Welfare economics türkçesi Welfare economics nedir

  • İktisat alanında kullanılır.
  • Gönenç iktisadı.
  • Bir bütün olarak ekonominin etkinliğini ve buna bağlı olarak gelir dağılımı sonuçlarını fayda-maliyet çözümlemesi, pareto etkinliği, kaldor-hicks ölçütü gibi mikroiktisadi teknikleri kullanarak eşanlı olarak çözümleyen, toplumun ve bireylerin iktisadi refahını artırmaya yönelik ölçütler geliştiren iktisadın bir dalı.

Welfare economics ingilizcede ne demek, Welfare economics nerede nasıl kullanılır?

Welfare : Gönenç. Sıhhat. Mutluluk. Yoksullara yardım. Sağlık. Sosyal yardımlaşma. İyilik. Bolluk, rahat ve varlık içinde bir yaşam sürdürme. Rahat.

Economics : Ekonomi. Toplumların üretim, değişim, bölüşüm, tüketim yapısını ve işleyişini inceleyen bilim dalı. Ekonomi bilimi. İktisat, sosyoloji alanlarında kullanılır. Ülke ekonomisi. İktisat bilimi. Ekonomi (bilimi). Tutumbilim. İktisat. Mal ve hizmetlerin üretimi, dağıtımı, tüketimi ve bölüşümüyle ilgili sosyal bir bilim dalı. sınırsız insan gereksinmelerinin karşılanmasında kıt kaynakların alternatif kullanımlar karşısında karar verme ve seçim yapma yollarını inceleyen sosyal bir bilim dalı.

Welfare benefits : Devlet kurumu veya başka kurumlarca işsiz olan veya maddi ihtiyacı olan kimselere yapılan mali veya başka türlü yardım. Sosyal yardım.

 

Welfare check : Sosyal yardım çeki.

Welfare criteria : Bir ekonomide toplumun gönencinin artıp artmadığını ölçmeye yönelik olarak geliştirilen ölçütler. krş. pareto ölçütü, kaldor-hicks ölçütü. Kişi başına düşen gelirin satın alma gücü değerdeşliğine göre hesaplanmasıyla oluşturulan ve insani gelişim dizininde kullanılan ölçütlerden biri. krş. eğitim ölçütü, sağlık ölçütü. Gönenç ölçütü. Gönenç ölçütleri. Refah ölçütleri. Sosyal refah ölçütleri-kriterleri.

Welfare department : Refah departmanı. Bir belediyenin gelir meseleleriyle ilgilenen birimi. Muhtaç durumdaki insanlara yardım eden birim.

İngilizce Welfare economics Türkçe anlamı, Welfare economics eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Welfare economics ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

A shift in individual demand : Bir tüketicinin bir mala olan istemini etkileyen fiyat dışındaki diğer değişkenlerde ortaya çıkan bir değişme sonucu bireysel istemin artması veya azalması, diğer bir deyişle bireysel istem eğrisinin sağa (yukarıya, kuzeydoğuya) veya sola (aşağıya, güneybatıya) kayması. Bireysel istem kayması.

A group shares : A grubu hisse senedi. Şirkete sonradan ortak olanlardan farklı olarak, şirketin ilk kurucularına genellikle kara iştirak ve oy kullanmayla ilgili haklar veren ayrıcalıklı hisse senedi türü.

A change in supply : Sunum kayması. Üreticilerin mal sunumunu etkileyen fiyat dışındaki değişkenlerde ortaya çıkan değişme sonucu sunumun artması veya azalması diğer bir deyişle sunum eğrisinin sağa (aşağıya, güneydoğuya) veya sola (yukarıya, kuzeybatıya) kayması. krş. sunumun sağa kayması, sunumun sola kayması.

 

A change in individual demand : Bir tüketicinin bir mala olan istemini etkileyen fiyat dışındaki diğer değişkenlerde ortaya çıkan bir değişme sonucu bireysel istemin artması veya azalması, diğer bir deyişle bireysel istem eğrisinin sağa (yukarıya, kuzeydoğuya) veya sola (aşağıya, güneybatıya) kayması. Bireysel istem kayması.

A shift in supply : Üreticilerin mal sunumunu etkileyen fiyat dışındaki değişkenlerde ortaya çıkan değişme sonucu sunumun artması veya azalması diğer bir deyişle sunum eğrisinin sağa (aşağıya, güneydoğuya) veya sola (yukarıya, kuzeybatıya) kayması. krş. sunumun sağa kayması, sunumun sola kayması. Sunum kayması.

Abnormal budget : Olağan bütçeden ayrı bir belge olarak hazırlanan ve kabul edilen, her yıl tekrarlanmayan ve olağanüstü nitelik taşıyan harcama ve gelirleri gösteren özel bir bütçe. Olağanüstü bütçe.

A shift in demand : İstem kayması. Tüketicilerin bir mala olan istemini etkileyen fiyat dışındaki diğer değişkenlerde ortaya çıkan bir değişme sonucu istemin artması veya azalması diğer bir deyişle istem eğrisinin sağa (yukarıya, kuzeydoğuya) veya sola (aşağıya, güneybatıya) kayması.

Abnormal budget receipts : Olağanüstü bütçe harcamalarını karşılamak için, söz konusu dönemde ek harç, vergi ve borçlanma gibi yollarla elde edilen gelir. Olağanüstü bütçe geliri.

A type mutual funds : A tipi yatırım fonu ortaklığı. Ağırlıklı olarak hisse senetlerinden oluşan ve iç tüzüklerinde (esas sözleşmelerinde) asgari sınırları belirtilmek koşuluyla, portföy değerinin en az % 25’ini özelleştirme kapsamına alınan kamu iktisadi teşebbüsleri dahil türkiye’de kurulmuş ortaklıkların hisse senetlerine bağlanmış olan uzun vadeli yatırım fonu. A tipi yatırım fonu.

Ability rent : Özel yeteneklere sahip olan kişilerin üretime katkılarının üstünde elde ettikleri kazanç fazlası. krş. kıtlık rantı. Yetenek rantı.

Welfare economics synonyms : a pass through certificate, abolition of forced labour convention, a change in demand, ability to pay approach, ability to pay principle, abnormal budget expenditures.