Welling forth türkçesi Welling forth nedir

  • Dışarı akma.
  • Dışarı doğru fışkırma (suyun kaynaktan çıkması gibi).

Welling forth ingilizcede ne demek, Welling forth nerede nasıl kullanılır?

Welling : Kaynamak. Fışkırma. Fışkırmak. Akma.

Forth : Sonra. Başka. Diğer. Dışarıya doğru. Sair. Dışarı. Açığa. İleri.

Wellington : (19. yüzyılda kullanılan) uzun çizme. Nevada eyaletinde şehir. Florida eyaletinde yerleşim yeri. İllinois eyaletinde yerleşim yeri. Lastik çizme. Dizlere kadar uzanan ve diz arkasında altı kesik yüksek dereceli su geçirmez bot (genellikle çoğul şekilde kullanılan: wellingtons). Dize kadar uzanan sugeçirmez lastik çizme. Missouri eyaletinde şehir. İngiltere'de yerleşim yeri. Wisconsin eyaletinde yerleşim yeri.

Wellington boots : Lastik çizme.

Wellingtonia : Kaliforniya çamı. Dev sekoya ağacı.

Wellingtons : Lastik çizme. Çizme.

İngilizce Welling forth Türkçe anlamı, Welling forth eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Welling forth ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Outflowing : Boşalma. Ülke dışına akan. Sızma. Dışarıya akın halinde giden. Taşma. Dış bölgelere doğru yolculuk eden. Taşan miktar. Dışa akın eden. Sızıntı.

Effluxes : Dışarı akış. Akış. Sızma. Sızıntı. Dışarı sızma. Akıntı. Akma. Atık su.

 

Outflow : Dışarıya akan miktar. Dışarıya akan. Taşan miktar. Sızma. Akan miktar. Sızıntı. Lavın püskürme sırasında yanardağ ağzından çıkarak alçak yerlere doğru yayılması olayı. Boşalma. Lav taşması.

Effluences : Dışa akma. Akış. Atık su. Seyelan. Akıntı. Atık madde. Akma.

Effusing : Sızmak. Yayılmak. Dışarı akıtmak. Sızdırmak. Dışarı akan. Dökmek. Açılmak. Dışarı taşma. Dışarı taşan.

Efflux : Akıntı. Dışarı akış. Akış. Dışarı sızma. Sızıntı. Akma. Atık su. Sızma.

Emanation : Çıkan gaz. Yayılma. Ortaya çıkma. Radyoaktif maddelerin ışın yayımı. Çıkan şey. Sızıntı. Radyoaktif gaz. Çıkma.

Outflows : Akan miktar. Sızma. Sızıntı. Taşan miktar.

Effusion : Akıtma. Taşkınlık. Basınç altındaki uçunların küçük gözeneklerden geçişi; özdeş koşullarda değişik ucunların bağıl sızım hızları değişiktir. Efüzyon. Taşma. Magmanın yanardağdan ya da yarıklardan dışarı akması. Dökme. Sızınım. Çok ufak bir delikten, tek tük gaz özdeciklerinin kaçması olayı. İçini dökme.

Effluence : Dışa akma. Atık madde. Akış. Atık su. Akma. Akıntı. Seyelan.