Macroeconomics türkçesi Macroeconomics nedir

  • Makroekonomi.
  • Büyüme oranı, fiyatlar genel düzeyi, işlendirme, dış ödemeler dengesi gibi makro büyüklükleri kullanarak ulusal ekonomiyi bir bütün olarak çözümleyen iktisat dalı.
  • Makro iktisat.
  • Bütüncü ekonomi.
  • Makroiktisat.
  • İktisat alanında kullanılır.
  • Makro ekonomi.
  • Genel ekonomi.
  • Macroekonomi.

Macroeconomics ingilizcede ne demek, Macroeconomics nerede nasıl kullanılır?

Macroeconomic aggregates : Makroiktisadi büyüklükler. Milli gelir muhasebe büyüklükleri ile enflasyon, işsizlik, büyüme oranı gibi ulusal ekonomiye ilişkin göstergeler.

Macroeconomic analysis : Bir makroiktisadi modeldeki makroiktisadi değişkenlerin nasıl belirlendiğini ve birbirlerini nasıl etkilediğini inceleyen çözümleme. Makroiktisadi çözümleme.

Macroeconomic data : Makroekonomik veriler.

Macroeconomic indicators : Makroiktisadi büyüklüklerin sayısal gösterimi. Makroekonomik büyüklükler. Makroiktisadi göstergeler.

Macroeconomic model : Makroiktisadi model. Makroiktisadi ilişkilerin, basitleştirici ve sınırlayıcı varsayımlar altında soyut anlatımı.

Macroeconomy : Makroekonomi.

Targets of macroeconomic policy : İktisadi başarımı artırmaya yönelik önceden belirlenen iktisadi etkinlik, eşitlik, kalkınma, büyüme ve istikrarının sağlanması gibi temel amaçlar. İktisat politikası amaçları.

 

Macroeconomic : Makro ekonomik. Makroekonomik.

Macroeconomic time series : Makroekonomik zaman serileri.

Macroeconometrics : Makroekonometri.

İngilizce Macroeconomics Türkçe anlamı, Macroeconomics eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Macroeconomics ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Abolition of forced labour convention : Zorla çalıştırmanın yasaklanması sözleşmesi. Zorla ya da zorunlu çalıştırmanın herhangi bir biçiminin siyasal zorlama ve eğitme, siyasal ya da ideolojik görüşlerin açıklanması nedeniyle cezalandırma, işgücünü harekete geçirme, çalışma disiplinini sağlama, ayrımcılık ve işbırakımını, katılanları cezalandırma aracı olarak kullanılmasını yasaklayan, 1957 yılında kabul edilen temel uluslararası çalışma sözleşmelerinden birisi.

Ability to pay approach : Bireylerin, devlet harcamalarının finansmanına, elde ettikleri gelir düzeyiyle orantılı olarak vergilendirilmeleri yoluyla katılmalarını ifade eden ve adam smith tarafından geliştirilen vergileme yaklaşımı. krş. yararlanma yaklaşımı. Güç yaklaşımı.

A shift in demand : Tüketicilerin bir mala olan istemini etkileyen fiyat dışındaki diğer değişkenlerde ortaya çıkan bir değişme sonucu istemin artması veya azalması diğer bir deyişle istem eğrisinin sağa (yukarıya, kuzeydoğuya) veya sola (aşağıya, güneybatıya) kayması. İstem kayması.

A shift in individual demand : Bir tüketicinin bir mala olan istemini etkileyen fiyat dışındaki diğer değişkenlerde ortaya çıkan bir değişme sonucu bireysel istemin artması veya azalması, diğer bir deyişle bireysel istem eğrisinin sağa (yukarıya, kuzeydoğuya) veya sola (aşağıya, güneybatıya) kayması. Bireysel istem kayması.

 

Economics : Toplumların üretim, değişim, bölüşüm, tüketim yapısını ve işleyişini inceleyen bilim dalı. Ekonomi. İktisat, sosyoloji alanlarında kullanılır. Mal ve hizmetlerin üretimi, dağıtımı, tüketimi ve bölüşümüyle ilgili sosyal bir bilim dalı. sınırsız insan gereksinmelerinin karşılanmasında kıt kaynakların alternatif kullanımlar karşısında karar verme ve seçim yapma yollarını inceleyen sosyal bir bilim dalı. Tutumbilim. İktisat bilimi. İktisat. Ekonomi bilimi. Ülke ekonomisi. Ekonomi (bilimi).

Abnormal budget : Olağan bütçeden ayrı bir belge olarak hazırlanan ve kabul edilen, her yıl tekrarlanmayan ve olağanüstü nitelik taşıyan harcama ve gelirleri gösteren özel bir bütçe. Olağanüstü bütçe.

Ability rent : Yetenek rantı. Özel yeteneklere sahip olan kişilerin üretime katkılarının üstünde elde ettikleri kazanç fazlası. krş. kıtlık rantı.

Abnormal budget expenditures : Olağanüstü bütçe gideri. Olağanüstü bütçenin giderleri.

A shift in supply : Üreticilerin mal sunumunu etkileyen fiyat dışındaki değişkenlerde ortaya çıkan değişme sonucu sunumun artması veya azalması diğer bir deyişle sunum eğrisinin sağa (aşağıya, güneydoğuya) veya sola (yukarıya, kuzeybatıya) kayması. krş. sunumun sağa kayması, sunumun sola kayması. Sunum kayması.

A pass through certificate : Tutsat senedi. Taşınmaz rehniyle sağlanmış bir kişisel alacak karşılığında alacak sahibi finansal kurum tarafından çıkarılan değerli kağıt.

Macroeconomics synonyms : economic science, macroeconomy, a type mutual funds, a change in demand, a group shares, macro economics, political economy, abnormal budget receipts, ability to pay principle, a change in individual demand, a change in supply.