Whetters türkçesi Whetters nedir

Whetters ingilizcede ne demek, Whetters nerede nasıl kullanılır?

Whetted : Bilemek. Tahrik etmek. Sivriltmek. Uyandırmak. Açmak. Bileylemek. Bilenmiş.

Whetting : Tahrik etmek. Açmak. Bileme. Sivriltmek. Uyandırmak. Bilemek. Bileylemek.

Whet the appetite : İştah açmak.

Whet : Bilenme. Keskinleştirmek. Tahrik etmek. Uyandırmak. Sivriltmek. Bileme. İsteğini artırmak. Kışkırtmak. Açmak. Bilemek.

Whether : Olup olmadığını. -ip -meyeceği. -ip -mediği. -ip -mediğini. -meyeceği. -mayıp -madığı. -se de -mese de. -mek veya -memek. -meyeceğini. -meyip -mediği.

Whether he goes or not : Gitse de gitmese de.

Whether or : Gerek. Olup olmadığı.

Whets : Uyandırmak. Keskinleştirmek. İsteğini artırmak. Sivriltmek. Kışkırtmak. Açmak. Tahrik etmek. Bileylemek. Bilenme. Bilemek.

Whether you like or not : Beğen ya da beğenme.

Whether or no : Ne olursa olsun. Olmak zorunda. Her halükarda. Olsa da olmasa da. -sa da -masa da. Olmalı.

İngilizce Whetters Türkçe anlamı, Whetters eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Whetters ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Honer : Üzerinde bir aletin keskinleştirilebildiği taş.

Culture : Terbiye. Ekin. Bireyin üyesi olduğu toplumdan öğrendiği bilgi, gelenek, görenek, davranış, yasa, sanat, uygulayım, zanaat gibi özdeksel ve tinsel ürünlerden oluşan bütün. bk. kültür kalıtı, kültür alanı, altkültür, çevresel kültür, uygarlık, krş. halk kültürü, halkbilim. Zevk ve eleştirme yeteneklerinin öğrenim ve yaşantılar yoluyla geliştirilmiş olan biçimi. Kültür. Laboratuvar ortamında mikroorganizmaların uygun besi yerlerinde çoğaltılması işlemi. uygun ortamda çoğaltılmış hücreler. mikrobiyolojide tek bir bakteriden çoğaltılmış bakteri popülasyonu. Bir toplumun tüm yaşam tasarımı ya da geçmişten aktardığı ve yeniden biçimleyerek geleceğe taşıdığı kalıt. Hücrelerin, dokuların ya da mikroorganizmaların, laboratuvarlarda besi yerinde yetiştirilmesi. Ekim. Yetiştirme.

 

Grinders : Zımpara tezgahı. Taşlama tezgahı. Kıyma makinesi. Değirmen. Öğütücü. Azıdiş.

Sharpener : Kalemtıraş. Bileği taşı. Keskinleştirici.

Erudition : Çok geniş ve çeşitli bilgi. Alimlik. Büyük vukuf. Engin bilgi. Bilginlik. Bilgelik.

Learnedness : Allamelik. Bilgililik. Okumuşluk. Bilgi. Eğitim. Bilgisi geniş. Bilginlik. Eğitim görmüşlük.

Sharpeners : Bileği taşı. Keskinleştirici. Kalemtıraş.

Honers : Üzerinde bir aletin keskinleştirilebildiği taş.

Learning : Maarif. Öğrenme. Bilgi. Eğitim, sosyoloji alanlarında kullanılır. Öğrenim. Tahsil. İlim. Kavramsal düzenlemeler yapma süreci. 2-alıştırma ve uygulamaların oldukça sürekli olan etkilerine verilen ad. belli bilgi, beceri ve anlayışlar edinme. tepki ve davranışlarda her zaman ya da kimi durumlarda yaşantıların oluşturduğu değişme. İrfan. Bilim.

Knife grinder : Bıçak taşlayıcı. Çarkçı. Bileği taşı. Bıçak bileyici.

Whetters synonyms : eruditeness, encyclopaedism, scholarship, grinder, encyclopedism.