Was in vain türkçesi Was in vain nedir

  • Kullanışsızdı.
  • Boşunaydı.
  • Boş yereydi.
  • Boşu boşunaydı.

Was in vain ile ilgili cümleler

English: We protested, but it was in vain.
Turkish: Karşı çıktık, ama boşunaydı.

English: All my haste was in vain.
Turkish: Bütün acelemiz boşunaydı.

Was in vain ingilizcede ne demek, Was in vain nerede nasıl kullanılır?

Was : Tutmak (para). Mal olmak. -dı. -di. Bulunmak. Anlamına gelmek. Durmak. Var olmak. Olmak.

In : İçeriye. Gelmiş olan. Halinde. De. İçeri. Da. İktidardaki. İçeri doğru yönelen. Tutulan. İçinde.

Vain : Kibirli. Gururlu. Anlamsız. Verimsiz. Kendini beğenmiş. Abes. Beyhude. Gösterişçi. Faydasız. Boş.

Was in contact with : İle iletişimdeydi. Buluşuyordu. İlişkideydi. İle irtibatta kaldı. Görüşüyordu.

Was in control : Kontrolü elindeydi. İdare ediyordu. Durumun idarecisiydi. Kontrolünü sağlıyordu.

Was introduced to : -e tanıtıldı. -e sunuldu. İle tanıştırıldı.

Was in for a surprise : Kendisine sürpriz yapılmak üzereydi. Şaşırmak üzereydi. Şaşırtılmak üzereydi. Bir sürpriz yapılmak üzereydi. Sürpriz yapılmaya az kalmıştı.

Was incapable of : Ehli değildi. Kabiliyetsizdi. Becerikli değildi. Ehil değildi.

Was inclined to think : Anlama eğilimindeydi. Algıladı. Düşündü. Anladı. Düşünme eğilimindeydi.

Was inconsolable : Dindirilemez. Teselli edilemez. Yatıştırılamaz. Avutulamaz.