilizcede ne demek, Was exposed to criticism nerede nasıl kullanılır?

Was : Tutmak (para). Bulunmak. Anlamına gelmek. Mal olmak. Durmak. Var olmak. Olmak. -dı. -di.

Exposed : Işığa tutulmuş (film). Maruz kalan. Muhafazasız. Çıplak. Meydanda. Açıkça. Korunmasız. Maruz kalmış (kimyasal maddeye vb). Maruz. Ortada.

To : E. Ye. Kala. -mek -mak (mastar). İle. İla. Oranla. -e kadar. Kadar. -e göre.

Criticism : Olumsuz eleştiri. Bir felsefe görüşünü geliştirirken insan bilgisini eleştiriden geçirmeyi ilk koşul olarak ele alan anlayış. kant'ın ortaya koyduğu ve görgücülüğe karşı us ile düşüncenin, usçuluğa karşı da algı ile deneyin haklarını koruyan bilgi kuramı. ülkücülüğün bir başka biçimi olan ve kendi üzerine içdüşünmeye dayanan felsefe anlayışı. Eleştiri. Eleştirmenlik. Eleştirimcilik. Bir oyunu, dünya görüşü, sanatsallığı, toplumsal katkısı, sahneye konuşu, oyunculuğu ve plastik değerleri açılarından değerlendirme işlemi. Kınama. Bir filmin sanat, estetik, uygulayım, düşüngü, toplumbilim yönünden değerlendirilmesiyle uğraşan yazı türü. tv. bir televizyon izlencesinin aynı yönlerden değerlendirilmesiyle uğraşan yazı türü. Kusur bulma. Kritik.

 

Was exposed to radiation : Radyasyon yakınında bulundu. Radyasyona yakın çalıştı. Elektromanyetik dalgalardan korunmadı. Radyasyona maruz bırakıldı.

İngilizce Was exposed to criticism Türkçe anlamı, Was exposed to criticism eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Was exposed to criticism ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Revised : Düzenlenmiş. Tekrarlamak (ders). Yeniden incelemek. Yeniden düzenlenmiş. Revize edildi. Revize edilmiş. Tekrar düzeltme yapmak. Değiştirmek (düşünce). Gözden geçirmek.

Was reprimanded : Kendisine bağırıldı. Paylandı. Çıkışıldı. Kızıldı. Azarlandı.

Be reprimanded : Kendisine bağırıldı. Zılgıtı yemek. Paylandı. Azar işitmek. Kızıldı. Azarlandı. Çıkışıldı. Azar yemek.

Examined : Denenmiş. Araştırılmış. Tetkik edilmiş. İncelenmiş. Test edilmiş. Denetlenmiş. Muayeneden geçmiş. Kontrol edilmiş.