Welling türkçesi Welling nedir
Welling ile ilgili cümleler
English: There was no swelling.
Turkish: Şişkinlik yoktu.
English: Put some ice on your ankle to keep the swelling down.
Turkish: Şişmeyi engellemek için ayak bileğine biraz buz koy.
English: He is always dwelling on the pleasures of the past.
Turkish: Sürekli nostaljik düşüncelerin içinde kayboluyor.
English: I'm from Wellington, the capital of New Zealand.
Turkish: Ben Wellingtonluyum,Yeni Zelanda'nın başkenti.
English: The population of Wellington is only about one fortieth that of Tokyo.
Turkish: Wellington'un nüfusu Tokyo'nunkinin sadece kırkta biridir.
Welling ingilizcede ne demek, Welling nerede nasıl kullanılır?
Welling forth : Dışarı doğru fışkırma (suyun kaynaktan çıkması gibi). Dışarı akma.
Wellington : Nevada eyaletinde şehir. Kansas eyaletinde şehir. Missouri eyaletinde şehir. Dizlere kadar uzanan ve diz arkasında altı kesik yüksek dereceli su geçirmez bot (genellikle çoğul şekilde kullanılan: wellingtons). (19. yüzyılda kullanılan) uzun çizme. Wisconsin eyaletinde yerleşim yeri. Dize kadar uzanan sugeçirmez lastik çizme. Lastik çizme. Florida eyaletinde yerleşim yeri. İngiltere'de yerleşim yeri.
Wellington boots : Lastik çizme.
Wellingtonia : Kaliforniya çamı. Dev sekoya ağacı.
Wellingtons : Çizme. Lastik çizme.
Disembowelling : İçini temizlemek. Bağırsaklarını çıkarma. İçini temizleme. Bağırsaklarını çıkarmak.
Bejewelling : Mücevherlerle süslemek.
Cave dwelling : Kireçtaşı, kumtaşı, püskürük, tüf, lös gibi kayaçlar içinde doğal olarak açılmış ya da insan eliyle düzenlenip hazırlanmış bir tür yerleşim yeri. Yeraltı yerleşmesi.
Abdominal swelling : Karın şişkinliği.
Calabar swelling : Loa loa adlı paraziter nematodun neden olduğu enfeksiyonlarda geçici deri altı şişlikle belirgin belirti. Kalabar şişliği.
İngilizce Welling Türkçe anlamı, Welling eş anlamlısı
Sözcükler, direkt olarak Welling ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.
Flushing : Özellikle damızlık dişi koyunlarda uygulanan, koç katımından 3 hafta önce ve koç katımından 2 hafta sonrayı içine alan ve günde 2 - 5 kilogram düzeyinde enerjice zengin (arpa, mısır, yulaf) yemler vererek kızgınlıklarını hızlandırmak, ovulasyon oranlarını ve döl verimini artırmaya yönelik bir uygulama, koç katımı yemlemesi, flaşing. Cilt kızarması. Kırmızıya dönme. Taşma. Kanlanması. Koç katımı yemlemesi. Yıkama. Aşım zamanında besleme. Kabarma.
Twinge : Birdenbire sancı vermek. Sancılanmak. Sancılandırmak. Sızı. Birden saplanan şiddetli sancı. Birdenbire sancılanmak. Sancı. Sancımak. Azap. Üzüntü.
Boils : Fokurdamak. Fokurdatmak. Haşlanmak. Kaynatmak. Köpürmek. Galeyana gelmek. Haşlamak.
Flush : Yüz kızarması. Kaçırmak (kuş). Fışkırtma. Bir hizada. Çok paralı. Düz. Yüzü kızartmak. Su ile temizlemek. Sifon.
Gush : Coşmak. Coşku. Fışkırtmak. Coşma. Gırtlakla ilgili. Bayılmak. Gırtlak. Taşmak. Yağlayıp ballamak.
Hope : Beklenti içinde olmak. Umut etmek. Beklemek. Umut. Arzu etmek. Ummak. İstemek. Ümit. Ümit etmek.
Drifty : Akıntı. Akış. Sürüklenmeyle oluşmuş. Sürüklenmeyle ilgili. Sürüklenmeye özgü.
Pride : İzzetinefis. Onur. Özsaygı. Kıvanç. En parlak zaman. Aslan sürüsü. Azamet. Şeref. Kibir. Gösteriş.
Humour : İstediğini yerine getirmek. Mizaç. Güldürmek. Kaprisine boyun eğmek. Ayak uydurmak. Memnun etmek. Eğlendirmek. Komiklik. Gönlünü yapmak. Mizah.
Belched : Çıkarmak duman. Çıkarmak (duman). Çıkarma. Püskürtmek. Geğirti. Geğirmek. Fırlatmak. Duman çıkarmak. Püskürmek.
Welling synonyms : willing and able, philia, affectionateness, pleasance, painfulness, happiness, humbleness, dislike, jet, bubble, inclined, ingratitude, state, faintness, exudations, liking, emanates, eruptions, complex, soulfulness, effusions, effluence, ambivalence, ejaculates, warmheartedness, agitation, belch, levity, compliant, devastation, bubble up, disposition, broil.
Welling zıt anlamlı kelimeler, Welling kelime anlamı
Gratitude : Minnettarlık. Değerbilirlik. Gönül borcu. Şükür. Kadirşinaslık. Minnet. Şükran. İyilikbilirlik. Memnuniyet.
Pain : İncitmek. Sancı. Acı çekmek. Kırmak. Eziyet etmek. Kalbini kırmak. Acıtmak. Canını yakmak. Istırap. Ağrı.
Liking : Alaka. Düşkünlük. İlgi. Sempati. Zevk. Sevme. Beğenme. Sevgi. Hoşlanma. Beğeni.
Welling antonyms : agitation, ingratitude, concern, gravity, sadness, despair, calmness, hope, humility, pleasure, dislike, pride, levity, happiness, fear, involuntary, unready, unwilling, disinclined, defiant.

Bu kısımda Welling kelimesinin türkçesi nedir? ingilizcede Welling ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik olarak hemen sorabilir, daha sonra kısaca ingilizce Welling anlamı, açılımı ya da türkçe kelime anlamı hakkında bilgiler verebilir veya dilerseniz Welling ile ilgili cümleler sözler yazılar ile ingilizce türkçe çeviri sözlük anlamları paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.