Economics türkçesi Economics nedir

  • Toplumların üretim, değişim, bölüşüm, tüketim yapısını ve işleyişini inceleyen bilim dalı.
  • İktisat bilimi.
  • Mal ve hizmetlerin üretimi, dağıtımı, tüketimi ve bölüşümüyle ilgili sosyal bir bilim dalı. sınırsız insan gereksinmelerinin karşılanmasında kıt kaynakların alternatif kullanımlar karşısında karar verme ve seçim yapma yollarını inceleyen sosyal bir bilim dalı.
  • Ülke ekonomisi.
  • Ekonomi.
  • Ekonomi (bilimi).
  • İktisat.
  • Ekonomi bilimi.
  • İktisat, sosyoloji alanlarında kullanılır.
  • Tutumbilim.

Economics ile ilgili cümleler

English: "Top-down economics never works," said Obama. "The country does not succeed when just those at the very top are doing well. We succeed when the middle class gets bigger, when it feels greater security."
Turkish: Obama yukarıdan aşağıya ekonominin asla işe yaramadığını söyledi. Ülke sadece çok üstte olanlar iyi yaptıkları zaman ülke başarılı olmaz.Biz orta tabaka daha da büyüdüğü zaman, daha fazla güvenlik hissettiğinde başarılı oluruz.

English: Ali knows more about economics than most people do.
Turkish: Ali ekonomi hakkında birçok insanın bildiğinden daha çok biliyor.

English: Excuse me, do you know where the economics department library is?
Turkish: Affedersiniz. İktisat Fakültesi Kütüphanesi nerede, biliyor musunuz?

 

English: He studied economics at college.
Turkish: O, üniversitede ekonomi eğitimi aldı.

English: Have you ever considered majoring in economics at college?
Turkish: Üniversitede iktisat bölümünde uzmanlaşmayı hiç düşündünüz mü?

Economics ingilizcede ne demek, Economics nerede nasıl kullanılır?

Economics minister : Ekonomiden sorumlu devlet bakanı. Ulusal ekonomik ilişkilerden sorumlu devlet bakanı. Maliye bakanı.

Economics of environment : Çevre iktisadı. Çevre sorunlarının iktisadi açıdan ele alındığı, çevreyi ve doğal kaynakları korumanın ekonomiye katkısının ve çevre kirliliğinin enaza indirgenmesi yollarının incelendiği bir iktisat alt bilim dalı.

Economics of natural resources : Doğal kaynaklar ekonomisi. İktisadi açıdan önem taşıyan doğal kaynaklardan yararlanma yollarını ve doğal iktisadi bölgelerin başlıca özelliklerini inceleyen iktisatın bir alt dalı.

Economics of scale : Ölçek ekonomileri.

Economics of taxation : Vergileme ekonomisi.

Business economics : İktisat, ekonomi alanlarında kullanılır. İşletmedeki iş durumunu, kuruluş ve ergenlerini araştırıp bulma ve üretim sorunlarını, anamalın devri, sayışım işlerini, yönetim çalışmalarını ilgilendiren tüm çözüm bekleyen işleri işletmenin diğer işletme ve sataklarla olan ilişkilerini inceleyen, yönetimde uygulanacak siyasayı, anamalı ve sonuç olarak kuruluşun karşılayabileceği bunalım ve dokuncaları denetleyen, üretimden tüketime kadar her çeşit işletmeyi araştırma konusu yapan bilim dalı. İşletme yönetimi. İşletme ekonomisi. İşletme ilmi. Mikroiktisadi çözümlemenin işletmeye uygulandığı ve iktisat kuramı ile uygulamalı iktisadı birleştiren iktisadın bir alt dalı. İşletme iktisadı.

 

Behavioral economics : Davranışsal iktisat. İktisadi karar alma süreçlerinde bireylerin beceri, ön yargı, dikkat düzeyi ve içselleştirilmiş değerler doğrultusunda davrandıkları varsayımıyla iktisadi olgu ve olayları insan psikolojisi ile açıklayan ve 2000 yılında daniel kahnemann’ın iktisat nobel ödülü almasıyla yaygınlaşan yaklaşım. Davranışsal ekonomi.

Agricultural economics : Zirai iktisat. Zirai ekonomi. Tarımsal ekonomi. Tarım iktisadı. Tarımsal iktisat. Tarım ekonomisi. Tarım ürünlerinin üretim, dağıtım ve pazarlaması ile tarımsal krediler, tarımsal desteklemeler ve tarımsal destekleme politikaları, tarımsal araştırma, geliştirme ve yayım gibi konuları inceleyen iktisadın alt dalı.

Department of economics : İktisat bölümü. Ekonomi bölümü.

Economics profession : Ekonomi mesleği.

İngilizce Economics Türkçe anlamı, Economics eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Economics ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Macroeconomics : Makro iktisat. Genel ekonomi. Macroekonomi. Makroiktisat. Makroekonomi. Bütüncü ekonomi. Makro ekonomi. Büyüme oranı, fiyatlar genel düzeyi, işlendirme, dış ödemeler dengesi gibi makro büyüklükleri kullanarak ulusal ekonomiyi bir bütün olarak çözümleyen iktisat dalı.

Thrift : Deliotu. Gürlük. İdare. Tasarruf. Azla yetinme. Deniz lavantası. Tutum. Verimlilik.

Microeconomics : Mikroiktisat. Mikro ekonomi. İktisadi karar birimlerinin davranışlarından hareketle mal, hizmet ve faktör piyasalarında fiyatın nasıl oluştuğunu ve oluşmuş bir fiyatın nasıl değiştiğini inceleyen iktisadın bir alt dalı. Birimci ekonomi. Mikroekonomi. Mikro iktisat.

Political economy : Siyasi iktisat. Kişilerdeki gereksemeleri karşılamak amacıyla yapılan davranış ve uygulamaları düzenleyen ve yöneten yasaları inceleyen bilim dalı. İktisadi politika. Siyasal ekonomi. Politik iktisat. İktisat ilmi. Siyasal iktisat. Ekonomi-politik. Politik ekonomi.

Economic theory : Ekonomi teorisi. Ekonomik teori. İktisadi kuram. İktisat teorisi. Karmaşık iktisadi olaylardan birbirleriyle ilişkili olanları belirleyip sürekliliklerini de saptayarak belli bir genellemeye varmak. Ekonomi kuramı. İktisat kuramı. Karmaşık iktisadi olaylar arasındaki ilişki ve etkileşimlerin, zaman ve mekan boyutundan bağımsız olarak belirlenmesi ve nedensellik ilişkisi çerçevesinde genel bir çözümlemesinin yapılarak ulaşılan kurallar bütünü.

Social science : Toplumbilim. Sosyal bilimler. Sosyoloji. Toplumsal bilim. Toplum bilimleri. Sosyal bilim.

Econometrics : Ekonomik bağlantıları sayışıma dayalı eşitlikler biçiminde belirten ekonomi dalı. Geçimbilimsel ekonomik ilişkileri sayımsal eşitlik ve işlemlerle dile getiren bilgi dalı. Ekonomi, iktisat alanlarında kullanılır. Ekonomi sürecini istatiksel ve matematiksel yöntemlerle inceleme metodu (matematiksel modeller kurma). Ölçümlü ekonomi. İktisadi olaylar arasındaki ilişkileri matematiksel fonksiyonlara dönüştürerek istatistik yöntemleriyle tahmin ve değerlendirme yapan iktisat, matematik ve istatistiğin bileşiminden oluşan bilim dalı. Geçimölçüm. Ekonometri.

Econ : Economics (ekonomi). Mallar ve servisler yönetimi bilimi.

Dismal science : Political economy (siyasi ekonomi) (mizahi ingiliz terimi). Kötümser bilim. İktisat (argo terim).

Economics synonyms : economic science, economies, economy, finance, national economy, supply side economics.

Economics ingilizce tanımı, definition of Economics

Economics kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : The science of household affairs, or of domestic management.